Günlük yaşamda gerek özel hayatta gerekse iş hayatında ‘öfke’ duygusu bazen hayatımızı dönülmez noktalara getiriyor. Öfkeyi kontrol etmek iş hayatında başarının en önemli anahtarlarından biri kabul ediliyor. ABD ve Avrupa’da son yıllarda uygulanan “Öfke Kontrol Programları” ülkemizde de yaygınlaşıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi’nde Psikolog Nuray Sarp tarafından başlatılan yoğunlaştırılmış öfke kontrol programında, önce kişinin öfkesinin tipi ve şiddeti belirleniyor. Bunun için özel bir test yapılıyor. Testte kişinin öfkesinin patlayan bir şişe mi, kurban arayan bir canavar mı olduğu anlaşılmaya çalışılıyor.
Psikolog Nuray Sarp, öfke hakkında merak edilenler ve bilinmeyenler hakkında sorulan soruları şöyle yanıtlıyor:
Öfke konusunda neden program başlattınız?
Çalışma ortamında, özel hayatta insanların öfkeleriyle ilgili sorunları var. Öfke tek başına oluşmuyor, tek başına doğal bir duygu. İnsanlar stresle ve öfkeyle baş etmekte zorluk çekiyor. Bu nedenle de öfkesini kontrolde zorlananlara faydası olması amacıyla bir çalışma başlatmaya karar verdik. Dünyada öfke kontrolü çalışmaları grup terapileriyle yapılıyor. Biz de Acıbadem Fulya Hastanesi’nde öfke çalışmaları konusunda gruplar oluşturduk. Hazırladığımız çalışmayı da yoğunlaştırılmış kompleks bir program haline getirdik. İsteyen bireysel olarak da çalışabiliyor.
Programın içeriğinde neler var?
Öfke duygusu çok yoğunluğu yüksek bir şekilde yaşanıyor, fiziksel rahatsızlıklarla görülüyor, kalp atışları hızlanıyor, tansiyon yükseliyor. Öfke temel ve yararlı bir duygudur, eğer iyi kullanılırsa. Öfke duygusunun altında hayal kırıklıkları, üzüntüler olabilir. Ama pratik olarak nasıl çözülür kısmında düşünceyi fark etmek gerekir. Programımızda örnek olaylar ve mücadele stratejileri geliştiriyoruz:
Ailem de öfkeli ben de demek kolaya kaçmak mıdır?
Benim annem de babam da öfkeliydi, ben de öfkeliyim demek çözüm değildir. İnsan nasıl öfkeleneceğini, nasıl üzüleceğini, hangi olaylara nasıl tepki verileceğini çocukluğunda ailesinden görür ve öğrenir. O yüzden öfkeyi dışa vuruş tarzı değiştirilebilir, öfke kontrol edilebilir. Bu nedenle herkesin öfke tarzının birbirinden farklı olduğunu bildiğimizden, programımıza başlamadan önce katılımcılara öfke tipleri, şekilleri, stilleri olduğunu soruyor ve kişilerde bunlardan hangisinin olduğunu saptamaya çalışıyoruz. Biz hem grup çalışmaları hem de bireysel çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarda katılımcılar kendilerini yakın zamanda en çok öfkelendiren olayları seçiyorlar, onun üzerinde çalışıyorlar.
Öfke tipini ve eşiğini belirlerken bazı sorular soruyoruz. Öfke eşiğiniz düşük mü, yüksek mi? Öfkenin problem oluşturabilmesi için sıklığı, süresi, davranış stili, karşıdaki kişiye zarar verilip verilmediği, adli olaya karışıp karışmadığınız, başınızı belaya sokup sokmadığınız da önemlidir. Öfke doğal bir duygu. Onu yaşamanız gerekiyor. Biz öfke duygusunu yok etmiyoruz, onu kontrol etmeyi öğretmeye çalışıyoruz. Sağlıklı alanlarda ve doğru bir şekilde öfkelenmek doğru. Öfkelenmeniz gereken şeylerdeöfkeleneceksiniz, bunun davranışa yansımasının size ve karşınızdakine zarar vermemesi lazım. Çoğu insan bunu bitiremiyor, yıllar boyunca kalıyor, öfke şekil değiştiriyor, kırgın kalıyorlar, küs kalıyorlar. Kendilerini affedemiyorlar. Kişinin hayatını da zorlaştırabiliyor.
Öfke hakkında yanlış bildiklerimiz nelerdir?