Uyandığı vakit yatağından doğrulup dev camdan dışarıyı seyre daldı. Saat beşi otuz dört geçiyor. Tüm şehir karlar altında. Güneş henüz penceresine yolculuğunu tamamlamamış. Hava eksi on sekiz derece. O, sıcacık evinde camın önünde düşüncelere dalıyor. Biraz vakit geçirmek için bir bulmaca çözmeye koyuluyor. Çengel bulmaca. Bilebildiği kadarıyla dolduruyor haneleri…


Cesur, o sabah her zamankinden erken uyanıyor. Hatta uyumuyor bile o gece. Yatakta dönüp duruyor. Sonunda pes ediyor ve çıkıyor yataktan. İkilem. Bulmacada çıkıyor karşısına. İki şey arasında kalmak. İkilem kelimesine uyuyor haneler. İkilem. Aklına tuhaf şeyler getiriyor Cesur'un. Kendi içinde tuhaf olarak adlandırdığı şeyler. Kaldığı iki durum arasındaki yaşadığı duygu ona tuhaf hissettiren şey. Öyle bir tuhaflık ki… Cesur, derin iç çekişinin ardındakinden uzak durmayı yeğliyor. Bilmediği bir şeylerin veya hazır olmadığı, korkusu onu uzak tutuyor. Kendisini ikilemde bulduğunu itiraf edemiyor bir türlü. Aslında korkunç olan bu değil. Görmeye çekindiği şeylerin karşısına çıkmasından korkuyor. Veya istediğini kendisine itiraf etmekten. Ne istediğini belki çok iyi biliyor. Belki bilmiyor. Ama karşısına çıkan durumlar ona hiç anlayışlı davranmıyor. Şak diye haykırıyor yüzüne gerçeği.


Hangi gerçek? Cesur içinde bulunduğu ikilemden boğuluyor, korkuyor, uzaklaşıyor. Belki biraz cesaret etse. Korktuğu gibi olmayacak belki. Ya da öyle olacak. Bilmiyor


İçinizden hiç bir arzu yükseldi mi? Tabii ki yükseldi. Daha açık söylemek gerekirse, yüzde elli, yüzde elli arasında kalıp, bir yanda olmasını istediğiniz, bir yanda olmasın istediğiniz iki şey arasında kaldığınız oldu mu? Bir ilişkiden örnek vereyim. Daha özgür bir hayat yaşamak istiyorsunuz ve karşılığında hayatınızda olan insanı kaybetmek istemiyorsunuz. Özgür yaşama isteğini ne kadar bastırsanız da o ara ara ortaya çıkıyor. Hiç olmadı rüyalarınızda kendini belli ediyor. Ne yapardınız bu durumda? Bir ikilem nasıl çözülür? Arzunun ardındaki korkular, kendinize söylemekten kaçındığınız şeyler nasıl yapılır da gün yüzüne çıkarılır?


Kendi cümlelerimle cesareti tanımlarsam, cesaret eşittir korkuya rağmen hareket. Cesaret etmeli ve sonuçlara gözü kapalı dalmalı mı? Zamanını mı beklemeli? Bir ikilemde kalmak iki yöne de adım atamamaktı galiba. İki ucu ... değnek derler ya! Sorgulamaların içinde kalmak da cabası


Nefes alalım ve ana odaklanalım. Şimdilik!

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.