Dersimiz: Türk aile yapısı

İzdivaç programlarının yasaklanması bomba gibi düştü gündemimize. "Biz" zaten izlemiyoruz, zaten takip etmiyoruz da rating listelerine bakıldığında ülkenin yarısından fazlası bu programların hastası.

 

"Bizim" taraf çok sevindi bu programların yasaklanmasına. Zaten aptalcaydı, zaten her şey kötü birer tiyatroydu da yasağa, özgürlüklerin kısıtlanmasına sevinecek kadar şuurunu kaybetmiş "bilinçli" ekip beni bu programlarda şakır şakır göbek atan insanlardan daha çok üzdü.

 

Sen sevmiyorsun, ben izlemiyorum peki bu programların hastası kim? Neden bu kadar izleniyor, neden bu programların sunucuları golcü futbolculardan daha çok kazanıyor?

 

Söyleyeyim mi kim izliyor; okula gönderilmeyen kadınlar, sevdiğine verilmeyen kadınlar, kocası tarafından çalışmasına izin verilmeyen kadınlar, tek umudu evlenmek olan kadınlar!

 

Kadınlar, kadınlar, kadınlar! Bastırılmışı, sevilmemişi, çaresizi... Günde 18 saat televizyon izleyen bir toplumun en sessizleştirilmiş, en vasıfsızlaştırılmış güruhu kadınlar izliyor elbette bunları.

 

Çocuğu okula yolla aç televizyonu, koca işe gitsin aç televizyonu. Sosyal hayatın varsa laf söz olur çünkü, otur evinde bu maymunlukları izle.

 

Bizim gibi bu programları izlemeyen, en sert eleştiren kitle için denk gelindiğinde 30 saniyelik video çekip "ıyy bunları kim izliyor?" diye tüm toplumu ezen storyler, tweetler atmalık içeriklerdi.

 

Hep denk geliyorduk, hep dalga geçiyorduk zaten. Bugün "onlar" bir kayıp verdi.

 

Biz masalar Asmalı'dan toplandığında, yasaklar, kurallarla boğulduğumuzda kimsenin sesi çıkmamıştı, şimdi bu aptal uyuşturucuları yasaklandı diye yine kimsenin sesi çıkmıyor.

 

Bugün izdivaç yasaklanır, yarın en sevdiğin dizi, öbür gün Survivor vergi darbesi yer...

 

Gerekçe hep aynı; "Türk aile yapısına uymuyor."

 

Neymiş bu Türk aile yapısı arkadaş? Karısı yanındayken onun bunun kızının dekoltesinin içine düşen adamlar mı? Amcasının 14 yaşındaki kızıyla evlenen moruklar mı? Miras bölünmesin diye insanları birbirine zorla yamayan yapı mı? Neymiş bu meşhur ahlak yapısı, biz niye hiç denk gelmedik?

 

Bir rezilliği başka bir rezillikle örtmeye çalışmaktan başka hiçbir şey değil bu yasak. Bu tip programları bu kadar yüceltip, binlerce insanın bu rezillikten başka şansı olmadığına inandırıp ondan sonra da hoop diye "yasakladık" diyemezsiniz.

 

Bir yasağa, bir özgürlük kısıtlanmasına da sevinemezsiniz.

 

İnsanlara bunların yerine izleyeceği şeyler, okuyacağı kitaplar, hayata karışabileceği aktiviteler sunmazsanız, bunları yapabileceği miktarda para kazandığı işler sağlamazsanız zaten temeli çürük olan bu sosyal yapı iyice çöker, enkazından kimse kurtaramaz bizi.

 

Homofobik, dar görüşlü, insanları şebeğe çeviren programları savunduğum karanlık bir dönem olarak hatırlayacağım bugünleri. Dönüp baktığımda da hep doğru olanı savunmaya çalıştığım çaresiz günlerim olarak hatırlayacağım aynı zamanda. İnsanı ne noktaya getiriyorsun ey Türk aile yapısı!

Facebook Yorumları
Yorumlar
5
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    12 Mayıs 2017 Cuma 19:16

    türk aile yapısından çok güzel açıkladığınız için teşekkür ederim

    Cevapla
  •  
    10 Mayıs 2017 Çarşamba 20:38

    Yoksa onun bunun tanımının hakaret olarak kullanıldığını asla düşünmedim. Yazar da bu derece seviyesizlik bekleyeceğim birisi değil zaten. Diğer yorumu yazan Misafir'e nezaketi için teşekkür etmek istiyorum, internette birisine katılmadığını bu kadar düzgün ifade eden az sayıda insan var ne yazık ki

    Cevapla
  •  
    10 Mayıs 2017 Çarşamba 20:30

    Rahatsız olduğum kısım yanlış anlaşılmış. Bahsettiğim şey taciz edilen kadının birisinin kızı olarak metinde yer bulması. Eylemin bir kadına bakmak değil de "birisinin kızına bakmak" olarak özelleştirilmesiydi. Bu topraklardaki herkese yerleşmiş olan anası, bacısı, kızı anlayışından kurtulmalıyız.

    Cevapla
  •  
    06 Mayıs 2017 Cumartesi 00:22

    "Onun bunun kızının dekoltesinin içine düşen adamlar" mı? En modern geçinenlerimiz bile bir kadının taciz edilmesini anlatırken onun bunun kızı ifadesini kullanıyorsa daha çok işimiz var

    Cevapla
  •  
    10 Mayıs 2017 Çarşamba 16:28

    cümledeki "onun bunun" ifadesi tanınmayan ya da bilinmeyen bir kadın yerine kullanılmış. farklı yerlere çekilmesi gereken bir söz öbeği olduğunu çoğu kişinin düşüneceğini sanmıyorum. sevgiler...


  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 6902

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2121

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 1666

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 25937

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 5923

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön