Seyir var seyir içinde…

Seyr ne demekmiş baktım da gezip görmeden yürüyüşe, yolculuktan uzaktan bakıp karışmamaya kadar çeşitli anlamları var, ben şu uzaktan bakıp karışmama tanımına bayıldım, bunu başarırsam bi hayli yol almış olacağım yolculuğumda, dersim bu, bu aralar!

 

Seyr/seyir deyince de “kaptanın seyir defteri” çağrışıyor haliyle; yine ne büyülü bir sözcük. Hem gezmeyi, devinimi, yolda olmayı hem de durmayı, izlemeyi, şahit olmayı hatırlatıyor. Hayatımın gemisinde hem kaptanım dümen elimde, hem süzülerek ilerliyorum suyun üzerinde hem de sakince manzarayı izliyorum, yolculuktaki durakların dışında, manzaranın yavaşçacık akarak geçtiği, görüntülerin yumuşak geçişlerle değiştiği noktadan seyreyliyorum şu âlemi.

 

Çelişkilerimi görmeye de niyet etmiştim son şifa seremonimizde, şimdi onlar bir bir karşıma geliyorlar, karşılayıp yanıma davet ediyorum, çelişkinin kalbine yakından bakayım, çelişkinin kendisi olayım önce.

 

Davranışlarımın ne kadarı otomatik tepki, ne kadarı öğrenilmiş, ne kadarı bana ait?

 

Mutfaktaki ve konuk ağırlamaktaki hassasiyetlerim belli yerlerde takıntılı hallere dönüşmüş, içimdeki mükemmeliyetçi başak zaman zaman yoklayıp yol bulmaya çalışıyor kendine, dayanamıyor, illa bişey söyleyecek kaynana kılıklı, illa düzeltecek, illa kolay yolunu anlatacak! Kendimi patilemiyorum artık Allah'tan. Bazen bir şeyleri otomatik, bazen düşünerek söylüyorum, bazense susuyorum, odağımı değiştiriyorum, işi elimden bırakıp uzaklaşabiliyorum olay mahallinden. Şimdi artık arka bahçe, Ferda’nın deyişiyle kulis var mutfağa yakın, örgü de örerim orada, dikiş de dikerim, kitap okur müzik dinlerim, mutfakta zaman geçirenlerin bana ihtiyaçları olursa da kolaycacık duyarım. Gamze, böyle olsun diye düzenledi o gizli bahçeyi, şimdilerde orman sarmaşığı silcanlar açtı, yanında duranı mest ediyor kokusu ve güzelliğiyle.

 

Sorun yaratıyorsa bir huyumdan nasıl vazgeçebilirim, acil bir durum olduğunda bunu –merkezimde kalarak, ortalığı velveleye vermeden- en verimli ve hızlı bir şekilde nasıl aktarabilirim?

 

Her durumdan öğreniyorum şükür, öyle olmadıysa böyle. Çatışma anlarında kriz yönetimi, sakinlik, nötr alanda durabilmek ve ortaya çıkan durumun herkesi dönüştürebilmesine izin vermek, bunun için alan açmak, zaman tanımak sürece, yardımcı konular. Duyguları ve ihtiyaçları ifade etmekse her kapıyı açan altın anahtarlar.

 

Birilerinin hayatını kolaylaştırmak mesleki deformasyon olmuş bende, bir baktım ki kolaylaştırıyorum derken hem kendimin hem de diğerlerinin hayatını zorlaştırıyormuşum, şimdi en çok bu hallerime bakıyorum ve durmayı, izlemeyi öğreniyorum.

 

Gamze de hayatımda yaman hocalarımdan biri oldu, çok benzediğimiz için benim hallerimi şıp diye anlıyor, kendi geçtiği yollardan örnekler veriyor, olası çözümlerin neler olabileceğini anlatıyor bana o nazik üslubuyla, onun gözünden bakabilmeyi deneyimliyorum şimdi. Yaşadığım zorlu anlarda düşünürüm, akil insan olarak kalbimde yeri olan, nötr bakışına güvendiğim canlarım o anlarda olsa nasıl tepki verirdi, onların dengeli hallerini hatırlayıp kendimi dengeye taşıyıp ondan sonra karar almışlığım çoktur. Gamze de o canlardan biri bundan böyle.

 

Geçen gün benim tarifimle dolma yapmak istedi bahçenin biberleriyle, ilk başta bana yaptırmaya çalıştığı şeyin farkına varmayıp ona yardım etmeye başladım otomatik olarak, o biberlerin çekirdeklerini çıkarırken hareketliliğimi fark edip beni durdurana kadar soğanları doğrayıp pirinçle bulguru ölçü kabına boşaltıvermişim arada. Oldu mu şimdi Ayşeciğim?

Meğer baştan sona tarifi o yapmak istermiş, arada sordum sarımsak ayıklayabilir miyim diye, peki tamammış ama o kadar. Sümeyra ve Kemal’in ev inşasındaki arkadaşlar erken kalkıyor, erken acıkıyorlar, içim kolaylaştırmak ve dolayısıyla çabuklaştırmak için kaynıyor, bir zaman sonra duruluyorum, sadece izliyorum, seyrediyorum, seyretmem bilgi vermeme engel değil.

Derslerimi çalışmaya devam.

 

Hayatın öğretme biçimlerine şükürler olsun. Gamzeciğim hayatımızı kolaylaştırdı, flora’daki yenilenmede, dönüşmede işin mutfağından başladı, daha yavaş yürümemi öğütledi bana, şimdi mutfakta telaşsızca ve bir yere çarpmadan süzüle süzüle düzenlemelere devam edeceğim, gelen herkes sürece katkı sunabilir, gerekmeyenlerin gerekli yerlere gitmesi ya da dönüştürülmesi, hiç işe yaramayacak olanla vedalaşılması sonrası açılacak alana neler dolacağını heyecanla izliyor olacağım.

 

Sonbahar temizliği sıkı başladı! Sadeleşmek, arınmak, yenilenmek için bu güzel günlerin eşliğinde çalışmaya devam.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 5456

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3276

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 904

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 557

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2406

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön