Kansere karşı bu meyveleri yiyin!

Dr. Sinan Akkurt, lösemi hastalığından korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmenin önemli olduğunu dile getirdi.

Kansere karşı bu meyveleri yiyin!

Dr. Sinan Akkurt, Lösemi Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, bu hastalıktan korunmak için bağışıklık sistemini güçlendirmenin önemini hatırlatarak, gücünü doğadan alan yöntemlerle hastalıkla savaşabileceğimizi belirtti. Antioksidan bakımından zengin gıdalar tüketilmeli, çörek otu yenilmeli, ılık suyla yıkanılmalı, odalarda kaktüs yetiştirilmeli, karanlıkta uyunmalı, stresten uzak durulmalı ve psikolojik destek alınmalıdır.


Halk arasında kan kanseri olarak bilinen hastalık sırasında kan üretilen kemik iliğinde sağlıklı hücrelerin yerini kanser hücrelerinin alması ile iliklerde hasar meydana gelir, böylece kan pıhtılaşmasında ve bağışıklık savunmada rol oynayan kan hücrelerinin sayısının azalmaya başlar, bunun da lösemi hastalarında zedelenmelerin ve kanamaların yoğun görülmesine, hastaların kolay enfeksiyon kapmasına neden olur.

 

Lösemilerin vücuttaki kan üretim sistemini (lenfatik sistem ve kemik iliği) etkileyen kanserlerdir. Akut veya kronik olarak ve tümörün yayılım ve gelişim özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Genel olarak, akut lösemiler çocuklarda ortaya çıkarken, kronik lösemiler daha çok yetişkinlerde görülme eğilimindedirler. Türkiye'de her yıl 16 yaşın altında 1200-1500 yeni lösemili çocuk vakası bildirilmektedir.

Her 100 bin kişiden 50'sinin lösemi olma riskiyle karşı karşıya kalır, bu hastalıktan korunmak için şişmanlıktan kaçınmanın ve dengeli beslenmenin önemi büyüktür.

 

Antioksidan bakımından zengin gıdalar, kansere yakalanma riskini azaltıyor. Yaban mersini, çilek, böğürtlen, ahududu, kızılcık, nar gibi tüm berry (çilek) meyvesi türleri en fazla antioksidan içeren meyveler arasında yer alıyor. Kabuklarıyla yenmesi halinde armut, erik ve birçok elma çeşidinde de çok fazla antioksidan bulunuyor. Ayrıca vişne ve portakal da antioksidan bakımından iyi birer kaynaktır. Kabuklarıyla birlikte pişirilen yer elması ve kırmızımsı kahverengi patates de iyi birer antioksidan kaynağıdır. Kırmızı ve beyaz patateste daha az antioksidan bulunuyor. Et ve şekerden uzak durmalı, yağ tüketimi azaltılmalı, yağlı kırmızı etlerden mümkün oldukça uzak durulmalıdır. Yiyecekleri hazırlarken kızartma, kavurma, tütsüleme yerine ızgara, fırında, buğulama, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır. Turşu ve salamura gibi fazla tuzlu yiyecekler az miktarda tüketilmelidir. Günde 2 porsiyon kurubaklagil yemekleri tüketilmelidir. Kepekli ekmek tercih edilmelidir.

Her gün 1 tatlı kaşığı çörek otunun yenilmeli, fast-food tüketilmemeli, su kaynadığı zaman içinde bulunan klorun, arsenikle birleşerek kanserojen kimyasallar ortaya çıkardığı için ılık suyla yıkanılmamalı, tozlara karşı, odalarda büyük boy kaktüs, leylak, İngiliz sarmaşığı ya da Benjamin yetiştirilmeli ve karanlık odada uyunmalı.

Psikolojik destek lösemi tedavisi kadar önem taşıyor. Psikolojik destek alan hastalar daha umutlu yaşamaktadır. Lösemi tanısı sırasında ölüm duygusunu yaşayan bir insan bu şekilde dünyaya ve tedaviye daha sıkı bağlanıyor. Dünyayla psikolojik bağlarını güçlendirip o zamana kadarki çatışmalarını aşıp ilgilerini canlı tutabiliyorlar. Bu şekilde Dünyadan kopmamaları sağlanıyor. Bu süreçlerin hepsi immün sistemi güçlendirmekte, tedaviye uyumu artırmakta ve tedavinin başarısını artırmakta ve sonuçta lösemiyi yenmede önemli olmaktadır. Lösemi tedavisi hasta, aile, hekim üçgeninde çok iyi takım çalışmasını gerektiriyor. Eğitim, farkındalık, psikolojik destek, güven, diyet, infeksiyon kontrolü, kan desteği ve birçok konuda ortak çalışma ve destek gerektiriyor.

Sağlığımızı korumak için, temizliğe önem vermek, zamanında yatmalı, zamanında kalkmalı, televizyon, bilgisayar gibi aygıtları dikkatli kullanmalı, spor yapmalı, giyimimizi mevsim ve iklim koşullarına göre ayarlamalı, tüm aşıları zamanında yaptırmalı, bulaşıcı hastalıklara yakalananlardan uzak durmalı, sigara, alkol, uyuşturucu ve benzeri sağlık düşmanı maddelerden, stresten uzak durmalı.

 

Bir doğal tedavi yöntemi olan biorezonans yönteminin kanser tedavisinde kullanılabiliyor, kanser tedavisinde biorezonansın en önemli rolünün bağışıklık sistemini güçlendirmesidir.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 426

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 746

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2296

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1660

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3300

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön