Eşcinsel olduğum için okulda dışlanır mıyım?

Merhaba,

Bir arkadaşım şehir dışından İstanbul’da üniversite kazandığı için okumaya geldi ve bu arkadaşım eşcinsel. Okulun başladığı süreden itibaren henüz 1 kez okula gitti. Eşcinsel olduğu için okulda dışlanacağını ve şiddet göreceğini düşünüyor. Onu ikna etmeye çalıştım fakat gözü bayağı korkmuş gibi… Sizce ne yapmalıyım?

 

Yeşim Tijen’in cevabı:


Birkaç gün önceydi. Canım çayın yanına çikolatalı bir şeyler istedi. Çikolata aşkıyla markete gidiyordum. Yolun karşısına geçmek istedim. Biraz ilerden gelen beyaz arabayı gördüm. O gelene kadar ben geçerim dedim, adımımı attım yola, yürüyordum. Bir çarpma hissettim. O gelen bembeyaz arabanın bana çarptığını anladım. Yerde yatıyordum, insanların seslerini duyuyordum. Bitti dedim kendi kendime o an, buraya kadarmış her şey. Yüzümden saçlarımı çektiler, başımın altına bir şey koydular. Ambulans niye gelmedi diye bağırıyorlardı. Adımı sordular, ağrım var mıydı onu da öğrenmek istediler. Evet, vardı, başım, boynum her yerim ağrıyordu. Korkma dediler, ama hala ambulansa kızıyorlardı. Şaşkınlığım korkuya dönüşmüştü. Neredeydi bu ambulans? Yoksa beklerken öbür tarafa mı geçecektim? Gözlerimden yaşlar akıyordu. Ağzımdan tek çıkan sözcük anneydi. Sadece anne diyordum. Düştüğüm bu durum, kaderimin sadece bir ambulansa bağlı olması ne kötüydü. Ellerim tanımadığım insanların ellerindeydi. O an o ellere ihtiyacım vardı ve tutuyordum. Yüzünü görmediğim, hiç tanımadığım insanlar bana kuvvet veriyordu. Bir kalkmayı dene dediler, bakalım kalkabilecek misin? Akıllı bir kız gibi söz dinledim. Kalkmaya çalıştım. Doğruldum. Yolu ikiye ayıran plastik borulardan birine doğru yönelip tutundum. O an sevinç sesleri yükseldi, beni tanımayan insanlar benim için sevinmişler, mutlu olmuşlardı. Alkışlayan var mıydı? Tam hatırlayamıyorum. Yolun ortasındaki o küçük borulara ayağa kalkamadan tutunmuştum ya daha fazlasını yapamadım, kendimi yere bıraktım. Onların, bir şeyi yok, iyi sevinç sesleriyle yere uzandım yine. Ambulans hala gelmemişti. Ben ve bir sürü insan başımda bekliyorduk. Sonunda yakındaki bir tıp merkezinden sedye geldi. Beni sedyeye koydular ve ardından ambulans geldi. 

 

Bugün bunları yazabiliyorum. O gün hayatım bir ambulansın gelişine bağlıydı, bana değil. Benim elimde olan bir şey yoktu. Şayet kaderim benim elimde olsaydı ve bilseydim bunu, yaralı bereli de olsam hayallerim için, sevdiklerim için, onları üzmemek için, bir süre daha kalmak için sürünerek de olsa kaderimi zorlardım. İnsanın kaderinin kendi elinde olması kadar güzel bir şey yok. Her şey sizin emeğinize, çabanıza, cesaretinize bağlıysa zorlamalı, cesaret etmeli, elinizden geleni ardınıza koymamalısınız diye anlattım bütün bunları. Biliyorum bu zamana değin eşcinsel kimliğinizden ötürü, öğrenim gördüğünüz yıllar boyunca zorlandınız. Kolay değil, öğrencisinden, öğretmeninden, velisinden kırıldınız, ama artık bir üniversitelisiniz. Başka bir boyut üniversite. Birdenbire ne değişti diyeceksiniz, girdiğiniz üniversite toplama öğrencilerden oluşan bir üniversite değil. Zekasıyla, bilgisiyle orayı kazanan gençlerden oluşuyor. Tabii onların arasında da olacaktır tek tük anlayışsızları, ama bu durumu aşabilecek yaşta ve güçtesiniz. Siz başkalarının size önyargıyla baktığını düşünürken, aynı önyargıyla onlara yaklaşmıyor musunuz? Önce kendi kafanızdaki düşünceleri, korkuları yenmelisiniz ki başkalarıyla mücadele edebilesiniz. Eşcinselim diyerek kendinizi beyninizin içine hapsedip kendi dünyanızı önce kendiniz mi daraltacaksınız? 

 

Toplumumuz yeterince aydınlatılmamış bir toplum. Trans bireylerin yaşadıklarının bir hastalık olduğunu düşünecek kadar bilgisiz bu konuda. Bu bilgisizlikleri ve korkularıyla sindirdikleri, hiçbir hak tanımayıp köşeye sıkıştırdıkları eşcinsellerin yaşam savaşını daha zorlaştırdıklarını, yaşadıklarını, sorunlarını görmeden, görmemezlikten gelerek, onları yok sayarak yaşamlarını sürdürebiliyorlar. Duygularının kendi ellerinde olmadığını, kimsenin bile bile bu zor tercihi yapmayacağını düşünmeden, derine hiç inmeden, onları yol kenarlarına, fuhuşa itiyorlar ne yazık ki.

 

Ülkemizde herkes kendi sorunu için demokrat. Başkalarının sorunu için, hele hele eşcinsellerin sorunu için uğraşmaz veya çok azı çabalar diyebiliriz. Bunun için kendinizi bu topluma, üniversiteyi okuyup bir yerlere gelerek, eşcinsellerin kaderinin kötü olmak zorunda olmadığını göstereceksiniz. Bazen bir sözcük, bazen bir insan, bazen de bir seçimin insanın hayatını değiştirdiği çok görülmüştür. Siz de bu seçiminizle tutunacaksınız hayata. Bu sizin için sağlam bir dal olacak hayatın akışında. Öyle gözüküyor ki toplumumuzda eşcinsellerin de yaşam hakkı olduğunun anlaşılması zaman alacak. Bu zaman zarfında telef olmamak için okumalısınız, başkalarına örnek olmak için okumalısınız, aileniz için okumalısınız ve her şeyden önemlisi bunu kendiniz için yapmalısınız. Kazandığınız üniversiteye gitmeye karar vermek ve o gittiğiniz ilk zamanları aşmanız için bir psikologtan yardım alabilirsiniz. Sizi yönlendirir ve rahatlatır. Aynı şekilde ben de, bana ihtiyaç duyduğunuzda maillerinize cevap vereceğim, yeter ki siz yürekli olun. 

 

Okula gittiğinizde davranışlarınız seviyeli olsun, kimsenin laubali hareketlerine izin vermeyin. Sizin oradaki duruşunuz, onların size karşı tutumunu belirler. Korksanız da bunu dışa yansıtmadan içinizde yaşayarak atlatacaksınız o birkaç günü. Sonrasında arkadaş ve dost da edineceksiniz. Tabii ki orada da bir-iki densiz çıkacaktır, ama siz onların seviyesine inmeyecek, muhattap olmayacaksınız. Evet, sevgili okurum, o gün, o kazayı geçirdiğimde, ben toparlanıp kalkmaya çalıştığımda insanlar hiç tanımadıkları benim için sevinmişler, mutlu olmuşlardı. Siz de üniversiteyi okuyup bitirdiğinizde hiç tanımadığınız bizler sizin için mutlu olacağız. Çünkü dünyada hala çok iyi insanlar var, sizi sevecek, sayacak ve değer verecek. Umudunuzu kaybetmeyin. Umutlarla sarılın hayata ki yol alabilin. Sizden beklentim çok, güzel haberlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum. Hadi daha fazla geç kalmadan, pazartesi üniversiteye gidiş gününüz olsun.

 

Sevgiler…

***

Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun. Yeşim'le Hayat Bilgisi her zaman sizin yanınızda...

 

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres: yesimilehayatbilgisi@gmail.com


Twitter: @yesimtijen

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 7001

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2169

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 1700

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 25969

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 5931

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön