Banu’nun kredi kartı borcu – 16. bölüm

Küçük hesaplar bereketini kaçırır

“Bugün çalışmıyor musun?”

“Çalışıyorum, öğle tatilinde geldim işte her zamanki gibi.”

“Hafta sonu giysileri içinde görünce şaşırdım.”

“Yok, bu yeni stilim.”

“Kot pantolon, gömlek, topuksuz ayakkabılar ve sen!”

“Anlatıyorum: Sen bana her şeyi isteklerime, ihtiyaçlarıma uygun biçimde kullanabileceğimi söylemiştin ya...”

“Evet, hatırlıyorum.”

“İşe yürüyerek gidip gelmek istiyordum. Ama topuklular yüzünden bunu yapamıyordum.”

“Evet.”

“Düz ayakkabı giymek istemiyordum. Sevmiyorum yolda düz ayakkabı giyip işyerinde değiştirmeyi. Şıklığı bozan bir şey. Düz ayakkabı giyeceksem yeni bir stil yaratmam lazım.”

“Evet...”

“Düşündüm taşındım ve bunun için çok geçerli bir neden buldum. Yeni bir ürün grubu üzerinde çalışıyoruz şu aralar. Gençlere hitap ediyor. Ürüne bir kimlik oluşturuyoruz. Bu ürün benim portföyümde.” 

“Evet.”

“Genç, dinamik, neşeli bir kimlik oluştururken benim buna uygun bir stil benimsemem çok normal karşılanır diye düşündüm.”

“Bravo! Alkış!”

“Havalar güzel. Bir süre işe yürüyerek gideceğim.”

“Dört durak için binecek araba arıyordun!”

“Şart değilmiş, onu anladım.”

“Otobüs kalabalık, trafiğe takılıyor, yirmi dakikalık yol oluyor elli dakika. Yürüyerek kırk dakikada işe varıyorum. Sıcak değil terlemiyorum, soğuk değil üşümüyorum.”

“Kaç gün oldu bu stili benimseyeli?”

“Üçüncü gün bugün.”

“Tebrikler. Kendini kutladın mı?”

“Evet. Kendime yeni bir çift ayakkabı aldım!”

“İyi yapmışsın. Gelir-gider tablona yazdın mı?”

“Tabii ki.”

“Tamam, güle güle kullan. Gardırobuna da bak ama. Mevcutlarla yeni takımlar oluşturabilirsin.”

“Biliyorum. Merak etme, sürekli bir şey almayacağım.”

“Bende biriken paran, bu hafta itibarı ile bin beş yüz lira. Haftalık hesabını beraber yapmaya devam edelim. Kartın bende dursun, artırdığın parayı da bana vermeye devam et.”

“İyi ki kartım sende. Böylece internetten alışveriş edemiyorum. Arkasında yazılı rakamları bilmiyorum. Sana da soramıyorum.”

“Söylemeyeceğimi biliyorsun.”

“Ondan sormuyorum zaten.”

“Akşamları kitap okuyorum. Çok heyecanlı bir polisiye roman var elimde. Bazen film izliyorum. Alışveriş sitelerinde gezinmenin yerine bir şeyler koy demiştin. İşe yaradı gerçekten. Danışanlarının neden seni tercih ettiklerini şimdi daha iyi anlıyorum.”

“Sağ ol.”

“Fark ettiğim bir şey var yalnız.”

“Nedir?”

“Söylemeye utanıyorum.”

“Asla utanmamanın esas olduğunu söylemiştim sana en başta.”

“...”

“Söyle.”

“Her şeyin ucuzunu almaya çalışıyorum, para biriktireceğim diye.”

“Normal.”

“Danışanlarının çoğu böyle yapıyor.”

“Evet. Küçük hesap yapmak diyoruz buna.”

“Nasıl aşacağım bunu?”

“Önce nasıl küçük hesaplar yaptığını düşün, alt alta yaz.”

“Nasıl bulacağım bilmiyorum.”

“Ben sana birkaç örnek vereyim. İmkânları kısıtlı değilken, varlık içindeyken bile insanların yaptığı hesaplar. Daha ucuz diye meyvenin, sebzenin çarık çürük, pörsümüşünü almak. İçtiği çayın kahvenin yanındaki kesme şekeri cebine atmak. Bahşiş bırakmamak. Alışveriş ederken sadece etikette yazan fiyata bakmak. Evde su, elektrik, doğalgaz harcamamak için spor salonunda duş almak. Hesabı yanındaki ödeyince sevinmek.”

“Yüzüm kızarıyor.”

“Bunlar yaşanan ama konuşulmadığı için kişinin sadece kendisinin yaptığını düşündüğü şeyler. Yalnız değilsin. Önce bunların küçük hesap olduğunu fark et, kabul et. Ve teker teker bırakmaya başla. Hepsini aynı anda değil.”

“...”

“Verdiğim örneklerden yola çıkarak bir liste yap. Kendi küçük hesaplarını insan en iyi kendi bilir. Senin için en kolay hangisinden vazgeçmekse onu yapmayı artık bırak. Mesela, eğer kahvenin yanındaki şekeri kâr olarak görmekten vazgeç. ‘Tamam, bu benim hakkım ama bırakmayı tercih ediyorum. Çünkü onu almaya ihtiyacım yok’ diyebilirsin.” 

“Deneyeceğim.”

“Bunlar hep küçük hesap. Kişiyi kendi içinde küçülten, azaltan, varlık içinde yokluk yaşamasına neden olan davranışlar. Hepsi bırakılabilir. Şuna ikna oluyor musun: Küçük hesaplara odaklanırsan, hep küçük düşünürsen küçük hesap insanı olursun. Seni büyütecek, geliştirecek fırsatları göremezsin ve bu fırsatları kullanmak için harekete geçemezsin. Tekrar ediyorum bak, aklında ne varsa ona göre davranırsın.”

“Evet.”

“O zaman seni büyütecek düşünceler içinde ol ki kendini geliştirecek biçimde davranabil. Küçük hesaplar bereketini kaçırır.”

 

17. bölüm 19 Nisan 2019 Cuma hthayat.com’da...

 

Diğer bölümler:

 

   

   

  

  

  

  

   

  

  

 

 

 

  

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli anlatıyor
    Sema'nın Sağlıklı Mutfağı - Sema Sumeli...

    Süresi : 08:40 İzlenme : 0

  • Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine nasıl yaklaşmalı?
    Eğitim Uzmanı Koray Varol: Sınav sistemine...

    Süresi : 23:38 İzlenme : 0

  • Yeşim'le Hayat Bilgisi
    Yeşim'le Hayat Bilgisi

    Süresi : 31:47 İzlenme : 0

  • Kanserde Doğru Bilinen Yanlışlar
    Kanserde Doğru Bilinen Yanlışlar

    Süresi : 37:35 İzlenme : 0

  • Sanal kitap mı? Basılı kitap mı?
    Sanal kitap mı? Basılı kitap mı?

    Süresi : 01:55 İzlenme : 1442

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön