Banu’nun kredi kartı borcu - 2. bölüm

Banu’nun kredi kartı borcu - 2. bölüm

Banu öğleden sonrayı kara kara düşünerek geçirdi. Akşam arabayı işyerinin otoparkında bırakabilirdi ya da depodaki benzinle evine dönebilirdi. Fakat sorun, arabayı nereye bırakacağı değil, ertesi sabah işe nasıl geleceğiydi.

 

Aslında ertesi akşamı, daha sonraki sabahları ve akşamları, hatta hafta sonlarını da düşünmesi gerekiyordu. Otomobilsiz bir hayatı hayal bile edemiyordu. Ancak Banu, hep yaptığı gibi sorunları görmezden gelmeyi tercih ediyor, günü kurtaran çözümlere yoğunlaşıyordu.

 

“Akşam ne yapıyorsun? Bir şeyler içelim mi?”

 

Odasının önünden geçerken ayaküstü şansını deneyen Satın Alma Müdürü Uğur’a bakarken kafasında bir ampul yandı.

 

“Bir arkadaşımla haberleşecektik. Seni bir saat sonra arayıp söylerim müsait olup olmadığımı. Olur mu?”

 

Uğur göz kırparak karşılık verdi.

 

“Bekliyorum.” 

 

Komşu sitede oturan ve her fırsatta ona iltifat eden Uğur’la akşam bir şeyler içip kendini eve bıraktırabilir, o arada arabasında bir problem olduğunu söyleyip ertesi sabah onu alıp alamayacağını sorabilir, takip eden birkaç günü bu şekilde idare edebilirdi.

 

Banu, Uğur’un kapanmayan çenesine, hiç de ilgisini çekmeyen ve yarısının yalan olduğunu tahmin ettiği hikâyelere, giderek daha fazla dokunarak yaptığı şakalara üç gün dayandı. Perşembe akşamı, arabasını tamir ettirdiğini, sabah işe kendi arabasıyla gelebileceğini söyleyip teşekkür etti.

 

Uğur’un hiç şansı yoktu. Şirketin organizasyon tablosunda ondan bir tık yukarıda olsa da, neticede maaşlı çalışan biriydi. Oysa Banu’nun gözü daha yükseklerdeydi. Düne kadar o sosyetik kulüplere, sadece statüsünü yükseltmek için üye olmamıştı. Zengin, patron sevgili peşindeydi. Ne var ki, birlikte at bindiği veya golf oynadığı erkekler onu, o Uğur’u nasıl görüyorsa öyle görmüşlerdi. Hoş, belki akıllı ama sıradan, halktan biri.

 

İlk yemekten sonra onu aramamalarının, bir daha karşılaştıklarında mesafeli davranmalarının sebebine dair fikir yürütmesi zor değildi elbette. Ancak Banu, kabul etmek istemediği gerçekleri yok saymakta ustaydı. Beklediği telefon gelmeyince, ya “Hiç bana göre değil” ya “Boyu çok kısa” yahut “Biraz göbeği var” deyip gözüne kestirdiği, sıradaki adaya geçmişti. Aidatları ödeyemediği için üyelikten ayrılmak zorunda kaldığında ise “Of, her hafta sonu aynı şeyler, sıkıldım, biraz ara vereyim” diyerek kendini kandırmıştı.

 

Gelgelelim, Banu’nun artık görmezden gelemeyeceği, yokmuş gibi davranamayacağı, idare edemeyeceği, kendine de başkalarına da başka türlüymüş gibi gösteremeyeceği, gerçek, fevkalâde gerçek bir sorunu vardı. Eğer kredi kartı borcunu ödemezse başına gelecekler belliydi. Acilen borcunu taksite bağlaması, aynı zamanda bir gelir-gider hesabı yapması, giderlerini kesinlikle azaltması gerekiyordu.

 

İstediği kadar bu borçtan nasıl kurtulacağını düşünmeyi erteleyebilirdi. Ancak telefonlardan kaçamazdı. Kaçamıyordu nitekim. Bankanın hukuk servisinden arayan avukat, kapattığı telefonuna ulaşamayınca işyerinin sekreterine not bırakıyordu. Eğer avukatı aramazsa, herkes kredi kartı borcunu ödeyemediğini öğrenecekti.

 

Cuma sabahı avukatı aramaya karar verdi. Sitenin karşısındaki durakta otobüs beklerken utanıyordu. Sanki herkes ona, parlayan etek-ceket takımına, tabanı kırmızı topuklu ayakkabılarına, kendinden utanan yüzüne bakıyormuş gibi geliyordu. Önünde duran arabayı bu yüzden fark etmedi. Sürücüsü kapıyı açıp dışarı çıkmasa, ona,

“Buyurun beraber gidelim. Sanırım aynı güzergâhı kullanıyoruz” demese, fark edeceği de yoktu.

 

“Bakın hem komşuyuz da...”

 

Hafta başı otoparktan çıkarken az kalsın çarpacağı, aynı gün öğle üzeri yere yapışmaktan onu kurtaran ve şimdi arabasına davet eden adama diyecek bir şeyler arayarak baktı.

 

“Rahatsız etmeyeyim.”

 

“Rica ederim, ne rahatsızlığı.”

 

“Peki, madem aynı yöne gidiyoruz.”

 

 

3. bölüm 1 Mart 2019 Cuma hthayat.com’da...

 

 

Diğer bölümler:

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
3
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Mutluluk Kürleri 2 - Dr. Ümit Aktaş anlatıyor
    Mutluluk Kürleri 2 - Dr. Ümit Aktaş anlatıyor

    Süresi : 22:01 İzlenme : 0

  • Kadınlar için 5 savunma taktiği
    Kadınlar için 5 savunma taktiği

    Süresi : 04:19 İzlenme : 2992

  • Menopoz sıkıntılı mı olmalı?
    Menopoz sıkıntılı mı olmalı?

    Süresi : 09:56 İzlenme : 381

  • Doğum kontrol yöntemleri ve doğurganlık farkındalığı
    Doğum kontrol yöntemleri ve doğurganlık...

    Süresi : 05:18 İzlenme : 60

  • Kolesterolü etkileyen gıdalar
    Kolesterolü etkileyen gıdalar

    Süresi : 02:36 İzlenme : 816

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön