HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ

Yeşim Hanı merhaba; yaklaşık iki yıldır beni sıkan durumu içinde sıkışıp kaldım. İlk başta küçük şeylerle başladı. Toplanmalara son anda haber verilmemeler, planlar yapılırken bana fikrimin sorulmaması, kararların benim adıma da çoktan alınmış olması… “Yoğundur, düşünememiştir” dedim. “Boşver” dedim. Alttan aldım. Zamanla bu hal kalıcı oldu. Ben sustukça herkes rahatladı, böyle davranmaya devam etti. Bir gün kırıldığımı söyledim, bu kez “Sen de her şeye alınıyorsun” denildi. Bir gün mesafe koydum “Çok değiştin” dediler. Eskiden güler yüzle yaptığım şeyler şimdi bana mecburiyet gibi görülüyor. İlgimi çekince normal, geri çekilince problem oluyorum. Asıl zoruma giden şu: Kimse bana açık açık kötü davranmıyor ama ortada bir yok sayılma var. Tam içinde de değilim, tamamen dışında da. Varlığım fark edilmiyor ama yokluğum da sorgulanmıyor gibi geliyor bana. Bu hâl insanın içini sessiz sessiz kemiriyor. Artık eskisi gibi davranamıyorum ama maalesef tamamen de kopamıyorum. Kendime kızıyorum “Geç mi kaldım?” diye yoksa hâlâ toparlanır mı bilmiyorum. Neden bunca zaman sessiz kaldım onu da bilmiyorum. Belki de şimdi uyandım ve kendimi buldum. Bildiğim tek şey bu şekilde devam edemediğim. Sizden tek ricam bana bir yol göstermeniz. Umarım mailimi görürsünüz.

Yeşim Tijen’in cevabı:

Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili okurum; kimse kimseyle var olmaz. Birkaç arkadaşı hayatından çıktı diye de bir kaybı olmaz. Onlarla var olmadınız onlardan uzaklaştığınızda da yok olmayacaksınız. İlk önce bunun bir farkına varın ondan sonrasında adımlarınızı atmanız kolaylaşır çünkü her şey farkındalıkla başlar. Arkadaşlarınız size çocukların oyunda fasulyeden sayılması gibi bir davranış içinde bulunmuşlar; hiçbir konuda fikrinizi sormamışlar, kötü davranmasalar da değerli de hissettirmemişler şayet sizin bu durumu yaratacak davranışlarınız yoksa bu fasulyeden sayılmaya karşın tabii ki bir tavrınız olmalı… Çünkü size değersizlik duygusunu yaşatmışlar. Bu af edilir değil. Yaşamış olduğunuz bu durumları ilk fark etmeye başladığınızda gereken tepkiyi vermeyerek susmuşsunuz. Susmak her zaman doğru bir davranış değildir. Sustukça sorunlar yok olmaz aksine büyürler. Bağırmak değildir çözüm ama bir tepki verilmezse işte o zaman yapılan davranışı hak etmiş sayılırsınız. Tepkisizliğinizle siz de yok sayılmaya devam edilmişsiniz. Şimdilerde fark ettiklerinizle tavrınızı koymaya başlamanız güzel ama değişen bir şey olmuyorsa buradan sonra siz de onları yok saymalısınız ve bu arkadaşlığa net bir sınır koymalısınız. Ha hayatınızda varlar ha yoklar siz onlar için yoksanız onlar da sizin hayatınızda olmasınlar. İnsan insana koyduğu sınırlarla kendine nasıl davranılması gerektiğini anlatmaya çalışır. Tabii anlayana…

Bu tarz arkadaşlıklar insanın kendine güvenini, yaşama sevincini elinden alabileceğinden bu öngörüyle hareket etmelisiniz. Yazdıklarınızdan gördüğüm iyi niyetlisiniz; iyi niyet güzel bir meziyet ama günümüzde zayıflık olarak görülüyor. İyi niyetin fazlası bir yerden sonra kişiyi değersizleştirebiliyor. Bakın her şeyde bir sınır var iyi niyette de sınır olmak zorunda. İyi niyetinizi hak edenlere göstermenizi öneririm. İnsan olana ve hayvanlara en çok da hayvanlara… Bu da demek oluyor ki her şeye, herkese güzel yüzünüzü yani iyi niyetinizi göstermeyeceksiniz. Bir duruş sergileyeceksiniz. Dik bir duruşunuz yoksa bu yaşadıklarınız hep böyle sürer gider siz de hep mutsuz ve özgüvensiz olursunuz. Ez cümle artık bütün bu döngüleri kırıp dik durmak zamanı gelmiş. Kimseyi değiştiremezsiniz ama yolunuzu değiştirebilirsiniz.

Sevgiler sevgili okurlarıma...

Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com

Paylaş:
brush-purple Yorumlar