Ülkemizde yaşlıların, (istisnalar dışında) yaşlılık dönemini, yaşamın doğal bir sonucu olarak gördükleri ve yaşlandıkları için mutsuz olmadıkları; buna karşın hastalıklar nedeniyle ailelerine yük olmaktan korktukları belirtiliyor. İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Geriatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aslı Çurgunlu, ileri yaş grubu kişiler için en büyük depresyon nedeninin, aile veya yakın çevre desteğinden yoksun kalmak olduğunu belirtiyor.




Belirtileri ne anlama geliyor?


Yaşlanmayla birlikte kişide bazı fizyolojik değişiklikler meydana geliyor. (İleri yaşta tat ve koku duyusunda azalma olması, hareketlerde yavaşlama, vb...) Ancak halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, nefes darlığı, ağrı, unutkanlık, iştah azalması, sık veya az idrara çıkma gibi belirtiler hastalık işareti olabiliyor. Bazı bulgularsa normal yaşlanma sonucu ortaya çıkabileceği gibi hastalık belirtisi olarak da görülebiliyor. Örneğin kabızlık yaşlılıkta normal görülmekle birlikte, bir hastalığın habercisi de olabildiği için bu ayrımın hekim tarafından yapılması gerekiyor.




Koruyucu hekimlik ne içerir?


Her yaşta olduğu gibi yaşlılıkta da koruyucu hekimlik uygulamalarının, hastalıkların önlenmesinde ve sağlıklı yaşamın sürdürülmesinde büyük önemi bulunuyor. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma gibi doğru karar ve uygulamaların genç yaşlardan itibaren benimsenmesi gerekiyor. Grip ve zatürree gibi enfeksiyon hastalıkları, yaşlılarda ölüme neden olabildiği için yaşlı kişilere her yıl grip aşısı, 5 yılda bir de zatürree aşısı uygulanması gerekiyor. Ev kazaları, düşme ve bunun sonucunda oluşacak kırıkların önlenmesi içinse ev içi ortamının uygun şekilde düzenlenmesi öneriliyor.




Yaşam süresi ve kalitesi artıyor


Prof. Dr. Aslı Çurgunlu, “Çok yönlü geriatrik değerlendirme; yaşlı insanların tıbbi, fonksiyonel ve psikososyal değerlendirmesinde çok önemli bir tanı aracıdır” diyor. Çurgunlu, standart tıbbi değerlendirmeden farkının; yaşlıların tıbbi problemleriyle birlikte fonksiyonel ve nöropsikolojik durumlarının, geriatrik sendromların, sosyal ve çevresel faktörlerle yaşam kalitelerinin çeşitli ölçeklerde ve birlikte değerlendirmesi olduğunu dile getiriyor. Çok yönlü geriatrik değerlendirme sonucunda; hastaların hastaneye başvuru ve yatışlarında azalmalar olduğu, ölüm oranlarının düştüğü, kişinin günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlaştığı, kazaların minimuma indiği, yaşam kalitesinin arttığı ve yaşam süresinin uzadığı belirtiliyor.




Yaşlılarda depresyon sıklığı yüzde 14.4


Ülkemizde yaşlılarda depresyon sıklığının yüzde 14.4, demans sıklığınınsa yüzde 21.8 olduğu belirtiliyor. Alzheimer sıklığının yaşlanan nüfusla birlikte giderek arttığına dikkat çekiliyor. 65 yaş üstünde sıklık yüzde 5’ken, 85 yaş üstünde yüzde 40'a ulaşıyor. 90 yaş üstünde ise her 2 kişiden biri Alzheimer


hastalığına yakalanıyor.




65 yaş üstü hastaların üçte biri her yıl düşüyor


Yürüme bozuklukları yaşlı bireylerin önemli bölümünü etkileyerek; düşme, sakatlık ve bağımlılığa neden oluyor. Prof. Dr. Aslı Çurgunlu, 65 yaş üstü hastaların üçte birinden fazlasının her yıl düştüğünü ve düşmenin bu hastaların yarısında tekrarlayıcı olduğunu söylüyor. Düşme öyküsü olan hastalarda buna neden olabilecek ilaç öyküsünün, görme durumunun, ayakta kan basıncı değişikliklerinin, denge ve yürümenin değerlendirilmesi; ayrıca kalp-damar hastalıklarının ve ev içi tehlikelerin saptanması gerekiyor.






Geriatrik değerlendirme kapsamına girenler

  • Tıbbi problemler: Hastanın öyküsü, mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar, detaylı fizik muayeneyle hastalıkların teşhisi.

  • Koruyucu hekimlik uygulamaları

  • Fonksiyonalitenin değerlendirilmesi: Günlük yaşam aktiviteleri, yaşam kalitesinin değerlendirilmesi, yürüme, denge ve hareket yeteneğinin ölçülmesi.

  • Nöropsikolojik değerlendirme: Beyin işlevlerinin ve duygu durumun değerlendirilmesi.

  • Sosyal değerlendirme: Sosyal çevrenin ve ekonomik durumun değerlendirilmesi, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve bakımın sağlanması.

  • Çevresel değerlendirme: Kazaların önlenmesi için ev ve oda güvenliğinin sağlanması, ulaşım imkânlarının temin edilmesi.


Sağlık için bunlar şart!


Prof. Dr. Aslı Çurgunlu, delikanlı veya genç kız gibi yaşlanmanın imkânsız olmadığını dile getiriyor. Bunu sağlamak için erken yaşlardan itibaren yapılması


gerekenleriyse şu şekilde sıralıyor:

  • Dengeli beslenme

  • Düzenli egzersiz

  • Sigara ve aşırı alkolden uzak durma

  • Düzenli tıbbi kontrollerden geçme

Hazırlayan: Ceyda Erenoğlu

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.