HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
İstanbul'da hava kirliliği %9 arttı!
Giriş: 09 Mart 2026, Pazartesi 12:00
Güncelleme: 09 Mart 2026, Pazartesi 14:37

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından, İstanbul'da 2025 ve 2026 yıllarının şubat ayları hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yapıldı. Bu kapsamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarınca kaydedilen havadaki azot dioksit (NO2) oranı incelendi. Buna göre, İstanbul'da şubat ayındaki azot dioksit konsantrasyonu ortalaması 17 istasyonda metreküp başına 44,1 mikrogram, Şubat 2025'te ise 40,4 mikrogram ölçüldü. Azot dioksit kaynaklı hava kirliliği, şubatta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9 arttı.

Şubat 2026'da kentte azot dioksit hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 73,5 mikrogramla Beşiktaş oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 62 mikrogramla Aksaray, 56,6 mikrogramla Yenibosna istasyonları takip etti. Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon, metreküp başına 16,1 mikrogramla Beylikdüzü istasyonu oldu. Azot dioksit kirliliği Arnavutköy istasyonunda 26,6 mikrogram, Avcılar istasyonunda 29 mikrogram olarak ölçüldü.

Azot dioksit hava kirliliği oranı şubatta 7 istasyonda azaldı, 10 istasyonda artış gösterdi.

Şubat ayında azot dioksit hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azaldığı istasyon yüzde 16 ile Aksaray oldu. Bunu sırasıyla yüzde 8'le Sancaktepe, Selimiye ve Bağcılar istasyonları takip etti. Azot dioksit hava kirliliği oranının şubatta bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyonlar, yüzde 94'le Çatladıkapı ve yüzde 77'le Sarıyer olarak kaydedildi.

News Image
RUH

Hava kirliliği ve depresyon arasındaki ilişki

İstanbul'da bulunan istasyonların hava kirliliği azot dioksit ortalaması şu şekilde:

"Hava kirliliğindeki artış büyük ölçüde meteorolojik şartlarla ilişkili"

Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'da 37 noktada hava kalitesi değerlerinin ölçüldüğünü, bu verilerin hem Bakanlığın hem de İBB'nin internet sitesinde yayımlandığını söyledi. Toros: "Yeşilden mora ve kahverengiye kadar giden bir renk skalası var. Bu renklere baktığımız zaman yaşadığımız bölgedeki havanın kalitesinin nasıl olduğunu anlayabiliyoruz. Geçtiğimiz şubat dönemiyle geçen yılın şubat dönemine baktık. İstasyonlarda zaman zaman veri kesintileri olabiliyor ancak 17 istasyonda verilerin yüzde 75 ve üzerinde olduğunu gördük. Geçen yılın şubat ayına göre bu yıl şubat ayında yaklaşık yüzde 9 artış var. Aynı zamanda bu şubat ile ocak ayına da baktık. Ocak ayıyla karşılaştırdığımızda, hava kirliliği değerlerinde yüzde 11 artış olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Büyük şehirlerde hava kirliliğinin önemli kaynaklarından biri içten yanmalı motorlu araçlar olsa da şubat ayında taşıt sayısı, ısınma veya sanayi faaliyetlerinde belirgin bir değişim görülmedi; kirlilikteki artış ise büyük ölçüde meteorolojik şartlarla ilişkilendiriliyor.

Yüksek basınç hakim olduğu zaman kirleticiler dağılamıyor ve şehir üzerinde birikiyor. Bu da kirliliğin artmasına yol açabiliyor. Alçak basınç alanları hakim olduğunda ise daha çok rüzgar ve yağış oluyor. Rüzgar ve yağış da havanın temizlenmesine yardımcı oluyor. Yani meteorolojik şartlar kirliliği etkiliyor.

Araçların ve sanayi tesislerinin etkisi

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya nüfusunun yüzde 90'ından fazlası kirli hava soluyor ve hava kirliliği insanlığın en önemli sorunlarından biri. Bir kişinin günde ortalama 10 - 15 kilogram hava soluduğunun altını çizen Toros, havanın solunum sistemi başta olmak üzere kalp, damar ve beyin sağlığı üzerinde ciddi etkileri bulunduğuna dikkati çekti.

Hava kirliliği, sağlık sorunlarının yanı sıra iş gücü kaybı ve ekonomik maliyetlere de yol açarken, kirliliğin azaltılması için toplumun tüm kesimlerine görev düşüyor. Özellikle araç kullanımında trafik kurallarına uygun ve daha sakin sürüşün önemine dikkat çekilerek, araçlarda kirliliğin önemli nedenlerinden birinin sık yapılan “dur-kalklar” olduğu; yavaş durup yavaş kalkmanın hem yakıt tüketimini azalttığı hem de hava kirliliğini düşürdüğü ifade ediliyor.

Şehir içindeki sanayi tesislerinin kaynaklarını daha verimli kullanması ve fosil yakıt kullanılan alanlarda atmosfere salınan kirleticilerin azaltılması için çalışmalar yapılması gerekiyor.

News Image
BAKIM

Hava kirliliğinin cildinize etkileri

News Image
GÜNCEL

Hava kirliliğinden korunmak için öneriler...

Paylaş:
brush-purple Yorumlar