Kızlara bir türlü açılamıyorum...

“18 yaşındayım. Bir türlü karşı cinsle konuşma cesaretini yakalayamıyorum. Arkadaşça oluyor ama duygusal anlamda olduğunu düşündüğüm zaman yanına bile gitsem ağzımı bıçak açmıyor, yardımcı olursanız sevinirim. Teşekkürler...”

 

Yeşim Tijen’in cevabı:

Bazen bir annenin çocuğunu çekiştirmesi gibi çekiştirir insan kendi içindeki korkak, ürkek yanını. Hadi gel, korkma, oradan çık... Sizden karşılık olarak bir ‘’ııııh’’ sesi gelir, bir türlü çıkmak istemez, orada durur içinizdeki diğer yanınız. Mutlu olduğundan değil, korktuğundan... Öylece zamanını bekler. Neyin zamanını, kendine güven duymanın zamanını. Hadi cesaret, hadi demekle ruhlarda cesaret oluşmaz. Bu güveni duymak istiyorsanız, kendinize karşı acımasız olmayacaksınız. Her yaptığınız hareketi, söylediğiniz sözü eleştirmeyeceksiniz. Kendinize karşı hoşgörülü olacaksınız. Kendinizi seveceksiniz. O zaman göreceksiniz ki o karanlık yerde işiniz yok sizin.

 

İnsan kendini kişilik olarak yeterince zengin hissetmiyorsa, ailesinden, yakın çevresinden manen bu yönde pohpohlanmadan büyütülmüşse bu durumun zemini oluşmuş demektir ama farkındalık bu oyunu bozar çünkü insan aklıyla kendini, kısılmış olduğu kapandan çıkarabilir.

 

Karşınızdaki insanları sizden üstün olarak görürseniz, içinizde yaşamaya devam edersiniz. İnsan olan herkesin, iyi ve kötü yanları vardır. Bunu böyle kabul etmekle başlayın kendinizle savaşınıza. Biriyle konuşmak istediğinizde ağzınızı bıçak açmıyor ya aslında düşünseniz kendi kendinize yaptığınız büyük haksızlık. Susunca, konuşmayınca karşınızdaki insanın sizi tanımasına fırsat vermemiş oluyorsunuz. Konuşmayan biri hakkında nasıl fikir sahibi olabilir, ne hissedebilir insan? Şimdi yanlış bir şey söylerim, itici olurum gibi düşüncelerle vesveselerin ardında yaşamakla hem kendinizi ifade edememiş  ve gerçek sizi kimsenin tanımasına fırsat vermemiş olursunuz. Bu haliniz sizi her alanda baskılar, içinizdeki yaratıcı, yapıcı yanlarınız kıskıvrak bağlı kalır ve siz kendi içinizde yapamadıklarınızla kalakalırsınız.

 

Kedim Leo’dan bir aralar yazılarımda bahsetmiştim. O bir kedi olarak kendi varlığını benim evimde ortaya koymaktan kaçınmıyor. Oldukça da başarılı... ‘’Miyav, miyav’’ mamasının olduğu yere gidip ‘’mama koy’’ diyor. Dışarı çıkmak isteyince kapıya gidip ‘’miyav miyav’’ diyor. Dışarı çıkarmadığım halde asla vazgeçmiyor dış kapının önünde miyavlamaktan. Bir kedi olarak bayağı algısı yüksek bir kedi, bizim dışarı çıkacağımızı üstümüzü değiştirdiğimiz anda anlıyor. ‘’Ben de ben de’’ der gibi yine başlıyor ‘’miyav miyav’’. Sevilmek isteyince  oturduğum yere gelip ayaklarının üzerine kalkıp, başını uzatıyor, ben başını okşayınca mutlu bir ifade ile ‘’mav’’ diyor. Sinirlenince ayaklarımıza saldırıyor. Hiç ‘’ben kediyim, akıllı olmam gerekiyor, yoksa beni kapının önüne koyarlar’’ demiyor. Acımasızca bir güzel ısırıyor ama biz yine de onu seviyoruz. Sus pus bir kedi olsaydı, hiçbir varlık göstermeseydi, bizi tırmalayan ısıran bir kediye bu kadar müsamaha gösterebilir miydik? Bilemiyorum. Bunu niye anlattım; o kedi haliyle varlık gösterebiliyorken canlıların en akıllısı olan insanın daha akıllıca davranıp kendi komplekslerini yenerek, içinden çıkmayı başarması gerekmiyor mu?

 

Öncelikle kendinizde sevdiğiniz yönleriniz üzerinde yoğunlaşın, olumsuz yanlarınıza değil. Kendi kendinize telkinde bulunun, ‘’sen yaparsın’’ bu sihirli kelimeniz olsun. Tabii ki siz her şeyi yapabilirsiniz. Karşı cinsle konuşabilirsiniz, niye konuşamayacakmışsınız? Ne çok ortak konuşacaklarınız var  bir düşünün. Okuyorsa okulundan, derslerinden, sınavlarından soru sorun, cevaplasın. Konu konuyu açar baskı altına almayın kendinizi. Sizden hoşlanmadı diyelim, arkadaş olarak görüşürsünüz, illa sevgili olacaksınız diye şartlanmayın ama kendinize ve karşınızdakine konuşarak o fırsatı vermeden de bilemezsiniz değil mi? Diğer yandan kişi kadın ya da erkek kendini öğrenerek donatmalı, bu sizin kendinize güveninizi arttırır. Okuyun, gazete, kitap kendinize okuduklarınızla katacaklarınız sizi farklılaştıracaktır. Konuşmanız daha akıcı, dinletici olacaktır. Az şey mi? İç ve dış bakımınıza özen gösterin, yakışıklı veya güzel olmaktan daha önemlidir temiz ve bakımlı olmak. Rahat hissetmenize yardımcı olur. Kendinize daha çok güvenirsiniz. Karşınızdakini konuşurken dinleyin, heyecanlanmayın. O da sizin gibi genç ve muhtemelen birçok konuda aynı tedirginlikleri yaşıyor ama insanın niyeti iyiyse, vicdanlıysa, çalışkansa kişi olarak hep şansı vardır. Son söz olarak, biliyorum ki siz yaparsınız diyeceğim, çünkü farkındasınız.

 

 O zaman demek ki kendi kendinize, bile bile lades olmayacaksınız, olmamalısınız...  Sevgiler...

 

***

 

Çözemediğiniz sorunlarınızı rumuzunuzla yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun. Yeşim'le Hayat Bilgisi her zaman sizin yanınızda...

 

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres: yesimilehayatbilgisi@gmail.com

 

Twitter: @yesimtijen

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    15 Nisan 2016 Cuma 14:38

    Merhaba kendini toparla kafana koyduğum bir şeyi yapmalısınız sunku sen çok tatlı ve sirinsinseni hhiç kimse retmez gülüşün yeter bende senle tanışmak istiyorum ama isdersen

    Cevapla

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 16989

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4366

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 6922

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8428

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1424

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön