HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Yeşim Hanım merhaba, yazılarınızı çok severek ve ilgi ile takip ediyorum. Size danışmak istediğim biraz genel bir konudan bahsetmek istiyorum. Farklı bir şehirde iş dolayısıyla 2 yıldır çalışıyorum biraz yaşım var… Yüksek lisans falan da derken iş hayatına geç atıldım. 2 yıldır kendimi tanıma ve içimdeki boşluğu anlamlandırma ile geçiyor; biraz kafamda yapmak istediklerimle bulduğum hayatın farklılığı beni düşünceli ve keyifsiz hissettiriyor. Hayatımı kabullenemiyor yer yer yalnız da hissediyorum ailem ve çevre birisiyle tanışmamın ve evlilik yoluna girmenin iyi olacağını söylüyorlar. İlişki sorumluluğu ve işten çıkarılırsam gibi endişeler beni geri itiyor. Bir yandan sevmek sevilmek bağ kurmak istiyorum. Aile, çevreden tanıdıklar aracılığıyla birilerini tanıştırıyor. Ben işi olan birilerini istiyorum. Tanıştırdıkları kişiler memleketinde kalma, yüzyüze görüştüğü kişilerle ilişki kurmak ve işimi beğenmedikleri için bir şekilde reddediyorlar. İş, hayat ve ilişkiler konusunda nerede yanlış yapıyorum?

Yeşim Tijen’in cevabı:

Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; yalnızlığın böyle bir tarafı var. Kendi kendinizi kazar, derinlerinize inersiniz. Orada define bulacak değilsiniz; güzel günler yaşamış olsanız da “ah”lar “vah”lar da ortaya çıkabilir. Olmamışlar, gerçekleşmemişlerle yüreğinizi sıkıştırmaktansa hemen oradan ayrılıp bugüne dönmelisiniz çünkü geçmişin insana bir faydası yok. Gelmiş geçmiş ve gitmiştir. Geçmişi geçmişte bırakmalısınız. Unutmamalısınız ki yaşam bugünde anlamını buluyor. Bugünün hakkını vermeniz gerekir ken siz “ah”larla “vah”larla hesaplaşıyorsunuz. Bunun adı boşluk, amaçsızlık, hedefsizlik, umutsuzluk ve yalnızlık. Neden geçmişe gidiyorsunuz söyleyeyim. Zihnin bir üretkenlik alanına ihtiyacı varmış, boşta kalan zihin geçmişi düşünmeye anlamsız bağlantılar kurarak duygusal çöküşü yaşayabiliyormuş o yüzden de meşguliyet çok önemli. Siz iki senedir farklı bir şehirde kendi kendinizle baş başa kalınca bu çöküşü yaşamak yerine kendinizi meşgul etmeli ya kariyerinize faydalı olacak alanlarda eğitim almalı ya da hobilerinizle ilgilenmeliydiniz.

Yazdıklarınızı okuyunca bugünde kötü bir şey olmadığını gördüğümü söylemeliyim. Belki yapmak istediklerinizi yapamamış olabilirsiniz o zaman şartlar başkadır. Bugün şartlarınız hatta siz bile bambaşkasınızdır. Üzerinizden sizi öğüterek, öğreterek büyüten, farklılaştıran yıllar geçmiştir; eliniz boş değil, güçsüz biri değilsiniz. Kendinizi başarısız bulmamalısınız. Size göre bazı şeylere geç kalmış olsanız da -bunu evlilik olarak söylüyorum- erken yol alanlardan daha şanslı olabileceğinizi de unutmamalısınız çünkü siz erken yol alanlara göre ne istediğinizin bilinciyle evleneceksinizdir. Herkes bu bilinçle evlenmiyor sonradan ne istediğini anlıyor iş işten geçmiş çoluk çocuğa karışmış oluyor. Siz de öyle bir evlilik yaşamış olsaydınız sonrasında “Biz birbirimize uygun değilmişiz” deseydiniz daha mı şanslı hissedecektiniz? Dışarıya gösterilen mutlu yüzlere bakıp “Ah ben de keşke evlenseydim” diye kendinizi eksik hissetmeyin ama mutluluğu gerçekten yakalayan birbirini yücelten denk gelenler için evlilik gerçekten şahane bir birliktelik. Böyle bir evliliği sizin için diliyorum. Ailenizin çevrenizin evlen diye size diretmesi onların sizin de bir aileniz olmasını istemelerinden ama hayat sizin hayatınız. Kendinizi ne zaman hazır hissederseniz o zaman alacağınız bir karar olmalı. “Ailenizin çevrenizin ne dediğine o kadar kulak asmayın eğer hayatınızla ilgili kararı siz veremiyorsanız o kararı başkaları sizi üzerek verir” demişler. O nedenle bu yalnız geçen günlerinizin içinden yapamadıklarınıza hayıflanarak değil hedeflerinize odaklanarak, inanarak, umutla çıkın derim. Hedef koymak çok önemli bunu mutlaka yapmalısınız. Eğer işten çıkarılma korkunuz varsa böyle bir şey yaşanması durumunda çok kolay bir şekilde iş bulacak kalifikasyona kendinizi getirmelisiniz. Ne iş yaptığınızı bilmemekle birlikte mesleğinizle ilgili ek kurslar, yabancı dil öğrenimi, sertifika programları ve benzeri çalışmalarla kendinizi geliştirmeli ve daha büyük bir networke sahip olmalısınız. İşini iyi yapan donanımlı biri işsiz kalırsam diye korkmaz nasıl olsa yeniden işe gireceğini bilir. Bunlarla birlikte etrafınızdaki insan sayısı da artacak ve belki de kafanızdaki profile uygun bir eş adayıyla tanışacaksınız. Bunun haricinde bütün kadınlar evlenecekleri kişi kendine güvenli olsun, kendine ait bir çevresi, arkadaşları olsun ister. Karamsar birini değil ona umut verecek birini hayatına almak ister siz de evleneceğiniz kızda çalışan biri olmasına dikkat edin ki hayat korkularınızı yaşatmasın. Hayattan bir haber biriyle evlenirseniz o zaman korkularınızı yaşayabilirsiniz. Kızların sizinle evlilik yoluna çıkmaması biraz kendinize kendinizin bile inanmaması, korkularınızın, güvensizliğinizin dışarıya yansımasından olabilir. Siz önce kendinize umut olacaksınız ki başkalarının da hayatının umudu ışığı olabilin. Size bir büyüğünüz olarak tavsiyem asla evleneyim diye evlenmeyin hayattaki en önemli kararınızla hayatınızı karartacağınızı ya da daha aydınlık ışıklı hale getireceğinizi bilin. Ömür boyu sevebileceğiniz biri olmalı bugünün yalnızlığını doldurmak için evlenmeye kalkmamalısınız. İnsanlar yalnızlığını bir şekilde doldurur hatta o yalnızlığı güzelleştirebilirler ama “keşke”leri hiçbir şeyle dolduramaz, yok da edemezler bunu bilin. Yaşam her şeye yetişecek kadar uzun yavrum güzel günler dileğimle…

Sevgiler sevgili okurlarıma…

Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com

Paylaş:
brush-purple Yorumlar