Niyet ettim sözcüklerle oyunlar oynamaya!

İlk klavye ile yazma serüvenim babamın F klavyeli tık tık daktilosuyla başladı. Yanlış yazdın mı gitti, çok fena bir his, o zamanlar daha tipex gibi şeyler de yok, haydi bakalım silgiyle örselemeden sil kolaysa, illa ki izi kalır. Üniversite yıllarında o eski bilgisayarlarla çalışmaya hiç ısınamamıştım zaten, üstüne bir de Q klavyeye geçtik tuz biber oldu, her şeyi sil baştan öğrenmem gerekti.

 

Sonrasında iş hayatında elektrikli daktilo, yazmayı yeniden hatırlattı. Silinebiliyordu hatalar.

 

Bilgisayarı haberleşmede kullanmak müthiş bir devrimdi tabii ama mektup yazmayı çok seven ben, içimdekini kâğıda yazar gibi kayarcasına yazıya dökme konusunda bocaladım, her ne kadar silmesi kolay olsa da. Ama şimdi düşünüyorum da acaba şu silebilme fırsatı içimizdekine zihnin karışmasına içimizdeki eleştirmenin, oto sansürcünün bize oyunlar oynamasına sebep oluyor olmasın? Mektup yazdığımda üzerini karaladığım yerlerin yok denecek kadar az olduğunu hatırlıyorum. Gelene buyur denir, Allah ne verdiyse yazılırmış belki de.  Dur ben bir silmeden yazma denemesi yapayım, yazım hataları hariç, kalbime geleni yazayım.

 

Tabii bu bir mektup değil, akış başka türlü oluyor. Sözümü tutuyorum, yazı günümün sabahında başlıyorum yazmaya ama sonra devam edebiliyorum. Ya da her şey hızlıca akıyor ama demek istediklerimin paragraf sırası karışık gelmiş oluyor, sonradan sıraya diziyorum. Bazen de önceden yazıp bıraktığım birkaç karalama öylesine duruyor duruyor da bir anda yazılma zamanı geliyor, kolayca ekleniyor ardı sıra cümleler.

 

Arkadaşlarımın geçen hafta sonu yakınımızdaki kampta çalışması vardı, kısaca ne yaptıklarını anlatmak gerekirse, sesin gerçek doğasının ortaya çıkması için oyunlar oynayıp doğaçlamalar yapıyorlar. Çalışma bitiminde kampa uğrayıp onları ziyaret ettik, doğaçlama bir nevi “tatil” yaptık, önce köşkte sohbet ettik bolca, ha gittik ha gidicez,  gidemiyoruz, deniz kıyısından sonra yemek masasındaki uzun sohbet de Seda ile hasret gidermemize yetmedi tabii, Seda da aslında akşama gitmek isterken yanlışlıkla ertesi güne bilet almış, hadi deyip Şebnem’le birlikte bize ışınlandık. Hay Allah yazımı tamamlayacağım ama sohbet çok lezzetli, içimden her akşam o günden ne öğrendiğimle yatıp sabahına uyanınca yazmak üzerine bir niyet koydum bakalım, notlar aldım, ben de sözcüklerle oyunlar kurayım kendimce.

 

Uyudum uyandım, bu sabah niyetim başlasın öyleyse! Dünden ne öğrendim? Çok şey öğrendim de onları ayrıca yazacağım, en acayibi şu:

 

-Dereye baktım ki denize doğru değil içeriye doğru akıyor, tatlı ev sahibemiz Deniz’e sordum, meğer aslında denizin içeriye girmiş haliymiş o derecik de çok yağmur yağdığında denize doğru akıyormuş fazla sular. Vayyy! Çift yönlü dere de oluyormuş!

 

Dayımın öğrettiği ve çok eğlenerek oynadığımız sözcüklerle yazı doğaçlaması oyununu hatırladım bunları yazarken. Bir cümle tasarlıyorsun kafanda, o cümleyi yazarken son sözcüğü alt satıra bırakıp noktayı koyuyorsun. Ve sonra kâğıdı yukarıdan katlayıp yazdığın cümleyi saklıyorsun ki kâğıdı bir sonraki arkadaşına verdiğinde sadece o sözcüğe bakıp o da bir hayal kursun, aynı şekilde o da bir cümle yazıp son sözcüğünü alt satıra yazıp nokta koysun, bir tur yazdığı cümleyi katlasın, kâğıt elden ele dolaşsın ve katlanmaktan bitince açalım katlı yerleri ve okuyalım. Kahkahalardan karnımıza ağrılar girdiğini, gülmekten okuyamadığımızı hatırlıyorum. Bir öyküyü birlikte yazmak gibi bir şey…

 

Şimdi kendime yeni oyunlar kurduğum için pek mutluyum, güneş de bulutların ardından çıktı, gidip Seda’yı uyandırabilirim artık.

 

Yahu çok seviyorum doğaçlamayı, niyetlerimin ikisi de gerçek oldu, yazı böyle aktı, silmeden yazdım. Bu niyetler eklene eklene büyüyor, nereye varacak bakalım?

 

 

Niyetlerimize de, oyunlarımıza da sözcüklerimize de bereket olsun…

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Ayaktaki basınç noktaları
    Ayaktaki basınç noktaları

    Süresi : 01:04 İzlenme : 8889

  • Ne zaman su içilmez?
    Ne zaman su içilmez?

    Süresi : İzlenme : 6515

  • Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa kadar yumurta dondurulabilir?
    Yumurta dondurma işlemi nedir? Kaç yaşa...

    Süresi : 26:32 İzlenme : 743

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1957

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1863

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön