Orgazm hakkında bilmeniz gerekenler

Yeterli şiddette ve sıklıkta orgazma ulaşabiliyor musunuz? Yaşadığınız şey gerçekten orgazm mı?

Orgazm hakkında bilmeniz gerekenler

Bu konuda konuşmamız şart! Tüm kadınların aklında dolanan sorular bunlar. Bazen internette araştırılır, bazen en yakın kız arkadaşlarla konuşulur, bazen hiç seslendirilmeden zihnimizde yaşar gider. İşte, “orgazm” hakkında en sık sorulan soruların cevapları…

 

Yeterli şiddette ve sıklıkta orgazma ulaşabiliyor musunuz? Yaşadığınız şey gerçekten orgazm mı? Bu kadarına razı mı olmalısınız, yoksa daha da ötesi var mı? Hızlı mı, yoksa yavaş mı olmalı? Bilimsel olarak kabul görmüş bir süre söz konusu mu?.. Sorular böyle uzar gider. Dürüst olalım, her kadın bu tür soruları yakın çevresine, en azından kendi kendine sorar. Hiç zevk alamamaktan yakınan kadınlar dahi vardır. Oysa izlediğimiz filmlerde kadın oyuncuların çoğu üçüncü öpücükte coşmuş, erkek daha sutyeni çıkarırken zevkten uçmuştur. Gerçekten böyle süper erkekler var mı, yoksa izlenenler sadece büyük bir yalan mı dersiniz? Dürüst davranmanın her zaman kolay olmadığı orgazm konusunda bu kez dürüst olalım ve tüm soruları yanıtlayalım. Ama ilk başta aklımıza yerleştirmemiz gereken bir bilgi var: Unutmayalım, orgazmı tek başına partner sağlayamaz, bunu yaşamaya psikolojik ve fiziksel olarak biz de hazır olmalıyız...

 

 

Hayatınızda hiç orgazm olmadınız ve bu duruma son vermek istiyorsunuz. Bu güzel hissi nasıl yaşayabilirsiniz?

 

Merak etmeyin, yalnız değilsiniz. Yaşı oldukça ilerlemiş olmasına rağmen hiç orgazm olmamış kadınlar var. Orgazma ulaşmak için kendinizin farkında olmanız şart. Orgazm bir hediye değil; partneriniz orgazmı size bir hediye gibi mağazadan alıp veremez. Kendi orgazmınızın ya da orgazm olamayışınızın en büyük sorumlusu kendinizsiniz. Dolayısıyla, bu konuda da iş başa düşüyor. İlk yapmanız gereken şey kendinizi keşfetmek. Eğer partnerinizle beraber keşfedemediyseniz (ki bunun, kendinizi partnerinizin yanında çok rahat hissedememeniz, aklınızda uçuşan başka sorunlar gibi birçok sebebi olabilir), nelerden hoşlanıp hoşlanmadığınızı kendi kendinize tespit etmenin zamanı geldi. Fazla koşuşturmanızın olmadığı bir günü kendinize ayırın.

 

 

Kendinizle baş başa kalın! Kendinize dokunarak hassas bölgelerinizi keşfedin. Örneğin, G noktanızdan çok zevk aldığınızı fark edebilirsiniz. Bir dahaki buluşmanızda yeni keşiflerinizi partnerinizle paylaşın. Hoşlandığınız ya da denemek istediğiniz şeyleri ona söyleyin. Sonra güzel bir atmosfer yaratın, aklınıza gereksiz hiçbir şeyi takmadan partnerinizle anı doyasıya yaşayın. Aklınızda “Orgazm olacak mıyım?” gibi bir soru, “Eyvah, ya olamazsam!” gibi bir endişe barındırmamaya gayret edin. Zira orgazm olamazsanız bunun ilk nedeni bu basit cümleler olacaktır. Kendinizle ilgili keşiflerinizi anlatırken partnerinizi kıracak ya da yanlış anlamasına sebebiyet verecek bir dil kullanmamaya özen gösterin. Bu tarz konularda çiftler birbirlerine karşı çok hassastır.

 

Birleşme sırasında orgazm olamıyorsunuz

 

Orgazm olmanız için partnerinizin sizi önce oral yolla ya da dokunarak uyarması gerekiyor. Bu şekilde orgazm olmaktan sıkıldınız. Artık birleşme esnasında doruk noktasına çıkmak istiyorsunuz. Mümkün mü? Elbette! Siz bu sorunu yaşayan ne ilk kadınsınız ne de son olacaksınız. Sizinle aynı dertten mustarip öyle çok kadın var ki. Cinsel birleşme hamile kalmak, çocuk yapmak ve neslinizi devam ettirmek için harika bir yöntemdir ancak cinsel birleşmeyle kolayca orgazm olacağınızı düşünürseniz, masallara inanmış olursunuz. Kadınlar genellikle “kuru” bir cinsel birleşmeyle tatmin olamıyor. Sizin için de aynı durum geçerliyse, bunu sorun olarak algılamayın. İstiyorsanız birkaç ufak hileyle bu durumu değiştirebilirsiniz: Cinsel olarak birleşmeden önce, partnerinizden sizi örneğin oral yolla uyarmasını isteyin. Ardından, birleşme esnasında oldukça yavaş ve yumuşak hareketlerde bulunmasını rica edin. Böylece birleşmeyi hızla sonlandırmasını engellemiş olursunuz. Bunu önceden sevgilinizle konuşmanızda fayda var. Çünkü erkeklerin çoğu içgüdüsel olarak hızlı ve kısa sevişmelerden yana olabiliyor. Yavaş ve yumuşak hareketlerle partnerinize odaklanın: Onu ne kadar sevdiğinizi düşünün. Dakikaların hemen akıp gideceği korkusunu yaşamadan, anın tadını çıkarın. Misyoner pozisyonunu tercih ediyorsanız, partnerinizin yüzü sizinkinden daha yukarıda olacak biçimde pozisyon alın; partnerinizin çenesi alın hizanızda olursa, onun cinsel organıyla sizinki daha yakın temas halinde bulunacak, siz de istediğiniz zevki daha kolay alabileceksiniz.

 

Orgazm oluyorsunuz olmasına ama bu mutluluk çok kısa sürüyor.

 

Uzatmanın bir yolu var mı? Uzmanlar bu soruya bir “evet”le cevap veriyor. Yapmanız gereken şey ise egzersiz. Kulağınıza tuhaf gelmiş olabilir ama şaka yapmıyoruz. İdrar akışınızı kontrol eder gibi kendinizi 10–20 saniye sıkıp bırakın. Bu esnada idrar akışını kontrol eden leğen kemiği üzerindeki kaslar çalışacak, böylece de cinsel birleşme esnasında orgazm süreniz uzayacaktır. Bu kasıp bırakma egzersizini ne kadar çok yaparsanız o kadar iyi. Mutlaka sonuç elde edeceksiniz.

 

 

 

Orgazma ulaşmanız sanki asırlar alıyor. Hızlandırmak, partnerinizle zamanlamayı daha iyi ayarlamak için ne yapabilirsiniz?

Dakikalar geçer, orgazm gelmez misali, birleşmelerinizin gidişatını değiştirmek, orgazma ulaşma sürenizi kısaltmak istiyorsunuz. Başka bir deyişle partnerinizin boşalma süresini geciktirmek istiyorsunuz! Senaryomuz şöyle ve yapmanız gerekenler şunlar: Partneriniz bir nehirde yüzdüğünü ve nehrin sonunda bir şelale olduğunu hayal etsin. Bazen çok geç olabilir, nehrin akıntısı çok hızlıdır, partneriniz ne yaparsa yapsın şelaleden düşmekten kaçamaz. Halbuki, kıyıya yüzüp kendini şelaleden kurtarabileceği bir an vardır. Bu anı da ona siz söyleyeceksiniz. Burada, partnerizin boşalması bir şelaleye benzetilmektedir. Sizin yapmanız gereken, sevgilinizin boşalacağını hissettiğinizde durmasını ya da hareketlerini yavaşlatmasını söylemek. Partneriniz, bilinçli olarak nefesini yavaşlatmalı, bacak ve kalça bölgesindeki kasları gevşetmelidir. Böylece şelaleye ulaşma süreci uzayacaktır. Siz de istediğiniz uzun zaman aralığını yakalayacak ve birlikteliğinizin tadını rahatça çıkarabileceksiniz

 

 

Sadece G noktasından uyarılarak orgazm olup olamayacağınızı merak ediyorsunuz

 

Bilmeyenlerin zihninde daha da önemli bir soru olabilir şu aşamada: G noktası nerede? G noktası konusunda kadınlar iki gruba ayrılır: G noktasından tatmin olmayı sevenler ve sevmeyenler. Evet, her kadının bir G noktası vardır ve vajinayla idrar kanalı arasında kalan bölgede bulunur. Meşhur G noktası vajina girişinin 1-2 cm uzağında, yani vajina ön duvarının ortalarında yer alır. Partnerinizden bu noktaya dokunarak sizi tatmin etmesini isteyebilirsiniz, bu durumda onun da nereye odaklanması gerektiği yukarıda belirtildiği gibi koordinatlarıyla ortada! Yapılan araştırmalar birçok kadının G noktasından uyarılmaktan müthiş zevk aldığını, çok daha sıcak, çok daha ateşli ve derin bir duygu yaşadığını belirtiyor. Kimileriyse sürekli tek noktaya bağlı kalmayı, aynı hareketlerle buradan zevk almayı sıkıcı buluyor. G noktasından orgazm olmak istiyorsanız, o nokta üzerine çalışarak bunu kolaylıkla yaşayabilirsiniz. Ama ille de G noktasından tatmin olmak zorunda değilsiniz. Monotonluğa kapılmadan her noktanızın tadını ayrı çıkarın.

 

 

Partnerinizle cinsel hayatınız yolunda, ama siz çoklu orgazm olmak istiyorsunuz

Nasıl yapacaksınız? Çoklu orgazm sizin de hakkınız! Pek basit olmamakla birlikte imkansız değil. Aslında, cinsel birleşmede ilk orgazmın üzerine sonrasını getirmek çok daha kolay. Yapmanız gereken, partnerinizle beraber olurken ilk orgazmdan sonra ufak bir ara vermek. 15 saniye durup sıfırdan başlıyormuşçasına yeniden yola çıkmak size istediğiniz yoğunlukta orgazm yaşatabilir! Birçok uzman, kadınların orgazm olduktan sonra aşırı hassaslaştığı, böylece zevk alma eşiklerinin ilk orgazmdan sonra oldukça düştüğü görüşünde. Yani doyuma ulaşmak kolaylaşıyor.

 

 

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

İlginizi çekebilecek diğer haberler
  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1882

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1813

  • Stresi nasıl yönetebiliriz?
    Stresi nasıl yönetebiliriz?

    Süresi : 02:04 İzlenme : 4046

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 598

  • "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"
    "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"

    Süresi : 21:25 İzlenme : 930

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön