Migren ve baş ağrısı arasındaki fark nedir?

Arada sırada herkesin başı ağrır fakat migren sıradan bir baş ağrısından çok daha ciddi bir hastalıktır. İşte migren hakkında bilmedikleriniz...

Migren mi baş ağrısı mı?

Migren nedir?

Migren, çoğu zaman başın sadece belirli bir kısmında oluşan zonklamayla beraber şiddetli ağrı durumudur. Genellikle çevre, stress, hormonlar vb. faktörler tarafından tetiklenir. Kadınlarda daha sık rastlanan migren kişinin işlerini yapmasını engelleyecek ölçüde şiddetli olabilir. Migrenin baş ağrısından farkı ise tüm kafada yayılan bir ağrı olması ve insanı ışığa, sese ve hatta kokulara karşı bile duyarlı hale getirmesi. Normal bir baş ağrısı durumda ise insanlarda böyle şeyler gözlemlenmiyor. 

 

Migren belirtileri nelerdir?

Migrenin en başlıca belirtisi insanın işlerini yapmasını engelleyecek kadar büyük bir şiddette ve genellikle kafanın belirli bir kısmında olan ağrı ve zonklamadır. Ağrı gözlere ve alına yayılabilir; kişinin kusmasına, görme problemleri yaşamasına veya ışığa karşı hassas olmasına sebep olabilir. Klasik migren, görme alanındaki değişimlerle (noktalar görmek veya bulanık görmek gibi) ve bundan yaklaşık bir saat sonra ağrı başlar. Migreni olan insanların sadece yüzde 20’si klasik tip migrene sahiptir. Migren hastalarının yüzde 25’inde ise mgren ağrıları, başlamadan yaklaşık 24 saat önce belirti verir. Bu belirtiler genellikle ruh hali değişimleri, kötü kokulara karşı duyarlılık, yorgunluk ve gerginlik olarak gözlemlenir.

 

Migrene ne sebep olur?

Migrenin nörolojik sebepleri tam olarak açıklanamasa da araştırmacılar, kan damarları ve beyin hücrelerinin bir çeşit etkileşime girip migrene sebep olduğunu düşünüyor. Migrenin en şiddetli olduğu yaş aralığı 20-60 olarak saptanmışken 60 yaşından sonra hastalarda ağrı şiddeti ve sıklığının azaldığı gözlemlenmiş.

  

Migreni neler tetikler?

"Aura" ışık: Migren ağrıları genellikle belli koşullar altında tetiklenir. En yaygın etkenler ise yanıp sönen ışıklar (aura ışık da denir), floresan ışığı, gidip gelen televizyon yayını görüntüsü veya denize yansıyan güneş ışığıdır.

 

Anksiyete ve stres: Stres de migreni tetikleyen faktörler arasında yer alır. İnsanların stressiz bir hayat yaşaması çok olası gözükmese de stresi azaltmak için nefes teknikleri, meditasyon gibi yöntemler denenebilir.

 

Uykusuzluk ve açlık: Uykunun bölünmesi veya yeteri kadar beslenememek ve hatta bazı besinlerin birlikte tüketilmesi migrene sebep olabilir. Bu yüzden düzgün beslenmek ve iyi uyumak migreni önlemekte oldukça etkilidir. 

 

Hormonal değişiklikler: Çoğu kadının migreni adet dönemiyle bağlantılıdır. Hormonların yükselmesinin veya azalmasının kadınlarda migreni tetiklediği düşünülmektedir. Fakat hormon değişikliğinin etkisi insandan insana farklılık gösterir. Bu yüzden her tedavi herkese uygulanamayabilir.

 

Yiyecekler: Araştırmalar şu ana dek herhangi bir yiyeceğin migreni tetiklediğini kanıtlamamış olsa da bazı hastalar belirli yiyeceklerin migrenlerini tetiklediğini belirtmiş. Peynir, çikolata, soya sosu, kırmızı şarap ve işlenmiş et bunlardan bazıları.

 

Tiramin: Amino asit tirosinden üretilen ve peynir, turşu ve soya sosu gibi yiyeceklerde bulunan tiramin migreni tetikleyen bir diğer faktördür. Çünkü kan damarlarının büzülmesine veya genişlemesine sebep olabilir.

 

Kafein: Kahve yapımında kullanılan kafein bazı ilaçların içinde de kullanıldığında migreni azaltmaya yarayabilir. Fakat vücuttaki kafein seviyesi azalmaya başladığında hasta yeniden baş ağrısı hissetmeye başlayabilir. Bu yüzden kafein hem migreni azaltan hem de artıran bir faktör.

 

Not: Hastalara ilerleyen zamanlarda karşılaşılacak migren ağrılarını önlemek için migrenlerini tetikleyen faktörleri not etmeleri öneriliyor.

 

 

Migren kimlerde olur?

Migrenin erkeklere kıyasla kadınlarda üç kat daha fazla görüldüğü gözlemlenmiş. Ayrıca ailesinde migreni olan insanlarda da rastlanma olasılığı daha yüksek. Buna ek olarak epilepsi, astım ve anksiyete hastası ya da nörolojik veya kalıtsal hastalığı olan insanlarda migrene daha fazla rastlanmış.

 

Çocuklarda migren

Kız ve erkek çocuklarında ergenliğe kadar eşit oranlarda görülen migrene ergenlikten sonra kızlarda daha fazla rastlanıyor. Fakat çocuklarda görülen belirtiler yetişkinlerden biraz daha farklı. Çocuklarda genellikle karın ağrısı, kusma, baş dönmesi, davranış bozukluğu ve istemdışı oluşan göz hareketlerine rastlanıyor.

 

Migren nasıl tespit ediliyor?

Migren bahsedilen belirtiler ışığında keşfedilmekle beraber çoğu doktor baş ağrısına sebep olan kanayan beyin tümörü gibi başka ciddi sebeplerin olup olmadığını saptamak için hastaları beyin MR’ından geçiriyor.

 

Migren şiddetini hesaplamak

Bazı doktorlar migrenin hastanın hayatına ne derecede etki ettiğini araştırmak isteyebiliyor. Bunun için de hastanın migren yüzünden günlük işlerinin ne kadarını aksattığını anlamak için de anketler yapılıyor.

 

 

Tedavi yöntemleri

İlaç: Baş ağrısını önlemek için genellikle ilaçlar kullanılır. Bazı ilaçlar migren tedavisi amacıyla satılır fakat bunları fazla kullanmaktan kaçınılmalıdır zira fazla kullanım zehirlenmeye, ülsere ve diğer sindirim sistemi hastalıklarına sebep olabilir. Ayrıca fazla ilaç kullanımı migreni daha da kötüleştirebilir.

 

Triptanlar: Migren tedavisinde en çok önerilen ilaç grubudur. Fakat yüksek tansiyonu ve kalp hastalığı olan ve zorunlu başka ilaçlar kullanan insanların bu ilaç grubunu tüketmesi zararlı olabilir. Yan etkileri bulantı, baş dönmesi, göğüste ağrı ve vücutta karıncalanma olarak gözlemlenebilir. İlaçları kesinlikle doktor denetimi altında kullanmanız gereklidir.

 

Ergotaminler: Triptan grubu kadar etkili olmasa da migren tedavisi için önerilen bir diğer ilaç grubu da budur. Mide bulantısı, baş dönmesi, kas ağrısı ve ağızda garip tatlar hissetme gibi yan etkileri olabilir ve bazı ilaçlarla kullanılması zehirlenmeye yol açar. Bu yan etkiler ve zehirlenme ilaç dozuyla alakalıdır. İlaçları kesinlikle doktor denetimi altında kullanmanız gereklidir.

 

Kullanılan ilaçların sonuç vermesi için doktorlar hastalara ilaç alımından sonra en az 2 saat beklemelerini öneriyor. Bazı zamanlarda ilaçlar ağrıları hiç kesmeyebiliyor ya da fark edilmeyecek derecede azaltıyor. Bu yüzden ilacınızı bir ya da iki kez kullanıp sonuç alamadığınızda doktorunuza tekrar danışmanızda fayda var.

 

Alternatif tedavi yöntemleri

 

Nöroterapi: Nöroterapi teknikleri migreni azaltmak ve ayrıca migreni tetikleyen stres gibi faktörleri engellemek için kullanılabilir.

 

Akupunktur: Vücudun belirli noktalarına iğneler batırılarak yapılan bu tedavi yönteminin ağrıları azaltmakta etkili olup olmadığı bilimsel olarak daha kanıtlanmış olmasa da bazı hastalar bu tedavi yöntemine olumlu cevap veriyor. Bazı doktorlar bu yöntemi tavsiye etmese de her tedavi yöntemi gibi bu da hastadan hastaya farklı sonuç veriyor.

 

 

Kaynak 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön