Doğumsal kalp hastalığı nedir?

Her bin bebekten 8’inin kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini biliyor muydunuz?

Bebeklerin kalpleri hassastır

Dünyada her yıl bir milyon, ülkemizde her yıl 13 – 15 bin bebek doğumsal kalp hastalıklı olarak dünyaya geliyor. Karıncık ile kulakçıkların gelişim bozuklukları, kalbin odacıkları arasındaki delikler ve kalp kapakçıklarındaki bozukluklar başta olmak üzere 200’den fazla doğumsal kalp hastalığı mevcut. Yüreklere su serpen haber ise günümüzdeki teşhis ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler sayesinde her 10 çocuktan 9’unun tedavi edilerek sağlıklı bir yaşam sürebilmeleri.

 

Acıbadem Üniversitesi Çocuk Kalp Cerrahisi Bilim Dalı ve Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu bu noktada erken teşhis ve uygun tedavinin anahtar rol üstlendiğini söylüyor.

 

Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu anne veya babasında doğumsal kalp hastalığı olan bebeklerde hastalığın gelişme riskinin normal popülasyona göre 2-3 kat daha fazla olduğunu belirtiyor. Bunun yanı sıra akraba evlilikleri, hamilelik sırasında geçirilen ağır viral enfeksiyonlar, sigara ile alkol kullanımı, kullanılan bazı ilaçlar, röntgen ışınlarına ya da radyasyona maruz kalmak, diyabet hastalığı ve 35 yaşın üzerindeki hamilelikler, doğumsal kalp hastalıklarının diğer nedenlerini oluşturuyor. Ayrıca tüp bebeklerde ve Down Sendromu gibi bazı kromozom anomalisi olan bebeklerde de bu hastalıkların görülme riski yükseliyor.

 

Doğumsal kalp hastalığı belirtileri nelerdir?

 

Doğumsal kalp hastalığı ile doğan her 3 bebekten 1’inde doğumdan sonraki ilk 1 ay içinde çeşitli belirtiler gelişiyor. Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu doğumsal kalp hastalıklarında asla atlanmaması gereken başlıca belirtileri şöyle sıralıyor:

 

  • Bebeğin dudakları, ağız içi ve tırnaklarında oluşan morluk,
  • Çok sık solup alıp verme ve nefes alıp verirken kaburgalarda oluşan çekilme
  • Sık sık solunum yolu hastalığı geçirmek,
  • Emzirme sırasında emmek istememe veya emerken çabuk yorulma
  • İştahsızlık ve kilo almada güçlük
  • Çabuk yorulma

 

Doğumsal kalp hastalıkları bazı çocuklarda ise ilk yıllarda belirgin bir sinyal vermiyor. Bu durumda ilerleyen yıllarda çocukta çarpıntı, nefes darlığı, çabuk yorulma, egzersiz sırasında göğüs ağrısı gibi şikayetler gelişebiliyor.

 

Doğumsal kalp hastalığı tedavisi nasıl olur?

 

Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu bugünkü teknolojik imkanlar, bilgi ile deneyim sayesinde en karmaşık ve en riskli kalp hastalıkları ile doğan bebeklerde bile yüzde 90’dan fazla başarı sağlanabildiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu bazı kalp ameliyatlarında (kapalı kalp ameliyatları) akciğer- kalp makinasına ihtiyaç duyulmadan da onarım gerçekleştirilebildiğini belirterek, günümüzde uygulanan diğer yöntemleri de şöyle anlatıyor: “Belirli bazı anomalilerde göğsün yan tarafından yapılan küçük kesilerle (minimal invaziv ) kalbe ulaşılarak ameliyat gerçekleştirilebiliyor. Bu tür ameliyatlarda hastanede yatış ve iyileşme süresi çok daha kısa olabiliyor. Göğüs kafesinin iyi gelişmiş olduğu büyük çocuklarda, bazı anomaliler robotik cerrahiyle de düzeltilebiliyor. Bazı durumlarda girişimsel prosedür denilen yöntemlerle, kateter yoluyla ameliyatsız tedaviler gerçekleştirilebiliyor. Kalpteki bazı delikler bu yolla kapatılabiliyor, kapak ve damarlardaki darlıklar genişletilebiliyor, bazı damar açıklıkları ve anormal damarlar kapatılabiliyor ve bazen suni kapaklar yerleştirilebiliyor”

 

Daha anne karnında iken tespit edilebilir

Doğumsal kalp hastalıkları aslında hamileliğin 16. haftasından itibaren, fetal ekokardiyoğrafi ile anne karnındaki bebeğin kalbinin ayrıntılı olarak incelenmesiyle tespit edilebiliyor. Kalpte bir sorun görülürse bebek doğuma kadar yakın takip altında tutuluyor ve bu süreçte doğum sonrasında uygulanacak olan tedaviler planlanıyor. Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu bunun yanı sıra oksijen satürasyonu yönteminin de, doğum sonrasında ilk bir ayda doğumsal kalp hastalıklarının tespit edilmesinde önemli bir yardımcı tanı yöntemi olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Doğumun ardından ilk 24-48 saat içerisinde her bebeğin oksijen satürasyonunun ölçülmesi çok önemli. Küçük bir prob ile bebeğin el veya ayak parmağından oksijen doygunluğunu tespit etmek mümkün olabiliyor. Oksijen değerinde bir sorun varsa ekokardiyografi yöntemine başvurularak bebeğin kalbi detaylı olarak inceleniyor ve birçok önemli doğumsal kalp hastalığına tanı konulabiliyor” diyor.

 

Çocuk ve gençlerde ani ölümler önlenebilir

Bazı çocuklarda özellikle ergenlik veya ilk gençlik döneminde ağır sporlar veya egzersiz sırasında ani kalp durması ve ölüm görülebiliyor. Bu çocuk ve gençlerde genellikle aort ( ana atar damar) çıkışında bir darlık veya koroner damarlarda bir çıkış yeri anomalisi sorunu oluyor. Bu anomaliler aslında yapılacak kalp ameliyatı ile başarıyla düzeltilebiliyor. Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu “Bu nedenle ağır spor ve yarışmacı olarak spor yapacak olan çocuk ve gençlerin, Ekokardiyografi, Eforlu EKG, gerekirse Bilgisayarlı Tomografi ve Manyetik Rezonans testleri ile kontrolden geçmeleri çok yararlı olacaktır” diyor.

 

 

Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Azmi Özler, anne karnında tanısı konulabilen kalp hastalıkları ve tedavileri hakkında bilgi verdi.

 

Bebeğinizin kalp sağlığından anne karnında emin olun

Doğuştan kalp hastalıkları, hamilelik sürecinde tanısı konulabilen ve bebeğin doğumu ile kalbinde bulunan yapısal hastalıklardır. Araştırmalar her yeni doğan bin bebekten 8’inin kalp hastalığı ile doğduğunu göstermektedir. Bir hamilelik sürecinin 19. gününde bebeğin kalbi gelişmeye başlar. Bebeğin kalbi hakkında ise 16. haftadan itibaren bilgi almak mümkün olur. Anne adayları 16. haftadan itibaren “fetal ekokardiyografi” ile ultrason taramaları yaptırmalı ve bebeğin kalp sağlığı hakkında bilgi almalıdır. Bu taramalarda ortaya çıkan rahatsızlıkların kesin tanısı 22. hafta itibari ile kesinleşmektedir. Yapılan fetal eko incelemesiyle anne karnında tüm kalp hastalıkları belirlenebilmektedir.

 

Fetal eko anne ya da bebeğin sağlığına zarar vermez

Anne karnındaki bir bebeğin kalp hastalığı konusunda kesin tanısı konulabilmesi için fetal eko önemli bir tanı aracıdır. Ultrasonografik dalgalar ve özel sistemler ile bebeğin kalbi anne karnında değerlendirilmektedir. Yapılan çeşitli çalışmalar da fetal eko incelemesi annenin ya da bebeğin sağlığına kesinlikle zarar vermediğini ortaya koymaktadır.

  

Kimler kesinlikle fetal eko yaptırmalı?

Fetal eko hamile olan her kadına yapılabilir; ancak genellikle anne adayının takibini yapan kadın doğum doktorunun bu konuda bir sorun fark etmesi ve yönlendirmesi ile yapılmaktadır. Ancak anne adayının kendisinde ya da ailesinde kalp, diyabet ya da lupus hastalığı varsa kızamıkçık gibi viral enfeksiyon geçirmişse, aşırı alkol ya da uyuşturucu kullanılmışsa, radyasyona maruz kalınmışsa anne adayları kesinlikle fetal eko yaptırmalıdır. Tüm bu sebepler kalp hastalıkları için risk faktörlerini oluşturmaktadır.

 

Bazı kalp hastalıkları anne karnında tedavi edilebilir

Anne karnında 22. hafta itibari ile karıncıklar arası delik (vsd), kalp kapak darlıkları, kulakçıklar arasında geniş delik (asd), kalpten çıkan ana damarların yer değiştirmesi (tga) gibi birçok kalp hastalığının tanısı konulabilmektedir. Yine bu inceleme ile kulakçıklar arasındaki delik (pfo) ve aort ile akciğerlere kan götüren damar arasındaki açık olan damar; yani ductus arteriozus gibi sorunlar da saptanabilmektedir. Bunlar normal oluşumlardır. Kalp, anne karnında normal işlevini yapabilmektedir. Bu iki oluşum bebek doğduktan bir müddet sonra değişik mekanizmalarla kapanarak işlevlerini tamamlamaktadır. Ancak kapanmama gibi bir durum söz konusu olmuşsa, vakanın durumuna göre ameliyatsız yöntemlerle ya da cerrahi müdahaleler ile kapatma işlemleri gerçekleştirilir. Kalp kapak darlıkları, ritim bozuklukları gibi kalp problemleri de anne karnında yapılacak girişimlerle tedavi edilebilmektedir.

 

Cerrahi müdahale söz konusu olabilir

Anne karnında saptanan bazı kalp problemlerinde, doğumdan sonra tedavisinin sağlanması için kontrol altında tutulması gerekebilir. Bu konuda düzenli kontrollerle hastanın takibi devam eder ve bu konuda önlemler alınır. Örneğin kalp damarlarının farklı yerlerden çıkması (tga), mor çocuk hastalığı olarak bilinen triküspid atrezisi gibi sorunlarda bebek doğar doğmaz cerrahi girişim gerekebilir. Kadın doğum, pediatrik kardiyolog ve kalp cerrahi uzmanı kontrolünde değerlendirilmeli ve tedavi planı çizilmelidir. Tedavi gören bebeklerin büyük bir çoğunluğu da operasyon sonrası normal yaşamlarına devam edebilmektedirler.

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 17316

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 4423

  • Uykusuzluğa basit çözümler!
    Uykusuzluğa basit çözümler!

    Süresi : 05:25 İzlenme : 7020

  • Hafif pizza tarifi
    Hafif pizza tarifi

    Süresi : 01:28 İzlenme : 8435

  • İlişkilerde bağlanma çeşitleri
    İlişkilerde bağlanma çeşitleri

    Süresi : 27:40 İzlenme : 1442

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön