HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Bağlanma tarzınız değişebilir mi?
Giriş: 20 Nisan 2026, Pazartesi 12:57
Güncelleme: 20 Nisan 2026, Pazartesi 12:58

Bağlanma söz konusu olduğunda, yakın ilişkilerde nasıl davrandığımızı belirleyen dört temel bağlanma stilinden birine sahip olabiliriz. Yetişkinlikte bu durum özellikle romantik ilişkilerde belirgin hale gelir. Eğer kaygılı (ya da saplantılı) bir bağlanma stiline sahipsek, 'yapışkan' olarak nitelendirilebiliriz; ancak bu davranışlarımızın temelinde reddedilme korkusu yatar.

Kaçıngan (ya da reddedici) bir bağlanma stiline sahipsek, ilişkilerde mesafeli veya ilgisiz görünebiliriz; fakat bu, aslında terk edilmekten korunma çabamızdır. Dağınık (ya da korkulu-kaçıngan) bağlanma stiline sahipsek ise kaygılı ve kaçıngan davranışlar arasında gidip gelerek ilişkide itme-çekme dinamiği yaratabiliriz.

Bu üç güvensiz bağlanma stilinden birine sahipsek, muhtemelen dördüncü stil olan güvenli bağlanmaya geçmek isteriz. Sonuçta, ilişkilerimizde kendimizi güvende ve huzurlu hissetmek isteriz. İyi haber şu ki bu mümkündür. Ancak bu süreç zaman, çaba ve çoğu zaman iyi bir terapistin desteğini gerektirir.

News Image
İLİŞKİ

Bağlanma tarzınız ilişkilerinizi etkiliyor

Bağlanma stilini değiştirmek

Bağlanma stilleri genellikle sabit olarak görülse de aslında zaman içinde değişebilir. Evlilik ve aile terapisti Rachel Goldberg’e göre bu değişim yaşamın herhangi bir döneminde gerçekleşebilir. Örneğin, çocuklukta güvenli bağlanmaya sahip bir birey, ebeveynin ani kaybı ya da özel ihtiyaçları olan bir kardeşin aileye katılması gibi durumlar nedeniyle terk edilme korkusu geliştirerek güvensiz bağlanmaya yönelebilir.

Yetişkinlikte ise daha çok güvenli bağlanmanın güvensiz bağlanmaya dönüşmesi söz konusu olabilir. Goldberg’e göre, sağlıklı bir ilişkide olan bir çiftte bile taraflardan birinin madde bağımlılığı geliştirmesi gibi durumlar ilişki dinamiklerini ciddi şekilde değiştirebilir.

Güvensiz bağlanmadan güvenli bağlanmaya geçiş ise bilinçli bir çaba gerektirir.

Profesyonel danışman Katelyn Kivett: "Bireyler bağlanma kalıplarının ve davranışlarının farkına vardıklarında, bilinçli olarak daha sağlıklı davranışlara yönelme şansı elde ederler. Bu sürece 'kazanılmış güvenli bağlanma' (earned secure attachment) denir. Bireyler sınır koyma, sağlıklı bağımsızlık ve yakınlık kurma gibi güvenli bağlanma davranışlarına yöneldikçe, güvenli bağlanmayı kazanabilirler" ifadelerini kullandı.

Bağlanma stilindeki değişimi etkileyen faktörler

Bağlanma stilleri, diğer insanlarla kurduğumuz ilişkiler aracılığıyla şekillenir. İlk olarak çocuk ile bakım veren arasındaki bağda oluşur ve daha sonra arkadaşlıklar ve romantik ilişkiler aracılığıyla değişebilir. Bağlanma stilindeki değişimi etkileyen dört temel faktör...

  • İlişkiler: Güvenli ve sağlıklı ilişkilerden güvensiz ve tutarsız ilişkilere geçiş (veya tam tersi), bağlanma stilini önemli ölçüde etkileyebilir.
  • Öz farkındalık: Özellikle güvensiz bağlanmadan güvenli bağlanmaya geçişte kritik bir rol oynar. Geçmişte yaşanan bağlanma yaralanmalarını fark etmek, bilinçli değişim için gereklidir.
  • Beceri öğrenimi: Etkili iletişim kurma, duyguları tanıma, rahatsız edici duygulara tahammül edebilme ve duygusal düzenleme becerileri geliştirme bu süreçte önemlidir.
  • Travma: Travma bağlanma stilini değiştirebilir; ancak öz farkındalık, güvenli bağlanmaya sahip bireyleri bu etkiden bir ölçüde koruyabilir.

Bağlanma stilindeki değişime dair raştırmalar

Bağlanma stilindeki değişim üzerine yapılmış ve yapılmaya devam eden çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Bunların en bilinenlerinden biri, Minnesota Üniversitesi Çocuk Gelişimi Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmadır. Bu çalışma doğrudan bağlanma stilindeki değişime odaklanmasa da bu konuda birçok yayın ortaya koymuştur.

Yapılan bir araştırma, zaman içindeki stres faktörlerinin bireylerin bağlanma stillerinde değişime yol açtığını göstermiştir.

Başka bir araştırmaya göre ise, bireyler bebeklik döneminde ve 20 yıl sonra incelenmiş ve çoğu kişinin bağlanma stilinin sabit kaldığı, ancak ebeveyn kaybı ya da aile içi fiziksel veya cinsel istismar gibi olumsuz yaşam olaylarının bağlanma stilini değiştirmede önemli rol oynadığı bulunmuştur.

News Image
İLİŞKİ

Bağlanma şeklimiz ve ilişkilerimiz

Bağlanma stilini nasıl değiştirirsiniz?

Güvensiz bağlanma stillerinden birinden güvenli bağlanmaya geçmek zor olabilir. Uzmanlara göre ilk adım, mevcut bağlanma stilinizi ve buna eşlik eden davranışları anlamaktır. Değiştirmek istediğiniz davranışların farkına vardığınızda, bu yönde adım atmaya başlayabilirsiniz.

Bağlanma stilini değiştirme sürecinde terapi oldukça faydalı olabilir. Terapi, kişinin kalıplarına dair içgörü kazandırmakla kalmaz; aynı zamanda sağlıklı sınırların modellendiği, güvenli ve tutarlı bir ortam sunarak onarım süreçlerini destekler — ki bunlar güvenli bağlanmanın temel unsurlarıdır.

Kivett’e göre ise, güvenli bağlanmaya sahip bireylerle vakit geçirmek bile bu süreci destekleyebilir. “Ayna nöronlar (başkalarının davranışlarını yansıtan nöronlar) ve eş düzenleme (iki kişinin birbirinin duygularını düzenlemesine yardımcı olması) sayesinde, güvensiz bağlanma stiline sahip bireyler güvenli bağlanma deneyimini tekrar tekrar yaşadıkça, zamanla kendileri de bu yöne doğru ilerlerler.”

Buna ek olarak Goldberg, özsaygıyı artırmanın (hedeflere ulaşmak, öz bakım yapmak, minnettarlık göstermek ve başkalarına yardım etmek gibi), iletişim becerilerini geliştirmek, duygusal ihtiyaçları ifade etmeyi öğrenmek ve sağlıklı sınırlar koymanın da bu süreçte etkili olduğunu vurgular.

Kısacası, kendinizi daha güvende hissetmenizi sağlayacak ve diğer insanları bir tehdit olarak algılama eğiliminizi azaltacak her şey, arzu ettiğiniz değişime ulaşmanıza yardımcı olabilir.

Bağlanma stilini değiştirmenin zorlukları ve sınırları

Bağlanma stilleri genellikle çocuklukta kök saldığı için değiştirilmesi zor olabilir. Bu da değişim sürecinde bazı zorluklara yol açar.

İlk zorluk güvensiz bağlanma stilinin 'haklı' gibi hissettirmesidir. Güvensiz bağlanmaya sahip bireyler için bu durum tanıdık ve hatta rahatlatıcı olabilir. Bu davranışları bırakabilmek için, öncelikle bu bağlanma stiline yol açan yaraların iyileştirilmesi gerekir.

İkinci olarak, bireylerin çoğu zaman bakım verenlerine benzer ilişki dinamiklerini yeniden seçme eğiliminde olduklarını belirtir. Bu durum, güvensiz bağlanma döngüsünü sürdürür ve değişimi zorlaştırır. Bağlanma stilini değiştirmek, sürekli çaba, sabır ve öz farkındalık gerektirir. Özellikle de kişi kendisini olumsuz kalıpları tekrar eden insanlarla çevreliyorsa.

Ayrıca, yıllar süren güvenli bağlanma sonrasında bile zaman zaman gerilemeler yaşanabilir. Uzun süre güvenli ve tutarlı bir ilişkide olan biri, partnerinin ciddi bir kronik hastalık yaşaması gibi bir durumla karşılaştığında zorlanabilir. Bu tür değişimler, kişinin kendini artık güvende hissetmemesine neden olabilir ve eski terk edilme duygularını tetikleyebilir.

Her ne kadar bu durum, güvenli bağlanma kazanılmadan önceki kadar yoğun olmasa da, bu eski güvensizlik duyguları tamamen ortadan kalkmaz. Çünkü kişi bu duyguları hatırlar; sadece uzun süre ilişkisi içinde deneyimlememiştir.

Kaynak: Cynthia Vinney. "Can Your Attachment Style Change?". Şuradan alındı: https://www.verywellmind.com/can-your-attachment-style-change-8681272.

News Image
İLİŞKİ

Mutsuz olduğumuz bir ilişkiyi neden bitiremeyiz?

News Image
İLİŞKİ

Bağlanma stiliniz kariyerinizi etkiliyor olabilir!

Paylaş:
brush-purple Yorumlar