Nash hastalığı nedir?

"Nash hastalığı nasıl tedavi edilir? Nash hastalığının belirtileri nelerdir? Nash hastalığına ne iyi gelir?" Nash hastalığı hakkında merak ettiğiniz her şey haberimizde!

Sinsi bir hastalık: Nash

Türkiye’de 19 milyon yağlı karaciğer hastası bulunuyor ve bunun 3,8 milyonu siroz riski taşıyan ‘Nash’ hastası. Hiç belirti vermeden ilerleyen sinsi bir hastalık olan Nash’ın henüz bilinen bir ilaç tedavisi bulunmuyor. 12 Haziran’da Türkiye’de ilk kez ‘1. Uluslarası NASH Günü’ sempozyumu düzenleneceğini belirten Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, “Önümüzdeki 10-15 yılllık süreçte en önemli sağlık sorunlarımızdan biri NASH hastalığı olacak. Bir an önce toplumsal farkındalık oluşturulmalı” dedi.

 

Hastalığın gerçek nedeni henüz bilinmiyor ama çoğu durumda Nash; yüksek şekerli, yüksek yağlı beslenme ve hareketsiz yaşamın sonucu ve şişmanlık, tip 2 diyabet ve insülin direnci ile yakından ilişkili.

 

 

Nash'ın belirtileri nelerdir?

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yağlı Karaciğer Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, "NASH sinsi seyreden bir hastalıktır, yani hastalar genellikle ileri evre siroz oluşana kadar hiçbir belirti vermez. Nadiren halsizlik, iyi hissetmeme, karnın sağ üst kısmında huzursuzluk, dolgunluk veya hafif bir ağrıya yol açabilir. Belirti vermemesi hastalığın önemsenmemesine yol açar, teşhisi zorlaşır. Dolayısıyla kişiyi sosyal yaşamından alıkoyması beklenmez. Ancak siroz oluşması durumunda sosyal yaşamı kısıtlanacaktır" dedi.

 

Nash hastalığının tedavi yöntemleri nelerdir?

Yağlı karaciğer hastalarında ölüm nedenlerinin başında yüzde 43’le kalp krizi, inme/felç gibi kalp-damar hastalıkları, yüzde 23 ile karaciğer dışı kanserler ve yüzde 9 ile siroz ve karaciğer kanseri gibi karaciğer kaynaklı hastalıklar geliyor. Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, son 10 yılda NASH'ın tedavisine yönelik ilaç araştırmalarında büyük ilerlemeler kaydedilse de bugüne kadar sağlık otoriteleri tarafından onaylanmış bir Nash tedavisi bulunmadığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, araştırmalar bir yandan devam ederken, kilo kaybı ve fiziksel aktivitenin şu ana kadar etkisi kanıtlanmış en iyi Nash tedavi yöntemi olduğunu söylüyor ve devam ediyor: "Doktorunuz sizden diyet ve egzersiz yaparak kilo vermenizi isteyecektir. Ancak kilo kaybı kademeli olmalıdır (haftada en fazla 1,6 kg), çünkü daha hızlı kilo kaybı da yağlanmaya yol açabilir. NASH’i ortadan kaldırabilmek için 1 yıllık süre içinde vücut ağırlığının en az yüzde 7’si kadar, fibrozisin ortadan kaldırılabilmesi için en az yüzde 10’u kadar kilo verilmelidir."

 

"Oruç tutmak Nash hastalığına iyi gelir"

Japon biliminsanı Yoshinori Ohsumi’nin "Aç Kal Uzun Yaşa" araştırmasıyla Nobel Tıp Ödülü aldığını hatırlatan Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, "Uzun süren açlıkla otofaji denen bir mekanizma tetikleniyor. Otofaji kendi kendini sindirme demek. Hücrelerimizin solunum, beslenme ve boşaltım gibi yaşamsal olaylarının gerçekleştiği yapılar olan organelleri hasar gördüklerindeuzun süren açlıkla temizleniyor. ‘Dolayısıyla oruç nedir?’: Uzun süren bir açlıktır. Otofaji de bu NASH gelişimindeki mekanizmalardan bir tanesidir. Dolayısıyla orucun bu hastalığa iyi geldiğini düşünüyoruz. Bazı araştırmalar bağışıklık sistemimizin ve kök hücrelerimizin yenilenme kapasitesinin uzun süren açlık olan oruçla arttığına işaret ediyor. Dolayısıyla orucun bir çok hastalığa faydalı olduğuna dair ortak kanılar güçleniyor" ifadelerini kullandı.

 

 

Nash hastalığı ile nasıl mücadele edilir?

Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Nash ile mücadele için ipuçları veriyor. 7 adımda Nash ile mücadele yöntemlerini açıkladı.

 

1- Kendi yemeklerinizi kendiniz pişirin: Tabağınızda nelerin olduğu hakkında bilgi sahibi olmanız için mümkün olduğunca sıfırdan pişirmeniz tavsiye edilir. Hazır gıdalar, atıştırmalık ürünlerde bile, çok yüksek seviyede yağ, tuz ve şeker içerirler.

 

2- Yağ alımını azaltın: Etlerin, balıkların ve kabuklu deniz hayvanlarının ızgarası ve tercihen doymamış yağlar açısından zengin yağlar (zeytin yağı, keten tohumu)kullanılması tavsiye edilir.

 

3- Porsiyonlarınızı kontrol altında tutun: Dengeli bir öğün burada gösterildiği şekilde oluşmalıdır.

 

4Su için: Vücudun su ihtiyacının karşılanması temel önem taşır. Gün boyunca su içmeniz, vü cudunuzun su ihtiyacını karşılamanızı sağlar. Sıcak şekersiz içecekler: Çay veya kahve (şeker veya tatlandırıcılardan kaçınılmalıdır) de tercih edilebilir. Yapılan araştırmalarda günde 2 kupa filtre kahve içmenin tüm kronik karaciğer hastalıklarında(NASH dahil) olumlu etki yaptığını ortaya koymuştur. Benzer etkinin sade içilen Türk Kahvesi için de olabileceğini tahmin etmekteyiz.

 

5- Sağlıklı atıştırın: Eğer yapabiliyorsanız, atıştırmalıklardan kaçınmanız en iyisi. Ancak bu her zaman başarılamaz ve bu nedenle doğru atıştırmalıkların seçilmesi önemlidir:

Badem, ceviz ve fındık: İyi bir protein kaynağıdır ve sizi daha uzun süre tok tutar.

Meyveler: İyi seçeneklerdir, ancak önerilen şeker alımını aşmanıza yol açabilecek kadar yüksek şeker içermediğine dikkat edin.

Bilmenizde fayda var: Yavaş yiyin! Midenizin beyninize tokluk mesajı göndermesi, yemeğe başlamanızdan itibaren en az 20 dakikadır. Hızlı yemek yerseniz, aşırı yiyebilirsiniz.

 

6- Kırmızı yiyecek etiketleri: Market alışverişi yaptığınızda, satın aldığınız gıdalardaki etiketleri dikkatlice okuduğunuzdan emin olun. Bunlar, sepetinize koyduğunuz ürünlerin besin içerikleri hakkında önemli birer bilgi kaynağıdır. İçindekiler listesinde, malzemeler ağırlık sırasına göre tanımlanır: Ürünün ana bileşenleri daima önde gelir. Listedeki ilk bileşen tereyağı veya yağ ise, ürünün yağ içeriği muhtemelen çok yüksektir. Örneğin: 100 gramında 20 g üzerinde şeker bulunan bir ürün, çok yüksek oranda şekerli bir üründür. 100 gramında 3g üzerinde yağ bulunan bir ürün, çok yüksek oranda yağ içeren bir üründür. İşlenmiş et (sucuk, salam gibi) ve hazır paketli yiyeceklerden mümkün olduğunca uzak durun.

 

7-Yapabildiğiniz kadar egzersiz yapın, ancak kendinizi aşırı zorlamayın! Egzersiz hem kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlar, hem de vücudu şekillendirir: Diyabetikler için kilo, şeker seviyesi kontrolü, kalp hastalığı riskinin azaltılması… Egzersiz, enerji tüketimine yol açan herhangi bir harekettir.

 

Hafif egzersiz: Yürüyüş, bahçe işleri…

Orta şiddet: Yüzme, tempolu yürüyüş, pilates

Yüksek şiddet: Tenis, bisiklet, koşu…

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti
    Mindful Ebeveynlik semineri gerçekleşti

    Süresi : 11:02 İzlenme : 786

  • Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar canlı yayın konuğumuz
    Sigarayı bıraktırma uzmanı Emre Üstünuçar...

    Süresi : 27:46 İzlenme : 1629

  • Propolis nedir? Propolisin faydaları nelerdir?
    Propolis nedir? Propolisin faydaları...

    Süresi : 01:12 İzlenme : 1698

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 474

  • Evde kot eskitme nasıl yapılır?
    Evde kot eskitme nasıl yapılır?

    Süresi : 00:56 İzlenme : 5518

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön