Yaratıcı hoşnutsuzluk…

Eskiden isyan ederdim olan bitene, artık her şeyin enerji olduğunu anladığımdan beri içimdeki o enerjiyi faydalı işlerde kullanmayı seçtim. Bu dünyanın daha güzel bir yer olması için her gün herkes için iyilik ve güzellik peşinde koşan ne çok insan var tanıdığım ve henüz tanışmadığım. Yaşanan bunca acıdan sonra böyle güzel insanların varlığına bir kez daha şükrediyorum.

 

Dünya güzellikle, şefkatle, sevgiyle dönüyor da, vahşetle, acıyla ve kanla duruyor sanki. Kalbimiz de dünya gibi, aynı şeylerle çarpıp aynı şeylerle duruyor. Kalplerimiz acıyor yaşananlardan, gözyaşlarımız kaybolan canlara akıyor. Nefret duymuyorum artık, yapamıyorum, böyle bir duygu yok içimde. Dünyanın hali beni zorluyor, sanki o “yeter!” diyor artık, “söyleyecek sözün varsa söyle!”

 

Benim bugün sorular sorasım var canlar:

 

Şimdi, şu anda ne yapmayı seçiyorsun?

Seçimlerinde özgür müsün?

Artık yetmedi mi sevmediğin işlerde çalıştığın? Vakit öldürülen bir şey değil, çok değerli bir şey. Yazık değil mi o yaşanan “an”lara? Yaşadığın hayattan mutlu değilsen neden değiştirmeyi seçmiyorsun?

Topyekûn değişiklik için sen kendini değiştirmeye hazır mısın?

 

Gerçek hayatı seçebilirsin, bu senin doğum hakkın. Gerçek hayatta rekabet yok, kaybeden yok, herkes kazanınca kim kaybeder ki? Çöpe at o kaybetmekle ilgili tüm bildiklerini. Bak bir hayatı paylaşıyoruz, yapacak ne çok güzel şey var, sen de bir ucundan tut.

 

Söylediğin gibi mi yaşıyorsun yoksa sözde mi kalıyor o söyleyip durdukların?

 

Şimdi değilse ne zaman yaşamaya başlayacaksın? Ne zamana kadar kendinden kaçacak, -mış gibi yapacak, kendinle çelişip duracaksın?

 

İşbirliği yapıyor musun? Her şeyi tek başına yapmak peşinde misin?

 

Küskün, kırgın olduğun arkadaşların var mı? İşbirliği yapmak için onları neden seçmiyorsun? Kırgınlığın nereden geliyor? Ya da bazılarıyla ilgili önyargıların mı var? Bunlar kendi deneyimin mi yoksa kulaktan dolma, dolaylı bilgiler mi?

 

Birileriyle ilgili birtakım “dedikodular” duyduğunda bunlara inanmaya eğilimli misin, bunların kendi olası deneyimini etkilemesine izin veriyor musun yoksa kendin deneyimleyene kadar duyduğunu askıda bırakabiliyor musun?

 

Ya da, birileriyle ilgili, daha önce şahit olduklarından dolayı çekinceli misin? O insanları o halleriyle zihninde donduruyor musun, yoksa hayatın akan nehri içinde onların da değişebileceğine, daha iyiye ve güzele evrilebileceğine inanıyor musun?

 

Her şeyi sıfırlayabiliyor musun bir insanı gördüğünde ya da bir paylaşımını okuduğunda? Yoksa bir yük gibi geçmiş deneyimi taşıyor musun hâlâ?

 

Neden işbirliği yapmıyorsun?  Bütünün hayrına çalıştığını söyleyip adam mı seçiyorsun? Oyun arkadaşlarını neye göre seçiyorsun? İçinde kıskançlık, gıpta veya haset duygularından kırıntılar var mı?

 

Bir bak kendine.

İşbirliği yapabilmen için neye ihtiyacın var?

İşbirliği oyununa var mısın? Hayatı eğlenerek oyun gibi yaşamaya var mısın?

 

Bir kere dene ve gör, ortak yaratımla bir şeyler üret.

 

Bir hayale ortak olabilirsin mesela, ama önce kendine bir sor, bir hayale olumsuz duygularla burun mu kıvırıyorsun yoksa olacağına yürekten inanarak o hayale güç mü veriyorsun?

 

Oluşa, oluşuma, birlikte yaratıma katıl, sonsuz olasılıklar okyanusuna atla.

 

Belki o zaman içindeki sonsuz ateş canlanır, o yaratıcı ruh ortaya çıkar da, sen de içindeki gerçek senle karşılaşırsın.

 

İçindeki ateşi ne yakıyor, ruhunu ne canlı tutuyor?

 

Ben bunları yazmaktan hiç sıkılmıyorum ama sen yaşadığın hayattan artık sıkıldın galiba dostum!

 

Öyleyse yenile düğmesine bas!

Yapabilirsin bence, ben senin içindeki yaratıcı güce inanıyorum, güveniyorum.

Kim bilir neler çıkmayı bekliyor senden?

Yeni dünyanın ortak yaratım sürecinde var mısın işbirliğine?

 

***

“….Önemli olan bütünüyle hoşnutsuz olmak. Ancak bütünüyle hoşnutsuzluk olgunlaşınca yaratıcılığa dönüşecek olan girişkenliği başlatabilir. Gerçeği bulmanın, Tanrıyı bulmanın yolu budur, çünkü Tanrı bu yaratıcılık durumudur.

İşte insan böylesine hoşnutsuz olmalı, ama bir yandan da gönlü şen olmalı. Bunu anlayabiliyor musunuz? İnsan bütünüyle hoşnutsuz olmalı ama öyle asık yüzlü, her şeyden yakınan, yapıcı olmayan bir tutumla değil, neşeyle, keyifle, sevgiyle birlikte götürmeli hoşnutsuzluğunu….”

Krişnamurti-İç Özgürlük

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    18 Kasım 2015 Çarşamba 09:04

    Çok güzel ifade edilmiş düşünceler,duygular.katılıyorum.kutluyorum.sevgiyle,paylaşımla kalın.

    Cevapla
  •  
    20 Kasım 2015 Cuma 08:47

    teşekkür ederim, sevgiler antalya'dan...


  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 5213

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3177

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 860

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 548

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2403

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön