Türkiye'de dil öğrenimi büyük bir sorun. En az 50-60 yıldır Türkiye'de İngilizce öğrenimi çözümsüz bir problem olarak karşımızda duruyor. Mevcut politika ve yaklaşımlarla ana dilin yanında bir yabancı dil öğrenilemediği ortada, ama her yıl aynı uygulamalar yapılıyor. İlkokulda 2'nci sınıftan itibaren İngilizce dersleri verilmeye başlanıyor. Türk Eğitim Derneği çatısı altındaki düşünce kuruluşu TEDMEM'in yaptığı araştırmalara göre öğrenciler, liseden mezun olana kadar bin 296 saat İngilizce dersi görüyor. Fakat bu kadar dersin sonunda özel okul ve öğrenciler dışında, lise mezunlarının neredeyse tamamı "Biraz sonra eve gideceğim" gibi basit bir cümleyi bile kuramıyor.


Oysaki Türkiye'de tüm ilk, orta ve lise eğitim kurumlarında toplam 329.959 şubede resmi rakamlarda 1 milyon 350 bin saat, fiiliyatta ise haftalık 1 milyon 575 bin 836 saat İngilizce dersi okutuluyor. Bir yılda okutulan İngilizce ders saati sayısı ise ülke genelinde 56 milyon 586 bin 96 saat.


Hollanda 2 yılda konuşturuyor

Bu eğitim sistemi içinde iki öğrencisi olan bir ebeveyn olarak; çocuklarımın temel İngilizce eğitimleri konusunda ne yapmam gerektiğini araştırırken karşıma Erika Funda çıktı."Neden" diye sordum; "Yanlış bir metot uyguluyoruz" diyor.



Erika Funda, akıcı konuşabilmek için İngilizceyi hayatın içine dahil etmek gerektiğini söylüyor.


Amerika'da California Üniversitesi İngilizce Konuşma ve Öğretme Metotları Lisans Programı'nı tamamlayan Erika Funda, İngilizce konuşma geliştirme performans koçu ve eğitmeni. Language Activities İngilizce Konuşma Geliştirme Akademisi'nde İngilizce konuşma, kariyer tasarımı ve koçluğu eğitimleri veriyor. Ortaokul ve lisede haftada 4 saat İngilizce eğitimi görülmesine rağmen, sonra da kurslara gidildiğini ve bu kurslarda tekrar tekrar baştan başlandığını anlatıyor. "Halbuki bak Hollanda'ya, 2 yılda bülbül gibi konuşturuyor" diyor.


Basit bir dil olmasına rağmen, Türklerin İngilizce konuşabilme oranlarının dünya ülkeleri arasında alt sıralarda olduğuna dikkat çekiyor. Funda'ya göre Türkiye'de İngilizce eğitimi yetersiz, İngilizceyi kullanma alanı sınırlı. Oysa yabancı dil eğitiminde asıl olan konuşmak ve unutmamak.


Gramer değil, özel öğrenme metotları gerek

Erika Funda, Amerika'daki eğitiminin ardından profesyonel iş hayatına adım atmış. Çeşitli şirketlerin İK bölümlerinde uzman ve yönetici olarak çalışmış. Bir yanda da koçluk ve liderlik, motivasyon ve performans artırma eğitimleri almış. 1998'den bu yana İngilizce konuşma dersleri, iş İngilizcesi, İngilizce mülakat becerileri, çocuklar için İngilizce ve daha bir sürü çeşitte özel programlar uyguluyor. Her kişinin farklı öğrenme tarzı olduğunu bilerek "30 stil öğretme metodu geliştirdim" diyor.


Mesela, konuşurken çekingenliği üzerinden atarak akıcı İngilizce konuşma becerisine sahip olmayı öğretiyor. "Cesaret Hapı" ya da "Aş Kendini" isimleri altında kişilerin özgüvenlerini geliştirici eğitim programları uyguluyor. Sanki bir doktor ya da özel terzi gibi kişinin sorun ve ihtiyaçlarını belirleyerek özel programlar düzenliyor. Fakat "Gramer öğretmiyorum" diyor. Çünkü çocukluğumuzda Türkçeyi öğrendiğimiz gibi dinleyerek, izleyerek, konuşarak, deneyerek, gözlemleyerek İngilizcenin konuşulabileceğini söylüyor:


"Çocukluğumuzda ebeveynlerimiz ellerimize kitap tutuşturarak dili öğretmediler. Biz genlerimizin bir parçası olarak, kendi akışında, dilbilgisi desteğinden uzakta öğrendik. Hangi zaman, nereye diye düşünmeden, sadece dinleyerek öğrendik. Ana dilimizi öğrendiğimiz ve bildiğimiz dil öğrenme yöntemini kullanarak, İngilizceyi hayatımızın bir parçası haline getirebiliriz."


Peki, biz ebeveynler neler yapmalıyız?

Aileler, çocuklara öğren baskısı uyguluyor. Oysa baskıya değil; İngilizce konuşmak için çaba, emek ve inanca ihtiyaç var.


Rol model çok önemli. Anne ve babanın çocuklarını motive etmesi gerek.


Dil öğrenmek bize genlerle geliyor. Örneğin, Türkçede di'li geçmiş zamana göre düşünüp konuşmuyoruz. Ana dilimiz gibi yabancı dili de doğal yöntemlerle öğrenmeliyiz.


İngilizce aslında basit bir dil. Fakat kendi kendimize koyduğumuz engeller var. Önyargıyla yaklaşılıyor. Bu yüzden koçluk devreye giriyor.


İngilizce eğitiminde motivasyon ve performans koçluğu çok önemli. Fakat anneler bu konuda çok eksik ve sıkıntılı.


İngilizce ile ilgili yeni nesil yardımı olmalı. Özellikle konuşma odaklı yardım alınabilir.


Kişi İngilizceyi hayatının bir parçası haline getirmeli.


Örneğin, olabildiğince İngilizce altyazılı film izlemeli. İngilizce müzik dinlenirse telaffuz öğrenilir. Bol bol İngilizce dinlenmeli. Filmleri, dışarıdaki kişileri dinleyip, ben niye yapamıyorum diye düşünülmeli


Kişi bu yolda tüm bildiklerini uygulamalı. Çünkü taşı delen, suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir. 21 gün bir şeyi düzenli yaparsanız, hayatınıza girer.




Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir İşin özünü kısa ve net bir şekilde anlatmış Funda hanım, emeğinize sağlık ????????
    CEVAPLA
  • Misafir turkler konusamaz kolay kolay,1-irkcilar,2 -dilleri yetersiz,(turkce kelimeleri az olan zaten yarisi disardan gelme bir dil)3-egitim ogretim genelde bos yalan bilgilerle dolu.
    CEVAPLA
  • Misafir Erika hanim cok doğru tespitlerde bulunmus. Yazinizi cok sevdim destek almak isterim.
    CEVAPLA
  • hmenguc@gmail.com haberi beğendiğinize sevindim. i̇nternette aratın, ulaşırsınız:)
    CEVAPLA
  • Misafir En seksi kazim kartal
    CEVAPLA
  • Misafir dosdoğru söze ne denir, tebrik ederim, bir de bunlara üniversitelerin hazırlık sınıflarında harcanan zaman ve paranın ve dahi kurslara gidip de akademik yükseltgenme için belirli bir puanı almak zorunda alan ancak sınavlarda başarılı olduğu halde konuşamayan akademisyenleri de katarsanız, bir dilin neye mal olduğunu hayretle kaçan trene bakar gibi izleyebiliriz. ne diyeyim bakmaya da devam edeceğiz... akılcı insanları yönetime getirmek gerek :)
    CEVAPLA
  • Misafir Çok doğru tespitler. Tebrik ederim Erika Funda
    CEVAPLA
  • hmenguc@gmail.com :)
    CEVAPLA
  • hmenguc@gmail.com :)
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.