Yanlış beslenme vücudumuza çoğu zaman düzensiz metabolizma ve fazla kilo olarak geri dönüyor. Zaman zaman birçok farklı diyet yöntemi denesek de ne yazık ki verdiğimiz kiloları geri alabiliyoruz. Bu durum da metabolizmamızın bozulmasına zemin hazırlıyor. Bu noktadan hareketle Almanya’da Dr. Wolf Funfack tarafından yanlış beslenmeden kaynaklanan hastalıkların doğal yöntemlerle düzelebilmesi amacıyla oluşturulan ve o tarihten itibaren bilim insanları tarafından sürekli geliştirilen metabolic balans programı ülkemizde de uygulanıyor.


Metabolik balans nedir?

Modern hayatın beslenme üzerindeki etkileri saymakla bitmiyor. Sabahları hızlıca atıştırılan yiyecekler öğle vakti geldiğinde yerini fast-food alternatiflerine bırakıyor. Beslenme sisteminde oluşan bu düzen bozukluğu da metabolizmanın dengesini bozabiliyor. Bu nedenle güncel laboratuvar tahlilleri, kişisel bilgiler ve tıbbi özgeçmiş göz önüne alınarak, hangi yiyeceklerin vücut biyokimyasına en uygun olduğunun uzman doktorlar tarafından değerlendirilmesi önem kazanıyor. Çünkü tüketilen yanlış besinler ya da yiyecek türleri de metabolizma dengesinin bozulmasına sebep olabiliyor. Metabolizma dengesinde oluşan dalgalanmalar ise ilk başta obeziteye, ardından da başka hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Yalnızca tıp doktorlarının uygulayabildiği ve güvenilirliği kendi klinik çalışmasıyla da tescillenen Metabolik balans programı, popüler diyetlerin aksine kişiye özel olarak hazırlanıyor ve danışanlarına yeni bir yaşam tarzı vadediyor. Bu program sağlıklı bir şekilde kilo vermek isteyen veya metabolizmasını düzenlemek için kesin bir çözüme ihtiyaç duyan, enerjik ve formda olmak isteyen herkese uygulanabilir.



Ketojenik beslenme ve metabolik balans arasındaki farklar nelerdir?

Ketojenik beslenmenin ortaya çıkışı da aslında bir hastalığın tedavisi için olmuştur. 1920'lerde Johns Hopkins Tıp Merkezi araştırmacıları tarafından bulunan ketojenik beslenme, epileptik bozukluklar için özellikle de epilepsi hastalığında olduğu gibi serebral nöbet semptomlarına sebep olan GLUT11 (glikoz taşıyıcı tip 1) eksikliği sendromunun (beyinde glikoz eksikliğine neden olan genetik bir hastalık) tedavisi için kullanılmıştır.


Normal şartlarda enerji için karbonhidratların en küçük parçası olan glikozu yani kan şekerini yakan vücudumuz bütün hücrelerinde glikozu kullanıyor. Ketojenik beslenmede karbonhidrat düşük tutulduğu için beyin glikoz yerine yağları kullanıyor. Yeterince glikoz almayan vücut böylelikle yağ yakmaya başlıyor. Aslında amaç yanlış beslenmeden kaynaklanan hastalıkların ve fazla kiloların doğal yöntemlerle düzelebilmesi olmalı. Bu nedenle güncel laboratuvar tahlilleri, kişisel bilgiler ve tıbbi özgeçmiş göz önüne alınarak, hangi yiyeceklerin vücut biyokimyasına en uygun olduğu uzman doktorlar tarafından değerlendirilerek kişiye özel bir beslenme ve metabolizma programı oluşturulmalı. Kişiye özel olarak hazırlanan bu programların uygulanabilirliğinin de daha kolay olduğu söylenebilir. Böylelikle istenilen kilo kaybının gerçekleşmesini ve uzun vadede kolay bir şekilde korumayı sağlayabiliriz.


Ketojenik beslenmede karbonhidrat kısıtlaması bulunuyor

Vücudun bir numaralı enerji kaynağı olan karbonhidratlar vücuttaki bazı organların enerji ihtiyacını karşılıyor. Karbonhidratın az olduğu ketojenik beslenmede vücut, yağları keton cisimlerine dönüştürerek enerjiye çevirmeye çalışıyor. Beslenme şekliyle vücudu ketozis olarak adlandırılan metabolik reaksiyona sokan bu beslenme şekli ile obezite tedavisi yapılabilirken vücuttaki yağsız kas kütlesi ise artıyor. İdrar, kan veya nefes testi sayesinde vücudun ketozis duruma gelmesi ölçülebiliyor. Bu durumun korunması esasına dayanan ketojenik beslenme yoğun ve disiplinli bir program gerektiriyor. Yiyecekler belirlenen gramlarda alınmadığı takdirde karbonhidrat metabolizmasına geri dönme riski bulunuyor. Düşük lifli bir program olması ise kabızlık ve ishal gibi sorunlara sebep olabiliyor. Geçiş döneminde düşük su alımı varsa kötü nefes ya da konsantrasyon eksikliği gibi problemler yaşanabiliyor.


Birbirine benzediği düşünülen her iki programın arasında belirgin farklılıklar bulunuyor. Bu programlardan en yaygın olanı metabolic balans ile ketojenik diyeti kıyaslamak gerekirse;


1- Metabolic balans, genellikle programa yeni başlayanlarda ortaya çıkan asitleri, proteinlerle tamponlamak ve nötralize etmek için gerekli ölçüde karbonhidrat içerir.


2- Metabolic balansın besin listesindeki lif açısından zengin besinler, genel sindirimi iyileştirmeye ve barsak florasını düzeltmeye yardımcı olur.


3- Besin listesinde bulunan zengin sebze çeşitleri, çok sayıda vitamin ve mineral barındırır. Ketojenik beslenme biçiminden farklı olarak bu sebze çeşitleri istenildiği gibi birlikte kullanılabilir.


4- Metabolic balans programındaki sebzeler ve taze otlar bol miktarda klorofil ve keskin maddeler içerir. Besin açısından zengin olarak seçilmiş bütün bu sebze çeşitleri, doğal detoks süreçlerini harekete geçirmeye ve özellikle karaciğer, safra kesesi ve bağırsaklar olmak üzere sindirim organlarını rahatlatmaya yardımcı olur.


Kısaca ketojenik beslenme biçimine göre metabolic balans beslenme ve metabolizma programının uygulanması daha kolaydır. Çünkü kişi vücudun ketozis durumunu korunmak zorunda değildir. Kişiye özel hazırlanan beslenme ve metabolizma programları ile tüketilen yanlış besinler ya da yiyecek türlerinin metabolizmanın dengesini bozmasının önüne geçilmiş olunur.


Kişiye özel olmayan kısa vadeli diyetler ne yazık ki kalori kısıtlamasının ötesine geçemiyor. Bu nedenle günümüzde kişiye özel ve kalıcı davranış ve yaşam tarzı değişikliğine odaklanan sürdürebilir beslenme programlarının değeri daha da anlaşılmıştır. Belirli bir dönem boyunca doktor kontrolünde ilerlenen ketojenik diyet yerine yaşam tarzına dönüştürebileceğiniz; metabolic balans beslenme ve metabolizma programı sağlıklı bir şekilde ideal kilosuna ulaşarak, bu kiloyu korumak ve metabolizmasını düzenleyerek kesin bir çözüm isteyen herkese uygulanabilir.


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.