Şeker çocuklar için alkole eşdeğer

Şeker çocuklar açısından alkolle eşdeğer ama yine de kahvaltı masasında yer almasına izin veriyoruz.

Şeker çocuklar için alkole eşdeğer

Kahvaltı, birçok beslenme uzmanı tarafından günün en önemli öğünü olarak görülüyor. Beynimizin ve metabolizmamızın işleyebilmesini sağlıyor; midemizdeki açlık hormonunu bastırarak öğlen vakti fazla yememizi engelliyor. Ancak yoğun hayatlarımız içerisinde, hızlı ve ucuz seçenekleri tercih etmek hepimize kolay geliyor. Soğuk kahvaltılık gevrek, hazır yulaf ezmesi...

 

Kahvaltıda sıcak bir şeyler yemek isteyenler için ise çözüm mikrodalgada ısıtılabilen kahvaltılık sandviçler oldu. Evden hemen çıkmanız gerekiyorsa protein barlarına ve yoğurtlu içeceklere başvuruluyor. Ancak ne yazık ki bu şekilde yaptığınız şey, çocuklarınızı okula yollarken, onları aşırı miktarda besinsel şekerle yüklemeye neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün, şeker için üst limit belirlemesinin bir sebebi var: Şeker, çocuklarımızın karaciğerlerini ve beyinlerine zarar veriyor, tıpkı alkol gibi.

 

Alkol, vücuda kalori (7kcal/g) sağlar; besleyici bir madde değildir. Alkol, kronik olarak, yüksek dozlarda tüketildiğinde, zehirlidir - yapısındaki kaloriden ve kilo üzerindeki etkisinden bağımsız olarak. Alkola maruz kalan her insan, bağımlı olmaz; ancak mevcut durum, vergilendirme ve erişimde kısıtlandırma için yeterlidir - özellikle de çocuklar söz konusu olduğunda. Alkolun besin olmadığı gayet açık; hem zehirli hem de istismar edilmeye müsait oluşu açısından, tehlikeli bir maddedir.

 

 

Besinsel şeker, iki molekülden meydana gelir: glikoz ve fruktoz. Fruktoz, enerji kaynağı olmasının yanında, aynı zamanda da insan bedeni açısından işlevini kaybetmiş bir maddedir. Benzer şekilde, fruktozu gerektiren herhangi bir biyokimyasal reaksiyon da yoktur. Ancak karaciğerde, alkolle aynı şekilde metabolize edilir. İşte bu yüzden, kronik bir şekilde, yüksek dozlarda tüketildiğinde, benzer şekilde zehirli ve istismara açıktır - yapısındaki kaloriden ve kilo üzerindeki etkisinden bağımsız olarak. Ve işte tam da bu sebepten dolayı, çocuklarımız, alkol olmaksızın, alkol hastalıklarına yakalanıyorlar - tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması gibi. Çünkü şeker, "alkolün çocuğu". Aynı şekilde, tıpkı alkol gibi, şekerli içecekler de çocuklarda davranışsal problemlerle ilişkilendiriliyor.

 

Bir porsiyon kahvaltılık gevrekte yaklaşık olarak 12 gr şeker bulunuyor. 2011 yılında, ABD'de yapılan bir çalışma kapsamında, çocuklara yönelik pazarlanan 17 farklı kahvaltılık gevrekte, mevcut kalorinin yüzde 50'sinden fazlasının, 177 farklı gavrekte ise kalorinin yüzde 40'tan fazlasının şeker katkısından sağlandığı ortaya kondu. Bu ifşanın korkunç boyutuna rağmen, söz konusu en kötü 10 ürünün hiçbirinde, şeker içeriği düşürülmedi.

 

Bir paket narlı yoğurdu düşünün; yapısında 19 gr şeker var. Sade yoğurtta, 7 gr süt şekeri (laktoz) bulunuyor; bu, bir sorun değil. Her bir narlı yoğurtta ise 12 gr şeker katkısı var. Dahası, endüstri, şekeri çok iyi saklıyor. Çünkü şekerin 56 farklı ismi var; şekerin farklı isimleri, içindekiler listesinin 5., 6., 7. ve 8. sıralarına yerleştirilerek, şekerin kolaylıkla baskın içerik olması sağlanıyor. Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu, bu uygulamayı bertaraf edebilmek adına, etiketlemede değişiklik vaatlerinde bulundu; ancak Avrupa Birliği kapsamında henüz bir adım atılmış değil.

 

 

En büyük tehlike ise muhtemelen bebek ve küçük çocuk gıdaları. 2015 yılında, Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi, 1074 adet bebek ve çocuk gıda ürününün besinsel bilgilerini değerlendirdi ve bebek mamalarının, çocukların için yapılan atıştırmalıkların çoğunun ve bebek meyve sularının yüzde 32'sinde, en az bir şeker kaynağı bulunduğunu ortaya koydu - kalorilerinin yüzde 35'i şekerden sağlanacak şekilde.

 

Şirket çıkarlarına yenik düşerek, çocuklarınızın kaybeden tarafta olmalarına izin vermeyin. Sabahları gerçek bir kahvaltı ettiklerinden emin olun.

 

7 sağlıklı kahvaltı
+7
1)   Bir bardak kefir Ev yapımı poğaça 5 adet zeytin

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 236

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 1677

  • Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?
    Bebek bakımında en sevmediğiniz konu nedir?

    Süresi : 00:55 İzlenme : 1411

  • Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?
    Vajinismus nedir, nasıl tedavi edilir?

    Süresi : 01:37 İzlenme : 3154

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 1285

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön