Ormandan sesler korosu…

Bir yaz gecesinin sabahı.

Bir an sıcak basmış halde uyanıyorum. Rüyamda gördüklerim hem çok canlı hem de heyecanlı. Detay hatırlamıyorum. Yalnızca, her karede bir öncekinde dilenenlerin gerçekleştiği bir görüntü oluştuğunu anlıyorum.

İnsanlar var hatırladığım karelerde yan yana. Onlar ezelde tanışmış gibiler. Birbirlerine değmiş, safları sıklaştırmış olarak duruyorlar. Sanki toplu halde vesikalık fotoğraf çektirmişiz de kimliğimize o fotoğrafı yapıştırmışız gibi.

Biziz o.

Kimseyi birbirinden ayırt edemiyorum. Yine de onları tek tek tanıdığımı biliyorum.

 

Hayret duygusuyla uyanıyorum.

Hayallerin gerçek olması sanki kare kare gözümden geçiyor. O an aklımdan geçense şu cümle: “Bütün ihtiyaç ve isteklerim ben daha istemeden karşılanıyor.”

Sonra hemen, uyku sersemi, gönlüme düşenleri yakalamak için kalem kâğıdı elime alıyorum.

 

Uykuya dalmadan önceki anlarımı hafızama yerleştirip kendimi sabahın kollarına teslim etmiştim. Huzur içinde kendimi uykuya bırakmıştım. Uyku beni sarıp sarmalasın, şefkatle yatıştırsın kabaran yüreğimi ve uyandığımda da bana kelimeler versin diye niyet etmiştim yatarken. Kalkınca yazmaya duracağıma azmettirmiştim kendimi.

 

İşte uyumadan önce yaşadıklarım: Uzun uzun sohbetlerin döndüğü, birbirini derinden anlamanın gerçekleştiği bir gece. Sohbet öyle tatlı ki, sıkışmışız, tuvalete gitmeyi unutmuşuz sohbetten. Bir türlü bölünmüyor sohbet. Bir an,  artık, yanımda oturan can dostumuzun söylediklerini anlamamaya başladığımı fark ediyorum. Ve ayağa kalkıp şöyle diyorum: “Seni daha iyi anlayabilmek içiiiiiiiiinnnn!” (Bunu kırmızı başlıklı kıza konuşan kurt ninenin sesi ve edasıyla söylüyorum.)

 

Ve arkasından bir çocuk sesiyle ekliyorum: “Bir çiş yapıp gelebilir miyim?”

Sohbet baldan tatlı. Bazen nefes almayı bile unutturuyor; nefesini tutturuyor sana.

 

Dost ayna oluyor insana; en çok bunu konuşuyoruz. Sırayla anlatıyoruz, birbirimizi dinliyoruz, gelen çağrışımlarla cümleler kuruyoruz. O cümleler şifa oluyor o anda.

Büyülü sözler bunlar. Tıkanıklıkları açıyor. Benim ihtiyacım olan cümleyi dostuma söyletiyor da ben duyunca açılıyor mana kapıları.

Büyük bir dua bu sanki.

Çöze çöze düğümleri, suyun önündeki engelleri bir bir kaldıra kaldıra hep birlikte mana denizinde yüzüyoruz.

Böyle böyle gün ağarmaya başlıyor. Bahçenin turunculaşmaya başlayan göğüne doğru taşıyoruz şezlonglarımızı. Ormanı dinlemeye, ormanı seyretmeye oturuyoruz. Tek tek ağustos böcekleri ötmeye başlıyor uzaklardan. Sonra vadidekiler ekleniyor onlara sırasıyla. Uzaktan bir kuşun ötüşü ve bir başka köşeden bir horozun sesi duyuluyor.

Ormana ışık geliyor. Dalga dalga aydınlanıyor ortalık, dağlar pembeleşiyor, güneş yüzünü ilk önce dağlara gösteriyor.

Sonra vadideki ormanın tonları belirmeye başlıyor. Ağaçların dalları katman katman ışıyor. Her bir katmanda dallar el ele tutuşmuşlar. Sonra gözlerimizi kapatıyoruz ve dinliyoruz.

 

Ormandan yükselen her yeni sesle birlikte bir müzik oluşmaya başlıyor.

Ormandan sesler korosu.

Ormandan renkler, ormandan kokular yükseliyor.

Çok şenlikli, rengârenk ve coşkulu bir müzik bu.

Ormandan aşkın müziği yükseliyor.

 

En uzun günün gecesinden sabaha doğru bir yolculuk yapıyoruz. Güneşin doğmasına çok az kaldığını sandığımızda onu hala beklerken buluyoruz kendimizi.

Ağacın canını, ormanın canını hissediyoruz.

Doğuma az kaldı, sancılar sürüyor. Çocuk yolda, ışığa doğru ilerliyor.

Sanki hepimizin yüreğinde büyümüş bir çocuğu doğuruyoruz.

Aşk çocuğu bu.

Sancılarımızı birbirimize sarılarak azaltıyoruz.

Kolaylaşıyor doğum.

Sonra o aşk çocuğunu hep birlikte büyütüyoruz.

Kulağına güzel şeyler fısıldıyoruz.

Özeniyoruz ona.

Kucağımızda tuttuğumuz can armağan bize.

Şükranla kucaklıyoruz onu.

 

Artık emin ellerde olduğuna güvenle, güneşi doğurmuş, çocuğu doğurmuş, yorgun bir halde dua ederken buluyoruz kendimizi.

 

Güzel bir gün daha olsun. Yeni doğanın ömrüne bereket olsun.

Hoş geldin yeni gün.

Hoş geldin çocuk. Seni çok beklemiştik.

Seni aşkla büyütüyoruz.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 5293

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3215

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 874

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 552

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2404

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön