Sokağa çıkmamayı evde hayatta kalmayı öğrendim. Sağlığımızın, huzurumuzun, birlik ve beraberliğin her şeyden önemli olduğunu, ölümün çok yakın olduğunu, kurtulsak bile hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, ilim, bilim ve fenin hayat kurtardığını, doğanın yasaklar sebebiyle bir nebze de olsa nefes aldığını öğrendim.


Kendi yaşadığımız hayata bile istediğimiz gibi sahip olamadığımızı, küçük bir virüsün koca dünyayı eve hapsettğini öğrendim.


Yaşamın önündeki en büyük tehlikenin insan olduğunu, herkesin her şeyin farkında olduğunu, kimsenin hiçbir şeyi yanlışlıkla yapmadığını öğrendim.


Karamsarlığın hastalık, sevginin ve mutluluğun şifa olduğunu, yalanın, sahtekarlığın, aymazlığın tüm insanlığı sardığını, sevginin yerine nefretin, iyiliğin yerine kötülüğün geçtiğini öğrendim.


Aşırı hırsın insanın öncelikle kendisine ardından da bütün insanlığa ne kadar çok zarar verdiğini, sevmenin, sevilmenin, ahlakın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha öğrendim.


Bugün insanların açlık korkusunun virüsten daha büyük olduğunu, açlığın, yoksulluğun ne kadar acı olduğunu, bazen imkanlar el verse bile sahip olamayacağın alternatiflerin olduğunu bir nevi empati duygumuzun daha çok pekiştiğini öğrendim.


Giden gençliğin ne kadar kıymetli olduğunu.

Kendime yaslanmanın tüm zamanlarda en akıl karı iş olduğunu, şikayet edip söylendiğimiz her şeyin çok kıymetli olduğunu, yemekten ve içmekten daha önemli şeyler olduğunu öğrendim.


İhanetin siyahtan beklerken beyazdan geldiğini, yolu bilmekle, yolda yürümenin çok farklı olduğunu yeniden öğrendim.


Karamsarlığın hastalık, sevginin, mutluluğun şifa olduğunu, eninde sonunda yalnız kalacağımı, insanların sadece kendilerini düşündüğünü, nasılsın diye sormanın ve cevabının kimsenin umrunda olmadığını öğrendim.


Sağlık ve özgürlüğün değerini, sevdiklerimize sarılmanın paha biçilemez bir his olduğunu, sahip olduğumuz her şeyin hatta aklımıza gelmeyen ufacık şeylerin bile ne kadar değerli olduğunu öğrendim.


İnsanların konuştukları gibi değil yaptıkları gibi olduğunu, dıştan gelen her sese kulak vermemeyi öğrendim.


İnsanın kendisini sorgulamadığı sürece hangi yoldan giderse gitsin, hep doğru yaptığını zannedip, hep yanlışlıkların içinde olduğunu öğrendim.


Doğaya ne kadar acımasız olduğumuzu, yapanlara karşı göz yumruğumuzu öğrendim.


Milyonların yardıma muhtaç olduğunu ve muhtaç edenlerle hala övündüğünü öğrendim.


Maddi olarak güçlü olanın istisna durumlar hariç her şartta yine güçlü olduğunu bir kez daha öğrendim.


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.