Yaşam kuzusu oldum ben!

Kendimi kuzu kuzu bıraktım hayatın akışına, karşıma çıkardığına şükrederek yoluma devam ediyorum. Neymiş o öyle eskiden her bir şeye hallenmeler, kendi istediğim gibi olsun istemeler, iktidardakilere kızmalar, bir şeyler elden gidiyor diye hayıflanmalar. Hepsi bitti.


Üç yılı aşkındır -Gezi süreci hariç- televizyon izlemiyorum ve gazete okumuyorum, beşiğime koyduklarından beri aşkım olmuş -adeta beşik kertmem- radyo ile ilişkimi de bitirdim. Bilgi sosyal medyadan, en çok da arkadaşlarımdan, yakın çevremden ulaşıyor zaten. Kızmak, sinirlenmek, öfkelenmek, söylenmek, -beddua etmek hiç olmadı da çok şükür- ”Allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın” lafını söylerken bile iç çekmek yok artık. Çok memnunum bu durumdan. Olan bitenle ilgilenmemek değil bu, aksine çok aktif bir durum,  olanı kabul edip neyi nasıl dönüştüreceğine bakıyorum.

 

Hayatımdan çıkanlar radyo, TV, gazete, kızmak, gıcık olmak gibi şeyler, tamam. Yerine gelenlere baksak ya bir de? Kocaman bir enerji birikiyor içimde, her geçen gün bunun daha çok farkına varıyorum. Enerji, hesabımdan çalmalarına izin vermediğim için birikiyor, güzel şeyler bana enerji veriyor, her fırsatta onları duyurarak, yaygınlaştırarak zaten mutlu oluyorum. Bir de benden yayılan mutluluk enerjisinin bir kısmı bana geribildirimlerle çoğalarak geri geliyor. Ben de o enerjiyi yine güzel işlerde kullanıyorum. Kısır falan da değil bu döngü, çok verimli hatta. Daha ne olsun?

 

Melek kartlarına pek kıymet vermezdim, kanal mesajlarıyla ilgilenmezdim. Şimdi karşıma çıkan yazıları okuyorum ara sıra. Kendimi o kadar yakın hissediyorum ki yazılanlara. Yazı, sen ne muhteşem bişeysin! “Kendi kodunuzun aktive olduğunu, eski dünya ile ilgili şeylerin artık ilginizi çekmemesinden anlarsınız” diyor bir mesajda mesela. Kodlar ve aktivasyonla ilgilenmiyorum ama cümlenin devamı ilgimi çekiyor doğrusu. Seçici davranıyorum. Yeni kavramları kullanmayı seçiyorum ben de, damarlarımdaki kan canlandı desem?

 

“Az kaldı, sabredin, bu zorluklardan sonra bir kolaylık geleceği muhakkak” diyerek sıkıntı yaşayan arkadaşlarımın yüreğine su serpmeye çalışıyorum. Elimden gelen bu; yaşadıklarımı paylaşmak. Zorluklar armağanlarıyla geliyor,  kendimizi “durumu sadece gözleyen” konumuna getirirsek. O zaman da ne zorluk kalıyor ne kolaylık. Yaşıyorsun işte, ve hep doğru şeyleri yapıyor oluyorsun, doğru zamanda doğru yerde bulunduğundan güzel insanlarla karşılaşıyorsun. Ve o insanlarla, o canlarla birlikte nice güzel işlere vesile oluyorsun.

 

V e s i l e o l u y o r s u n.

 

İçimden geçeni yazıyorum olduğu gibi, delirmiş bu kadın deseler hiç umurum değil, yalnız olmadığımı biliyorum artık, sosyal medyadan öğreniyorum. Hiç tanımadığım birisi bir yazışmanın altına içimi hoplatan bir şey yazdığında, kim diye bakıyorum, arkadaşlık isteği yolluyorum, sayfasındaki fotoğrafları, yorumları tarıyorum ve beğendiklerimi işaretliyorum. Bu da benim geribildirim tarzım. Gönül telimiz ortak titremiş demek ki. Ruhsal bir kardeşlik hissiyle doluyorum. Büyük aile hissini arkadaşlarımdan da dinliyorum. Pek çok insan bundan söz ediyor: “Büyük Aile”

 

Kuzu oldum ben, hiçbir şeye direnmiyorum. İçimde yükselen “kanın beynime sıçraması” halleriyse artık çok ara sıra yaşanıyor,  kendimi yumuşak bir şekilde sakinleştiriyorum. Karşımdakinin ihtiyacını anlamaya yöneliyorum böyle anlarda. Empati ile çözülüyor. Bu oyunda herkes kazanıyor çünkü. Sistem diğer türlü işlemiyor, o da çok seçici.

 

“Şu zamanda ihtiyacınız olan şey, günlük yaşamınızın her anında şükran ve takdir duygularını besleyip büyütmenizdir.” ……..Valla güzelmiş bu kanal da, TV kanallarından daha faydalı olduğu kesin!

 

Kuzu oldum kuzu… Tam etkinlik sayfası yapacakken yağmur başlayabilir, fırtına çıkabilir. Bunlar olasılık olarak var ama korkmaya ne gerek var! Bahçeden dönerken aklıma Ömer Hayyam’ın sözleri geliyor, onu da şuraya yazayım bari, geldiyse vardır bir bildiği:

 

“Şu olan biten var ya, boş ver ona

Taş yağsın isterse çok sürmez

Dakka şaşma dakka, yaşamaya bak

Ne geçmişi düşün ne gelecekten kork”


***

 

Neyi seçtiğiniz önemli diyor ya yaşam koçları ne zamandır.

Ben kuzu olmayı seçiyorum arkadaşlar.

 

Y a ş a m k u z u s u a y ş e

Facebook Yorumları
Yorumlar
4
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 16540

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4281

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 6792

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8419

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1415

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön