Ayrılmak istiyor, ben cesaret edemiyorum

“Yeşim Hanım, ben üniversite öğrencisiyim. 2 yıl önce erkek arkadaşımla sevgili olduk. Aynı bölümdeyiz. İlk yıl her şey muhteşemdi. Aşıktık. Her şeyi dolu dolu sevgiyle yaşadık. Kendisi benim ilk elini tuttuğum insan. 2. yılımızda çok yıprandık. Hatalarımız oldu karşılıklı, benim hatam kavga ettiğimizde kendimi ifade edememem. Kavga sırasında konuşamıyorum, ağlıyorum. Ama sonunda dayanamayıp hep düzelttik ya da öyle yaptığımızı sandık. Bizim ilerleyememe sebebimiz bu. O ifade edebilmem için çabaladı ve sonunda çabalamayı bıraktı. Kendisini çok seviyorum. Kirpiğini yanımda taşıyacak kadar çok. Birçok şeyi paylaştık, yaşadık, atlattık. Maalesef 1 ay önce babasını kaybettik. Yanında olmaya çalıştım ama beni sürekli itti. İstemedi. Onu düşünürken, o bundan bunaldığını söyledi. Bu durumda böyle olması beni kahretti. Şu an ise tamamen her şeyin bittiğini söylüyor. Ayrılmak istiyor ama ben cesaret edemediğim için bitiremiyoruz. Böyle birbirimize zarar veriyoruz, mutsuzuz diyor. Olayların bu noktaya gelmesi beni tüketti. Her şeyim dediğim insanın benden uzaklaşması, iki yılın bıraktıkları çok üzdü. 2 yıl boyunca hiç ayrılıp barışmadık. Aynı şekilde devam ettik ama şimdi kavga sonunda geri dönmüyor. Katı, sert. İnsanların objektif düşünemediği için söyledikleri beni tamamen çökertti. İnternette çare ararken sizin yazınıza denk geldim. Yeşim Hanım çıkmazdayım, çaresizim. Neyi, nasıl yapacağımı bilmiyorum. Böylesine benimle bütünleşmiş bir insanı tamamen çıkarmak zor geliyor ki tamamen çıkaramam hâlâ aynı ortamı paylaşıyor olacağım. Yardım edin bana çıkayım şu buhrandan.”

 

Yeşim Tijen’in cevabı:

Başlangıçlarda bir tılsım, bitişlerde de acı var sevgili okurlarım. Çok sevdiğiniz insana daha düne kadar sımsıkı sarılıyorken şimdi elleri ellerinizden kayıp gidiyor. Hiçbir şey yapamazsınız.  Sadece bakakalırsınız. Gururunuzu bir kenara bırakıp bir ümitle seslenirsiniz de duymaz o. Gitme! Bırakma beni! Iı- ıııh, duymaz. Bitirmişse duyamaz. Ondaki bu kopuşu görüp kendi kendinize sorarsınız: Ben nerede hata yaptım Allah’ım?

 

Bazen buraya kadarmış der, düne kadar sizi seven, sizden bir gün ayrı duramayan sevgiliniz. Çıkar, gider hayatınızdan. Anlayamadan, anlam da veremeden bakarsınız. Neden dersiniz, neden? Sahi, nedeni nedir? Her şeyin bir ömrü mü vardır? Bir süre kendinizi suçlarsınız. Şöyle yapsaydım, böyle yapsaydım bitmezdi. Bırakmazdı ama etrafa bakarsanız bazen öyle çiftler görüyor ki insan ya bu hiç buna yakışmış mı dersiniz. Gerçekten de yakışmıyordur ama aralarında onları birbirine çeken elektrikleri hala yanıyordur, hala alev alevdir. Bunu nasıl açıklarız? Bunu karşılıklı bir enerji alışverişidir diye açıklayabiliriz. Evrende her şeyin bir enerjisi vardır ama her şeyin. Sizin ikinizin arasındaki de bir enerji kaybıdır.

 

Bütün bunlara sebep siz misiniz? Kendiniz olamamanız dolayısıyla belki bir parça… Kendimi ifade edemiyorum demişsiniz. Peki neden kendinizi ifade edemiyorsunuz? Hiç düşünmediniz mi? Bunun birkaç nedeni var. Çocukluktan kalma güvensizlik, çekingenlik, kelime haznenizin yetersizliği, anlatma kabiliyetinizin olmaması, içe dönük olmanız… Sizce bunlardan hangisi olabilir? En kısa konuşmanız gereken yerde bile uzun uzun cümleler kurmaya çalışın, bolca okuyun. Konuşmaktan çekinmeyin. Kendinize güvenin. Kimse sizden daha üstün değil. Herkesin artı ve aksileri var, kiminin öyle kiminin böyle, bu şekilde düşünerek hareket etmeye çalışın. O zaman bu durumu aşarsınız. Sizden bu yüzden mi ayrılmıştır? Siz, siz olamadığınız için aslında kendinizi yeterince ortaya koyamamışsınızdır. Kendini ifade edemeyen biri kendi olabilir mi? Bir düşünün. Siz, siz olabilseydiniz artılarınızla eksilerinizle karşınızdakini belki de daha çok etkileyecektiniz. Varlık gösteremediğiniz bir ilişkide varlığınızı hissettiremezsiniz. Yokluğu da çok etkilemez. Üzgünüm, bu böyle. Her zaman siz kendi varlığınızı eğrisiyle doğrusuyla ortaya koymalısınız. Ancak o zaman ilişkide var olabilirsiniz. Yokluğunuzun da bir anlamı olur.

 

Şimdi ne yapabilirsiniz? Onun kararına karşı gelmeyi bırakın. Bırakın ayrılsın. Şimdiye kadar hiç ayrılık yaşamadığınız için bu ayrılığınız sizin ilişkiniz için önemli. Ayrılıkla birbirinizin yokluğunda neler hissettiğinizi göreceksiniz. Siz şimdiden o moda girdiniz. O daha yaşayacak ayrılığın tadını. Bu durum birçok şeyi ilişkiniz adına açıklığa çıkaracak. Bu yaşadıklarınız, babasının ölümünden dolayı yaşadığı bir bunalım da olabilir. Bunlar açığa çıkacak. Aynı yerde olduğunuz için gözlemleyeceksiniz. Üzerine gitmeyin. Kendi haline kalsın, kafasını dinlesin. Ayrılmayalım diyerek direttiğiniz genç hala sizin kendinizi iyi hissetmenizi bekliyor. Siz de çıkın karşısına. Tamam diyerek ayrılığı başlatın. Başlamak da bitirmek de cesaret istiyor. Hadi sevgili okurum, cesaret! Ne yaşayacaksanız, yaşayacaksınız; kaçış yok. Kaçış acıyı daha çok yaşatır sadece. Hem bir sizsiz kalsın ondan sonrası önemli. Sizden ayrıldıktan sonra ne yapacak? Belki gerçekten kendi yoluna gidecek. Belki kendisindeki değerinizi fark edecek.

 

Bu durumu yaşamasına izin vererek kafasındaki taşların yerini bulmasını sağlayacaksınız. Bu ayrılıktan sonraki karşılaşmalarınızda onu gördüğünüzde duygularınıza hakim olun. Yani gerçek duygularınızın üzerine kalın bir örtü örtün. Siz güçsüz bir kız değilsiniz, bunu başarabilirsiniz. Bu süreçte de onunla hiçbir şekilde iletişime geçmeyin. Aramayın, sormayın, mesaj atmayın, sosyal medyada takip etmeyin, gönderme yapmayın. O hiç hayatınızda olmamış gibi, sanki unutmuş gibi davranın ve özel hayatınızla ilgili şeyler de paylaşmayın. Sizin onunla ilgilenmediğini görmek ve hayatınızla ilgili şeyler paylaşmadığınız için sizden haber alamamak size olan merakını da arttıracaktır. Nasıl olsa beni unutamadı, cepte imajı asla ve asla yaratmayın. Sizin onu arayıp sormamanız, mesaj, mail atmamanız da onda  “Beni unuttu mu acaba?” dürtüsü uyandıracak ve sizi daha çok merak edecek, izleyecektir.

 

Ne zamana kadar bu birlikteliği zorla sürdürebilirsiniz bir düşünün. Evet, güzel bir aşk yaşadınız ama artık istemiyorum diyorsa bitmeli. İnsan olarak bize düşen dünde yaşamak değil, bugüne odaklanmak. Şimdide olmak. Şimdi ne var? Ayrılık. O zaman onu göğüsleyeceksiniz. Dünde yaşarsanız unutamazsınız, bugünde olacaksınız. Dünde o vardı ama bugünde yoksa, siz de düşünmeyeceksiniz. İnsan isterse unutur. Unutamam diyerek baskılamayın kendinizi. Unutursunuz. Devir kolay unutma devri. Gençsiniz, fırsatlarınız alternatifleriniz var. Hele bir kendinize gelin. Oyalanın, kendinizi meşgul ederek o aklınıza geldikçe artık dünde kaldı diyerek kovun aklınızdan. Başka şeylere yönelin hemen. Biraz acı çekeceksiniz. Bunu göze alacaksınız. İnsan gerçekten çok güçlü, ölüme dayanıyor, en acı hastalıkları yeniyor, ayrılığı haydi haydi yener. Yeter ki karar versin. Ve sizde bu kararı vereceksiniz. Benim okuyucum güçsüz olamaz!

 

Aynanın karşısına geçin, bakın kendinize. Siz erkek arkadaşınızın sırtında yük gibi olmuş beraberliği isteyecek bir kız mısınız? Hayır, eminim değilsiniz. Bunca güzel anınız varken, ilişkiniz bitse bile, bir türlü ayrılamayan, bıkkınlık veren biri olarak mı hatırlanmak istersiniz yoksa dediğim gibi bitse bile her aklına geldiğinizde dudaklarında hafif bir tebessüm bırakmak mı? Gözlerinize bakın aynada. Bakabiliyor musunuz? Bakmak istiyorsanız özgür olmalısınız. Kendinizi sevmelisiniz. Kendinizden hoşnut olmalısınız. Bu davranışlarınızla kendinizi sevebilir misiniz? Bence sevemezsiniz. Doğru davranışlar değil. İzin verin gitsin hayatınızdan. Sizi seven zaten bir yere gitmek istemez. Gitse de geri döner ama sevmiyorsa ne işiniz var zorla onun hayatında?

 

Şimdi bütün bu yazdıklarımı okuduktan sonra biraz düşünün.  Ve sonra bir daha bakın aynadaki kızın gözlerine. Baktığınızda daha rahatlamış olacaksınız ve yarın, öbür gün daha da rahatlayacaksınız. İnsan kendine acı da çektirse doğruları yaptıkça güven kazanır. Hatta eskisinden daha güvenli olur, buna inanın. Hadi bakalım, güçlü bir genç kız istiyorum karşımda. Biliyorum ki sizde bu güç var, onu da konuşmalarınızı sakladığınız gibi kendinize saklıyorsunuz sadece. Hayır, artık kendinizi saklamayın. Ne kadar güçlü olduğunuzu gösterin. Hem yarınlarda inanın bana hep daha güzel şeyler vardır. Şu an, ben yarınları değil onu istiyorum dediğinizi duyar gibiyim. Ama korkmayın hepsi geçecek. Allah hep daha iyisini verir kullarına. Ben buna inanıyorum.  Siz de bana inandınız ki yazdınız. Yarınlara ve Allah’a güvenin. Sevgiler…

 

***

 

Çözemediğiniz sorunlarınızı rumuzunuzla yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.

 

Yeşim'le Hayat Bilgisi her zaman sizin yanınızda...

 

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres: yesimilehayatbilgisi@gmail.com

 

Twitter: @yesimtijen

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 5032

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3102

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 835

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 538

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2400

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön