Yani itiraf ediyorum, ben çocukken de böyleydim. Sıra arkadaşım silgimi alınca ne zaman geri verecek diye yan gözle bakar, beklerdim, öğretmeni dinleyemezdim. Kalemliğine koyacak diye ödüm kopardı. Daha da küçükken, evcilik oynarken mesela, biri bebeğimi kucağına aldığı zaman bıraksın diye gözünün içine bakardım. Bir biçimde de elini uzatıp geri alan ben olurdum.


Ergenken de aynıydım. Arkadaşlarım eteklerini, pantolonlarını, elbiselerini, takılarını değiş tokuş ederlerdi. Ben kimsenin hiçbir şeyini istemezdim, kimseye hiçbir şeyimi de vermezdim.


Bir kere vapurda bir çocukla annesinin bağrışmasına şahit olmuştum. Oğlan burnunu karıştırırken büyük bir parça tatak çıkarmıştı, mendille almak isteyen annesine vermemek için direnmişti. Kadın soruyordu: “Oğlum na’pıcaksın sümüğünü?” Çocuk “Bırak ya” diyor, avucunu açmamak için direniyordu. Ne yalan söyleyeyim, çocuğa bakarken aklıma ben gelmiştim!


Büyüdüm, kazık kadar oldum, aynıyım. Malımı paylaşamıyorum. Bir gram bile olsa kimseye bir şeyimi vermek istemiyorum. Mecbur kalıp verirsem eksilmiş hissediyorum. Vermemek için kimseden bir şey de almıyorum. Biliyorum yanlış ama gerçek bu!


Ayşe

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir Cimrilik
    CEVAPLA
  • Misafir Tedavi olmalısın.
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.