HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Bir Panik Ataklının Günlüğü
Giriş: 05 Mayıs 2026, Salı 14:44
Güncelleme: 05 Mayıs 2026, Salı 14:44

Ayşegül Günsür kendi deneyiminden yola çıkarak kaleme aldığı Bir Panik Ataklının Günlüğü kitabını "Bu kitabı yazmak yıllar sürdü çünkü bazı travmatik anılarda ara verdiğim oldu. Aylarca bakamadım, yazamadım. Bir nevi terapi gibi. Her ne kadar geçmiş zaman olsa da o duygularla kalmak zorluyor ama kitabımı elime aldığımda yaşadığım mutluluk ve sevinç gözyaşları için her şeye değerdi" cümleleri ile anlatıyor.

Kitabın yazım sürecinde en çok hangi duyguyla yüzleştiğinizi sizden dinlemek isteriz.

Sanırım en çok şükür duygusu ortaya çıktı. Bu hastalıktan kurtulduğum ve bu kitapla okurlara bir umut ışığı yakabileceğim için. Yıllarca süren umutsuzluk ve bu hastalık benim yakamı bırakamayacak kaygısıyla savaştım. Kitabı yazarken bazen sevinçten, bazen de neler yaşamışım ben diye ağladığım yerler oldu açıkçası. Üstünden yıllar geçtikten sonra adeta bir film gibi izledim.

Yirmi yılın ardından dönüp baktığınızda en çok neyin değiştiğini görüyorsunuz?

‘Değişmeyen tek şey değişimdir’ çok sevdiğim bir söz. Net bir şekilde bakış açıları değişti. Bilgi değişti. Tutumlar değişti. Bunların hepsi bir dönüşüme sebep oldu. Kolektif olarak bir değişimden geçtik ve geçiyoruz bence. Bazı şeyler kitleleri ve kişileri uyandırıyor. Zamanı gelen bu değişimle hayatına devam ediyor. Ben de yirmi yıl sürdü ama artık daha çok seçenek var, dolayısıyla çözümler de daha kolay ve hızlı olabilir.

İlk panik atağınızı bugün nasıl hatırlıyorsunuz?

Bunun yaşanması gerekiyormuş diye düşünüyorum. Bir doktorumun söylediği gibi panik atak bedenin sigortasıdır, alarmıdır. Yolunda gitmeyen bir şey veya bir şeyler var. Buraya dikkat çekmek istiyor zihin ve beden. Ben çok şaşırdım bunu yaşadığımda çünkü kendime bakan, sağlık sorunu olamayan biriydim. Birdenbire böyle bir şey yaşamak şok etkisi yaratıyor. Zihinsel rahatsızlıkları insan kendine yakıştıramıyor ve ilk olarak inkâr yolunu seçiyor.

Yazmak size iyi geldi mi, yoksa bazı noktalarda daha zor mu oldu?

Yazmak çok iyi bir duygu sağaltıcı. Bu kitabı yazmak yıllar sürdü çünkü bazı travmatik anılarda ara verdiğim oldu. Aylarca bakamadım, yazamadım. Bir nevi terapi gibi. Her ne kadar geçmiş zaman olsa da o duygularla kalmak zorluyor ama kitabımı elime aldığımda yaşadığım mutluluk ve sevinç gözyaşları için her şeye değerdi.

Bu kitabı yazmasaydınız içimde eksik kalırdı dediğiniz duygu var mıdır?

Panik atak bir kader değildir. Buradan çıkmanın yolu ve yolları vardır. Bunları sürekli söylüyordum ama yazmasam ve okurlara ulaşmasa içimde kalırdı. Her panik atak yaşayan insan gördüğümde, duyduğumda bunu anlatmaya çalıştım. Bakın ben iyileştim, siz de yapabilirsiniz, yeter ki isteyin. Anlatmakla olmayacak dedim ve kitap daha çok ilgi çeker ve bir farkındalık oluşturur diye düşündüm. Ben bu kitapla hayata olan borcumu ödedim. Bir kişiye bile faydam olsa kendimi şanslı sayarım.

Panik atağın hayatla ilgili size öğrettiklerini sormak istesek ne dersiniz?

İhtiyacın olduğunda yardım istemekten çekinme! Ben bu süreçte etrafımdakilere yük olmak istemedim. Elbette kitapta göreceklerdir çok ihtiyacım olduğunda çağıracak ailem ve dostlarım vardı ama kendi sorunlarımla kimseyi sıkmak istemedim. Oysa tam tersi olduğunda biri benden yardım istese koşa koşa giderim ve bu bir zorluk değildir. Karşı taraf için de değil, sadece biz öyle zannettiğimiz için yardım istemeye çekiniyoruz maalesef.

Kendinizi en yalnız hissettiğiniz an ne zamandı? Ve bu süreçte size en çok ne güç verdi?

Aileme ve arkadaşlarıma bunu söyleyemediğim zamanlar çok yalnız hissettim. Önce de belirttiğim gibi kimseyi üzmek sıkmak istemedim. Bir de önyargılar var tabii. Bende panik atak var dediğiniz anda o zamanlar bilinmeyen bir konu olduğu için gelen tepkiler de üzüyordu. Bu yüzden tek başıma mücadele edersem daha kolay baş edebilirim gibi geldi. En çok terapi aldığım sevgili doktorum, hocam İbrahim Bilgen güç verdi. Onunla ilk seanstan itibaren artık bu hastalığın geçici olduğunu ve bunu aşabileceğime inanmıştım.

'Yalnız değilsin" cümlesi sizin için ne ifade ediyor?

Herkes bir şeyler yaşıyor ama anlatmaya çekiniyor. Paylaşmamak ve yalnızlık insanı güçsüz kılıyor. Hele de böyle bir hastalıkla mücadele ederken yıpratıcı biraz. Bazen en küçük bir şeyde bile karar vermekte zorlanıyoruz. Hayatta her durumda böyle aslında. Destek çok önemli. O yüzden bir panik ataklının ailesi ve arkadaşlarının bir atak anında ne yapacaklarını bilmeleri gerekir. Böyle bir durumda yalnız olmadıklarını bilmeleri onlara güç verecektir. Buradayız, birlikte bunu aşabiliriz, asla yalnız değilsiniz… Bu güven olduğunda bunu aşmak daha kolay olacaktır.

En çok anlaşılmak istediğiniz nokta ne?

Panik atak doğru destek ile tedavi edilebilen ve geçici bir rahatsızlıktır. Doğru doktor, gerekiyorsa doğru ilaç ve doğru yaşam tarzı. Yaşam tarzının öneminin anlaşılmasını isterim. Yani doğru beslenme, uyku kalitesi, günlük rutinler, kullanılan takviyeler, hepsi çok önemli. Beden dengede olduğunda zihnin de dengede olması kolaylaşıyor. Tabi ki bunlar doktor tarafından uygun görülen terapi yöntemiyle desteklenmeli. Bütünsel bir bakış açısı iyileşmeyi destekliyor.

Bugünkü kendiniz geçmişteki halinize ne söylerdi?

Kitabımı ilk elime aldığımda tekrar okudum. Bir okur gözüyle kendime baktım. Yirmi seneyi bir film şeridi gibi izledim. Net olarak şunu söylerdim ‘Hepsi geçecek ve buradan güçlenerek çıkacaksın!’ bu cümleyi şu anda bu hastalıkla mücadele eden herkese söylemek isterim.

Okurun bu kitabı bitirdiğinde ne hissetmesini istersiniz?

Umut… Bu süreçte kendine güvenmek ve ümidi kaybetmemek çok önemli bence. Negatif düşünce döngüsüne girince hayat karşımıza maalesef böyle deneyimler çıkarıyor. Her zaman her şeyden bir çıkış yolu mutlaka vardır. Yoksa belki bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyordur. Bakış açısı değişirse her şey değişir. Deneyimlerim bana bunu söylüyor.

Bu kitabı tek bir cümleyle anlatmanız gerekseydi, ne derdiniz?

Panik atak kader değildir!

Paylaş:
brush-purple Yorumlar