Bir dahakine şunu da aklınızda bulundurun: Sinemadan çıktığınızda hala hayatta olduğunuz için şanslısınız; çünkü bazı insanlar için, filmin sonu, gerçek bir final.

İşte izleyicilerini gerçek anlamda öldüren birkaç film:





Raju Gari Gadhi (2015)

Perili bir evde, bir gece boyunca hayatta kalmaya çalışan 7 TV şovu yarışmasının hikâyesini anlatan bu Hint korku-komedi filminin gösterimi esnasında, hayat, sanatı biraz fazla gerçekçi bir şekilde taklit etti. Filmi izleme deneyimi, 55 yaşındaki bir adama fazla geldi; adam film gösterimi sırasında kalp krizi geçirip hayatını kaybetti. Sinema çalışanları, ışıkları yakıp temizliğe başladıklarında, Amaranatham adındaki adamı, koltuğunda ölü bir şekilde buldular.






The Creeping Unknown (1955)

Film izlerken hayatını kaybeden sinema izleyicilerinin ilklerinden ve muhtemelen en trajiklerinden biri, gezegendeki hayatı yok etmekle tehdit eden bir uzaylı paraziti ile dünyaya dönen bir astronotun hikâyesini anlatan The Quatermass Xperiment adlı filmin gösteriminde yaşandı. Amerika’da The Creeping Unknown adıyla gösterilen film, o yılın kasım ayında, Illinois’de, 9 yaşındaki bir çocuğun atardamarının kopması nedeni ile ölmesiyle, adının korku filmleri tarihine yazdırdı.






Yaratık (1986)

Yaratık, serinin en korkunç filmi bile değil; ancak Hindistan’daki bir öğrenci açısından, bardağı taşıran son damlaydı. Bütün gece uyumadan, birkaç korku filmi izleyen M. Prabhakar, arkadaşlarını bırakıp tuvalete gitti. Çığlıklar içerisinde şoka girerek yere yığıldı ve kısa bir süre sonra hayatını kaybetti.






Tutku: Hz. İsa’nın Çilesi (2004)

Mel Gibson’ın epik destanı, İsa’nın ölümünü ve dirilişini aşırı kan ve şiddetle anlattığı için, bazı izleyiciler tarafından eleştirildi. Filmin gösterimi sırasında iki kişinin öldüğü düşünülünce, bu eleştiriler, doğru bir noktaya parmak basmış olabilirler.


İlk olay, 2004 yılının şubat ayında, Kansas’taki bir gösterimde gerçekleşti; 56 yaşındaki Peggy Scott, çarmıha gerilme sahnesi sırasında, ölümcül bir kalp krizi geçirdi. Yaklaşık bir ay sonra ise, 43 yaşındaki Brezilyalı papaz Jose Geraldo Soares, cemaati ile gittiği sinemada, aynı kaderi paylaştı. Film sırasında, Soares’in eşi, bilincinin kaybettiğini fark etti; sinemada tıbbi bir profesyonelle karşılaşacak kadar şanslı olsalar da, Soares kurtarılamadı.






Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma (2010)

Evet, birçok insan, Alacakaranlık’ı izlemektense ölmeyi tercih eder. Ama kaçı bunu gerçekten yapmıştır? Bildiğimiz biri var ve oldukça üzücü bir hikâye. Filmin, Yeni Zelanda, Wellington’daki bir gösterimi sırasında, 23 yaşındaki Damian Anthony Smythe, ışıklar açıldığında, yerde kıpırtısız bir şekilde yatıyordu – yanında 1 litrelik boş viski şişesiyle birlikte. Otopsi sonuçları beklenildiği gibi çıktı: Smythe’ın ölüm sebebi, akut alkol zehirlenmesiydi.






Avatar (2009)

James Cameron’ın, 3D CGI efsanesi Avatar, görsel efektlerde sarsıcı başarılara imza attı; ancak ne yazık ki bu efektlerin, Tayvan’daki zavallı bir insan için fazla heyecan verici olduğu ortaya çıktı. Kimliği belirsiz 42 yaşında bir adam, hastalandı ve sinema salonunu terk etti; acil servise ulaştığında, ciddi bir felç sebebiyle bilinçsizdi ve 11 gün sonra, hayatını kaybetti. Adamın yüksek tansiyon geçmişi vardı ve doktorlar, ölüm sebebi olarak “filmi izlerken aşırı heyecanlanma” açıklaması yaptılar.




Grand Masti (2013)

Listemizdeki filmlerin çoğu, bir dram türünden diğerine geçerken, istisnalar da var: Hint seks komedisi Grand Mastide, bu daha az prestijli gruba ait. Bu vakadaki kurban, 22 yaşındaki Mangesh Bhogal, kız arkadaşıyla birlikte biraz bel altı mizah ile eğlenmek için sinemaya gitti; ama nihayetinde o kadar çok güldü ki ölümcül bir kalp krizi geçirdi.




Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.