Biz neyi seçtik?

Zaman makinesiyle yolculuğumuza devam ediyoruz. Hani çoğu insanın hayalinde “şehri terk edip bir sahil kasabasına yerleşmek” vardır ya, biz de 14 yıl sahilde yaşadıktan sonra bir seçim yaptık ve denizi, kumu, delisıcağı ve yaz-kış nefes kesen sahil nemini bırakıp yaklaşık 500 metre yükseğe çıktık, Tahtalı dağının eteğine yerleştik, ormanın serinliğini ve ılıklığını seçtik.

 

2007 yılının baharındayız. Pansiyon zamanında edindiğimiz buzdolaplarımız tamirden geldi, evin kuzeyindeki açık mutfağa yerleştiler. Hüsmen de sağolsun küçük jeneratörünü gönderdi, benzinle çalışan ve tar-tar-tar-tar diye tekdüze ses çıkaran bu mucize cihaz bize günde birkaç saatliğine elektrik üretiyor, buzdolaplarından büyük olanını çalıştırıyoruz sadece,  şimdilik yetiyor. Peynir, yoğurt ve tereyağı önemli, tabii sebze meyveler de, 30 kilometre yakınımızdaki Kumluca’ya on beş günde bir gidip alışverişlerimi yapıyoruz, bir nevi malzeme stokluyoruz denebilir neredeyse. Herhangi bir şey bitse bitmiş olacak zira,  “bakkala gidip alayım” desek en yakın yer Beycik köyü, onun için de 1300 metre ana yola, oradan Beycik sapağı 1 km, sapaktan Beycik merkezindeki bakkal 7-8 km kadar desek, etti mi bize bir 10 km, gidiş dönüş 20! Ooohoooo! “Ay çay bitmiiiiiş!” denecek gibi değil anlayacağınız. “Tuz kalmamış,  komşudan alalım azıcık” desek, en yakın komşu 500 metre uzakta ve yokuş yukarı tırmanmayı gerektiriyor. O yüzden pansiyon zamanından alışkanlığımız olan ihtiyaç listesi hazırlama olayımız devam ediyor, alışveriş için kolaylaştırıcı oluyor bu liste.

 

İnsanın yaşamak için nelere ihtiyacı var? Temiz hava ormanda bolca mevcut, suyumuz da çınarlı bölgedeki kaynaktan kendi eğimiyle geliyor. Işık deseniz o da tamam, gündüz gözüyle yapılabilecek işleri yapıp akşama bir şey bırakmıyoruz. Hava kararınca da güneş fenerlerimiz devreye giriyor jeneratör çalışana kadar.  Jeneratör madem buzdolapları için birkaç saatliğine çalışmak zorunda, bari biz de minik televizyonumuzu izleyelim. İzlemek istediğimiz programın saatine göre cep telefonumuzun alarmını ayarlayıp uykuya yatıyoruz çekyatta. Saat çalınca da jeneratörü çalıştırıyoruz ve bizim tar-tar-tar başlıyor! Allahtan evden uzağa yerleştirdik bu çoksesli cihazı da bir şey izlerken sesi çok duyulmuyor. Yaşasın elektrik geldi!  Gelmişken telefonlarımızı ve fenerlerimizi de şarj ediyoruz.

 

Şebeke elektriğimiz yok ya, ev telefonumuz da yok,  dolayısıyla internet de yok, dünya ile bağlantımız cep telefonlarımızla. Bir arkadaşımız bizim e-postalara bakmaya gönüllü oluyor, şifremizi veriyoruz o da bizi ara sıra telefonla bilgilendiriyor:

 

 “Ayşe abla, arkadaşınız Emine evleniyormuş, size mail yollamış, davet ediyor!” Ah sağol Ebrucum, bizim yerimize tebrik edersen çok seviniriz.

 

“Size gönüllü olarak gelmek isteyen biri var.” Gelsin Ebrucum, telefonumuzu yaz da bizi arasın. Sağol canım, ne kadar makbule geçiyor şu an yaptığın şey bir bilsen.

 

Ormanda olmanın keyfini çıkarıyoruz. Kendime şaşıyorum, bir taraftan da takdir ediyorum. Neredeyse 20 yıl önce Turunç’ta geceleyin ormanda gezmeye korkan ben, şimdi ıssızlığın ortasında çişe kalkıp kâh gecenin bir vakti karanlıkta ve Samanyolu’nun binyıldızlı  göğünün altında yürüyerek, kâh güneş doğarkenki renkleri hayran hayran seyrederek  evin kırk adım ötesindeki tuvalete gidiyorum, hem de hiç korkmadan.  Nasıl oldu bütün bunlar? Ben annemden herbişeyden korkmayı öğrenmiştim halbuki... Korkum sevgiyle yer değiştirdi ve dönüşüm gerçekleşti.

 

İnsanın karanlığa da ihtiyacı varmış, karanlıkta ve tam sessizlikte uyumanın tadına varıyorum.

 

Çıralı da doğanın bağrında, hem de her türden güzelliğe sahip bir cennetti ama burası “orman”, bu çok başka bir şeymiş. İnsan enerjisinin kirletmediği bir “el değmemişlik” var burada ve beni inanılmaz heyecanlandırıyor.


Bakalım bu sakin hayat nasıl bir şeye dönüşecek, dönüşürken beni de, bizi de neye dönüştürecek?

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    03 Kasım 2015 Salı 09:04

    Beki başka bir yaşamımda ben de bunu yapacağım.

    Cevapla
  •  
    09 Kasım 2015 Pazartesi 09:55

    sonraki yaşamı beklemeden bugünden bir adım atmanı dilerim, sevgiler...


  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 348

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 307

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 8770

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3500

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2152

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön