Sevdiğim adam şizofreni hastası

Merhaba, 27 yaşındayım, sevdiğim adam şizofreni paroid hastası. Çok zorlu süreçlerden geçtik, ailem istemiyor. Beni öldürürlermiş ama evlenme izin vermemiş. Sorun bu da değil. Bu kişi tarafından aldatıldım. Sosyal medyada bir kızla konuştuğunu öğrendim. Sevgilisi olmadığını söylemiş, kırıldım, ayrıldık. 3 gün sonra barıştım. Babası öldürülmüş ve trafik kazası geçirmiş bu yüzden ona hissettiğim acıma mı korumak istemem mi aşk mı bilmiyorum. Seviyorum, ailemin kabul etmesini istiyorum. Nasıl yapacağımı bilmiyorum. Sabit fikirliler.


Yeşim Tijen’in cevabı:

“Varsın olmasın hayatta her istediğimiz.

Biz olana Elhamdülillah olmayana da Eyvallah demesini biliriz.”

Mevlana


Zor bir söz eyvallah demek değil mi yavrum? Genelde erkeklerin sıkça kullandığı bu söz aslında bir kabulleniş. Siz bu kabullenişe direniyorsunuz. Bana yazmanızın nedeni de bu. Belki diyorsunuz bir umut… Ama umut yok. Boş hayal peşinde koşmamanızı öneririm. Sizi anlamadığımı sanmayın. Sevince ne olursa olsun insan ayrılmak, bırakmak istemiyor. Dayanırım katlanırım zannediyor ama öyle olmuyor. Yaşadıklarınızla zamanla farklılaşıyorsunuz, değişiyorsunuz, büyüyor, olgunlaşıyorsunuz ve katlanamıyorsunuz. O sevgiden uzaklaşırken de ah benim akılsız başım demeye başlıyorsunuz. Sonrası karşılıklı mutsuzluk, pişmanlık. Oysa zamanında gerçekleri görerek “Eyvallah” demeyi başardığınızda olmayan arzularınız için bu kadar üzülmeyecek, biraz burukça olsa bile “Eyvallah” diyebileceksiniz. Sonra nasılsa atlatacaksınız. Bunu göremiyorsunuz. Ailenize gelirsek; hangi anne-baba kızını tehlikeli psikolojik rahatsızlığı olan biriyle evlendirmek ister? Hiçbir anne baba istemez. Düşünmenizi istiyorum. Bir kişi hiçbir psikolojik rahatsızlığı olmayan biriyle bile evli olduğunda sorunlar yaşayabiliyorken siz ne yapacağı belli olmayan biriyle evlenmeye niyetlenebiliyorsunuz. Oldukça cesaretlisiniz. Sizin gelecekle ilgili hayalleriniz, beklentileriniz, umutlarınız yok mu? Hayatınızı bir hasta adama mı adayacaksınız? Üstelik sizi şimdiden aldatmış biri bu kişi. Geleceğinizi karartmaya mı çalışıyorsunuz?


Bu rahatsızlık hakkında bilgiler edinmiş olmalısınız ama ben yine de sizin için derledim. Bu rahatsızlıkla savaşanların durumu kısaca bu: “Paranoid şizofreni vakalarında, bireyin bir hayal aleminde olması ve gerçeklikten uzaklaşmış olması, hayatını normal bir şekilde sürdürmesine ciddi anlamda engel olmaktadır. Paranoid şizofreni belirtileri arasında en çok gözlemlenen semptomlardan bir tanesi paranoya ve sanrılardır. Hastalar gerçeklikten tamamen uzak olan, güçlü kanıtları olmayan bu inançlarına genellikle körü körüne inanmaktadırlar. Birilerinin sürekli kendilerini gözlemlediğini ve ona zarar vermek istediğini düşünebilir ya da eşlerinin veya sevgililerinin kendilerini aldattığına inanabilirler. Hali hazırda var olmayan sesleri duyarak derin bir korkuya sürüklenebilirler. Buna ek olarak paranoid şizofreni hastaları, gerçekte olmayan kokuları ve tatları hissettiklerini, başkaları tarafından duyulmayan sesleri duyduklarını düşünürler. Sürekli olarak çevrelerinde bulunan herhangi bir bireyden zarar göreceklerine dair düşünceleri, insan ilişkilerine zarar verir. Bu durum, yalnız kalmalarına neden olur. Paranoid şizofreni vakalarında görülen paranoya ve sanrılar tamamen bireyin kendi karakter yapısına ve yaşam tarzına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Paranoid şizofreni belirtileri arasında alan bir diğer madde ise hastalarda görülen kişilik bölünmeleri. Yani paranoid şizofreni hastaları, farklı karakterlere bölünebilirler, bu da iç dünyalarında büyük bir çatışmaya neden olur.


Aynı anda hem iyi hem kötü, hem saldırgan hem de yumuşak kalpli; birbirinden tamamen uzak karakterlere bürünebilirler. Bunun yanı sıra bu bireyler sık sık kendi kendilerine konuşabilmektedirler. Paranoid şizofreni hastalarının öfke kontrolü düşük olabilir. Düşüncelerine sıkı sıkı bağlı olduklarından görüşlerini yok sayan insanlara karşı öfkeli ve saldırgan olabilirler. Bunun yanı sıra kendilerine zarar verme eğilimi de paranoid şizofreni hastalarında görülen belirtiler arasındadır. Bunun temel nedeni ise yaşadıkları kişilik bölünmeleri ve bu karakterler arasında yaşanan çatışmalardır.”


Şimdi size soruyorum hala böyle biriyle evlenmeye cesaretli misiniz? Yoksa eyvallah diyerek kendi yolunuza gidebilecek misiniz? Sevgiler sevgili okurlarıma...



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.