Nefes al… Nefes ver…

Sabah… Ormanda… 

 

Zaman koşuyor adeta, ben peşinden. “Kaçan kovalanır” derdi rahmetli babam sevgilimin peşimden koşmamamı öğütlerken, kendimi naza çekmeliymişim, “Bırak, o senin peşinden koşsun” derdi. Naza çekme kısmıyla ilgimiz yoksa da her şeyde de durum böyle galiba.

 

Gün içinde “yapmamız gereken şeyler” listelerinin peşinde koşarken öncelikler zamanlamamı değiştirmeme neden oluyor, yine de ana konular belli:

 

  • flora halkı –insanlar, bahçe ve kedi-köpekler- beslenecek,

 

  • insanlar, bulaşıklar ve ara sıra elde çamaşırlar yıkansın diye su temin edilecek.

 

  • Evet, güneşten elektriğimizi sağlayan sistemde iyileşme olduğunda eko bir çamaşır makinesi alma niyetindeyiz, Kemer’deki çamaşırhaneye kilolarca çamaşır taşıyıp dönüşte torbalarcasını asmak yoruyor artık her türlü.

 

  • Yine gün içinde maillere, mesajlara yanıt verilecek, telefonlara dönülecek, gelecek olanlara yol tarif edilecek, ekmek yapılacak, olacak da olacak.

 

Elbette bu konularda da yardım gelecek, inanıyorum. Haftada iki kere su günlerinde filtre temizliği ve vana açıp kapama için köye kısa bir yolculuk yapmak üzere en az iki kişiye ihtiyacımız oluyor hâlâ. Yağmurlar daha başlamadı, bazen bu ikinci kişi ben oluyorum. Anlaşılan o ki kasım ayından itibaren flora’da daimi iki gönüllüye ihtiyaç var. Şu an flora’daki herkes elinden geldiğince bir şeylerin ucundan tutuyor zaten, sağolsunlar. Yine de “yetişemiyorum” kafalarından çıkmam için başka türlü bir bakışa, düşünüşe ihtiyacım vardır belki.

 

Dayanamıyorum, kucağımdaki deftere yazmaktan yorulup yüzükoyun döndürüyorum kendimi, ormandaki anamın kucağına bırakıyorum, ohh!

 

***

İşin sırrı kendime nefes aldırmaktaymış, ben kendimi ne kadar gözetirsem o kadar yardımcı insan geliyormuş! Aralarda kendime zaman ayırıp örgü, şarkı, müzik, dansla destek veriyorum, her fırsatı değerlendiriyorum ya, yenileniyorum, besleniyorum.

 

A-ha! Jeton düşme sesi! Ormanda, yaşadığı aydınlanmayla yüzüstü yattığı yerden doğrulup ağzı kulaklarında defterine bir şeyler yazan bir kadın!

 

Birileri yardıma gelince dinleneceksin diye bir şey yokmuş meğer Ayşecim, “kendimi dinlendirip eğlendirdiğimde akıyor her şey” demiştin ya, aynı noktaya başka yerden geldin! “Şunu yapmam gerek, bunu yapmam lazım” kafalarına yeniden girersen oralardan çıkış yolu böyle, hatırla!

 

Tatile gideyim ben!

 

Bu yıl tatil için daha önceden niyetliydim, buradaki yoğunluktan bırakıp gidemedim, kovalamayı bıraktım ben de, hizmete verdim yine kendimi. Şimdi, flora tarihinin bu önemli günlerinde doğru kararlar verip yeni cümleler kurabilmek için bir süre dinlenmeye ihtiyacım var. Peşinden koşmuyorum şu an, bu kararı vermek bile beni rahatlattı, onun zamanı da gelecek yakında, şimdi yeni flora evinin duvarlarının günbegün yükseldiğini görmek iyi geliyor.

 

Öncelikli olarak yemek, alışveriş, araç kullanımı, bir süre daha sulama, iş akışı takibi, bahçe işlerinden budama, bitki toplama ve çoğaltımı, kedi-köpek beslenmesi, kışlık odun hazırlığı, soba baca temizliği gibi konularda yardıma ihtiyacımız var.

 

Daha çok bırakabilmeyi öğrenirken bir taraftan da yapmam gerekenler çoğaldıkça yeniden nefessiz kaldığımı hissetmeye başlamıştım. Çift taraflı çalışıyor ya şu evren, şükürler olsun, nefesime odaklandıkça yeni keşifler yapıyorum kendimle ilgili. Nefes vermeye çok istekliyim de almaya pek değilmişim niyeyse. “Denge bozuksa çok olanı aşağı çekmektense az olanı çoğaltmak olmalı yeni denge” demişti Gamze geçenlerde, hep bunu düşünüyorum bu ara, ne güzel anlatmış! Diğer her şeyle olan ilişkimde de durumu dengelemek için nefesimi genişletmek önce, sevgiyi, enerjiyi, parayı, zamanı ve emeği akıtmak kadar almaya, kabul etmeye, armağanlara da açık olmak.

 

Dönüşünde, biriktirdiğim enerjiyi hem kendime hem de yeniden canlanan flora’ya kullanmak üzere tatile gitmeye niyet ettim, canlar. Eşe dosta haber salın, benim de flora’nın da insana, cana, yardım eline, nefese ihtiyacımız var. Tatil kendi zamanını beklesin şimdi, kendiliğinden oluversin.

 

Kendime de yeniden hatırlatıyorum:

 

Benim her şey için zamanım var!

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 228

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 1670

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1398

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3154

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 1279

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön