Ben 24 o ise 66 yaşında...

Yeşim Hanım merhaba, ben 24 yaşında İstanbul’da yaşayan genç bir kadınım. Maddi durumu iyi olmayan bir ailenin kızı olarak üniversiteyi kazanınca bu şehre geldim. Ailem Anadolu’nun küçük bir şehrinde, köyde yaşıyor. Maddi zorluklarla, köy yerinde büyümenin zorluklarıyla, yatılı okullarda okuyarak, okula ve eğitimime dört elle sarıldım ve İstanbul’da istediğim üniversiteyi kazandım. Ama o güne kadar güzel giden sade yaşamım İstanbul’a gelince değişmeye başladı. Büyükşehir, üniversite ve arkadaş ortamları yavaş yavaş hayatımı degiştirmeye başlamıştı. Tabii fakir bir ailenin çocuğu olarak bu güzel şehrin nimetlerinden faydalanamıyordum. Henüz birinci sınıftaydım ama aileme yük olmamak için burada yaşayan bir akrabamın yardımıyla onun tanıdığı birinin yanında işe girdim. Henüz 18 yaşındaydım. Çalıştığım ofisin sahibi ise 60 yaşında evli ve tahmin edileceği üzere benden büyük çocukları olan biriydi. Bu kişi bana çok yakın, çok iyi davrandı. Aldığım harçlık sayılabilecek maaşın yanında bana ilave olarak para veriyordu. Bir ihtiyacın olursa söyle diyordu. Derslerimi aksatmamamı, işe gelmezsem bunun problem olmayacağını vs. söylüyordu. Maddi durumu tabii ki çok iyiydi. Kendine iyi bakıyor, iyi giyiniyordu. Bazen sohbet ettigimiz zamanlarda bana gezdiği yerleri, gittiği mekanları falan anlatıyordu. Benim de merakımın uyandığını anladığı şeyler için istersen götürürüm seni diyordu. Ben saf kız, yavaş yavaş benimle olan diyaloğunun farklı bir yöne taşınmaya başladığını anlamıştım. Daha önce hiç sevgilim olmamıştı benim, bu konuların acemisiydim. Okulda tanışmak isteyenler oluyordu ama böyle bir gönül ilişkisine çok da hazır hissetmiyordum. Derken patronum olan kişi, ara sıra sohbet esnasında söylediği şeyler için bana ısrarlı teklifler sunmaya başladı. Yemeğe çıkalım gezelim vs. diyordu bana. Okulda ya da yurtta olduğum zamanlarda telefon mesajları sıklaşmaya başlamıştı. Çok uzatmak istemiyorum konuyu. Benim de ona karşı direncim azalmaya başladı. Bana olan ilgili tavrı, sunduğu maddi olanaklar aklımı çeldi ve yakınlaşmaya başladık. Yaş farkı, evli oluşu tabii ki sorundu ama gelişmelere karşı koyamadım. Güzel zaman geçiriyorduk. Bana farklı yerleri gezdiriyordu. Güzel mekanlarda takılıyorduk. Para sorunum yoktu, istediğim kıyafetleri alabiliyordum vs. derken birkaç ay böyle geçti ve sonrasında hafta sonu için beni götürdüğü yazlık evinde beraber olduk ve bekaretimi ona teslim ettim. Daha uzatmayayım inişli çıkışlı şekilde nerdeyse 6 yıla yakın süredir bu beyefendi ile ilişkim devam ediyor. Tabii bu sürede okul bitti ben 24, o ise 66 yaşına geldi. Bu geçen seneler boyunca her türlü maddi manevi desteğini gördüm. Duygusal olarak da beni seviyor. Ancak artık bir yol ayrımına geldiğimi düşünmeye başladım. Zaten başından beri evlilik gibi bir düşünce ile devam etmedik bu gönül oyununa. Şimdi de bitirme zamanının geldiğini düşünmeye başladım. Bir işe girip kendi ayaklarımın üzerinde durmak, yeni bir hayat kurmak, belki başka biri ile evlenip mutlu olmak istiyorum. Bu konuyu bazen konuşmaya çalışıyorum fakat kızıyor. Ayrılık gibi bir düşüncesi yok. Bir keresinde gidip başka biriyle evlensen bile benimle görüşmeye devam edeceksin dedi. Hatalı bir ilişki en başından evet biliyorum. Ama bir yerde dönmesi lazım bu hatanın. Ne yapmalıyım abla? Nasıl bitirebilirim bu ilişkiyi?


Yeşim Tijen'in cevabı:

Mailinizi okudum. Anadolu'nun bir köyünden taaa İstanbul’a üniversiteye gelmiş olmanın şaşkınlığı içinde kendinden, yaşadıklarından tamamen uzaklaşmış, ortamlara arkadaş çevresine bakarak özenti içine girmiş, kendini, karakterini yitirmiş bir genç kızla karşılaştım. Oysa siz kendinizi kişiliğinizi değiştirmeden de şehirde var olabilirdiniz. Birçok genç kıza örnek olabilirdiniz. Siz örnek almayı tercih etmiş olmalısınız. Kötü örneklere bakmış, onları görmüş ve özenmişsiniz. "Neden ben de yapmayayım?" diyerek bir yola girmişsiniz. Tabii buna yol denirse. Bu özenti kadar kötü bir şey olamaz çünkü kendiniz olamazsınız. Oysa yaşamda ayrıcalık kendi olabilmekle mümkündür. Bunu bilmeli, kimseye özenmeden yaşamalısınız. Anadoludan büyük şehirlere okumaya gelmek sizin boş bir kız olmadığınızın bir göstergesi ama bu büyük şehirde o güzel kafanızı yanlış şeylere yönlendirmişsiniz, yoksa anadoludan okumaya gelen genç kızlar sizin gibi yapmazlar; kendilerini, geleceklerini, yarınlarını ve ailelerini düşünürlerdi. Paranın ışıltısını görseler de kapılmazlardı diye düşünüyorum. Söyleyin bana Anadolu'dan İstanbul’a gelen genç bir kızın halleri böyle mi olmalıydı yavrum? Neler yapmışsınız öyle. Bugün yazdıklarımda kulaklarınızı çekeceğim baştan söyleyeyim ve sizde beni dinleyeceksiniz. Kendinize yazık etmenize izin veremem. Bir genç kız sizin gibi yaşayamaz. Yaşamamalı. Sevgilinizle aranızda tam 42 yaş fark var. Maşallah torunu yaşındasınız. Allah bu erkeklere akıl versin, vicdan versin ama siz buna izin verdikten sonra onlara diyecek söz kalmıyor. Fırsat kolluyor ve değerlendiriyorlar. Kadın milleti de günümüzde artık pek rahat durmuyor. 42 yaş farkı ile bir kadın bir erkeği sevebilir mi? Evet sever ama parasını ve ona sunduğu imkanları sever. Gerçek bir sevgi olamaz. Sonrasında da sizin gibi onu nasıl bıraksam diye düşünmeye başlar. Karşılıklı menfaatlerle yaşanan ilişkiler her zaman bitmeye mahkumdur. Sizin İstediğiniz rahatça okumak, para sıkıntısı çekmemek, istediğinizi yemek, içmek, almak, giymekti muhtemelen. Bunları yaptınız. Adam da kendine dert olmayacak birinin arayışındaydı, al gülüm ver gülüm koca 6 seneyi beraberce geçirdiniz, artık ayaklarınızı yere basacaksınız. Ne yapacaksınız 66 yaşına gelmiş adamı, ne köy olur ne kasaba, gelecek olmaz ondan, buraya kadar diyorsunuz. Hayatınızda menfaatlerinizle yol alıyorsunuz.


Bir genç kızın eğitim için İstanbul’a gelmesi ve imkanlarının kısıtlı olması bu yaşadıklarınıza sebep olamaz. Toplumumuzda genç kızlar adına ümit kırıcı ve utanılacak hareketler bunlar. Çünkü artık para, ahlaki değerleri, kişilikleri silip yok edebiliyor. Bu ülkemizin gidişatı adına gerçekten fena bir durum. Böyle olmamalıydı. Olması gereken sizin part time bile olsa çalışarak az yiyip, az giyip, kendi emeğinizle bu eğitim hayatınızı sürdürmeniz olmalıydı. O zaman ben başardım, kendi emeğimle, çabamla okudum diyebilirdiniz. Bunu yapıp başaran genç kızlar da var, sizin tercihiniz bu olmuş.


Hayatta daima iki yol vardır; biri kestirme olan, biri zor olan. Siz kestirme yolu seçmişsiniz. Kestirme yolların da bedelleri var. Size bunlar bedel olarak gözükmeyebilir ama bunun bedel olduğunu daha sonraki zamanlarda anlayacaksınız. Hayat size öğretecektir. Siz paraya tamah ederek kendi kişiliğinizin var olmasına izin vermemiş, kendinizi tanıma şansına ermemiş birisiniz. Yani siz kendinize ulaşamadan başkalaşmışsınız. Bilmem ne derece bu durumunuzun farkındasınız? Siz bu değilsiniz, olmamalısınız. Yanlıştan dönmek de bir marifet olduğuna göre bir an önce yanlışınızdan dönmelisiniz. Benim merak ettiğim aileniz sizdeki bu değişiklikleri mutlaka görmüştür, nasıl anlamadılar? Maddi rahatlık insanın hareketlerinde, giyim kuşamında, harcamasında gözükürken aileniz size nasıl alıyorsun, nasıl yapıyorsun diye hiç mi sormadı? İlginç bir hikayeniz var gerçekten.


Nasıl bu ilişkiden kurtulabilirim demişsiniz. Sonunda hayatınızın bu şekilde devam edemediğini görmeniz sizin için iyi bir adım çünkü. İnsan düşünmeden yaptıklarının, yaşadıklarının hesabıyla ilerde sonradan yüzleşmek durumunda kalabiliyor. Hayat laylaylom sanılıyor ama o laylaylomların hesabı bir şekilde veriliyor. Yaşadığınız bu ilişkiyi bitirseniz geride kaldı sansanız da her yapılan sonradan önünüze çıkar. Bir şekilde yüzleşmek zorunda kalırsınız. O nedenle kendi yüzünüze bakabilecek bir durumda olmak için daima düşünerek, menfaat gözetmeden, emek vererek, sabrederek, çalışarak, öngörerek, sorgulayarak, değerlere sahip çıkarak, onlara tutunarak yaşamda ilerlemek zorundasınız. Bu yaşınızda yazdıklarım size zırva gelebilir çünkü farklı bakış açısı olan bir gençsiniz, belli ki aklınız havalarda, yaşamın gerçeklerinden uzaksınız ve bu yüzden de sorumluluklarınızı kendinizi taşıyamamışsınız. Bunların nedenleri ne olursa olsun bunlar bahanelere sığınmaktır. Kişi yaptıklarından sorumludur. Bunun bilincine varmalısınız. Hatalı bir ilişki biliyorum demişsiniz ama ben yazdıklarınızda bu bilinci hiç göremedim. Bu hatadan öte bir durum, sizin ki o kadar basit değil. Bir genç kız daha rahat bir yaşam için bedenini kullanmamalı. Hiçbir çaput, hiçbir restoran, otel, tatil buna değmez kızım. Bunları kar olarak görmemelisiniz, zaten bedelini ödediğinizi düşünürsek sizce bu yaşadıklarınız kar hanesine girer mi? Sevginin olmadığı bir birliktelik kişiyi geriye gitmekten başka bir yere götürmez. Düşünün yavrum. Bu altı seneyi bir gençle flört ederek yaşamış olsaydınız bugün yaşıtlarınız gibi evlilik hayalleri kurabilirdiniz, şimdi yaşadıklarımı nasıl anlatacağınızın hesapları içinde olmalısınız. Yaşlı sevgiliniz, utanmaz adam, size evlendikten sonrada görüşürüz demiş. Hiç böyle bir şey olur mu? Hatalara hata eklemek olur. Çamura batmak olur bu. Çok çirkin bir teklif bu yavrum. Bunu yaparsanız kendinizi yok edersiniz. Sizi böyle bir kadına dönüştürmesine sakın izin vermeyin. Aklınızı kullanın, doğru düşünebilen bir akılla yol alın. Yaşadıklarınızda karar verici ne yaşanırsa yaşansın sizsiniz. İstediğiniz nasıl bir hayat ilk önce ona karar vermelisiniz. Düzgün bir yaşamsa bu konuda kararlı ve cesaretli olacaksınız. Bir an önce bu ilişkiyi taaaa kökünden, onunla konuşarak ilişkinizi bitirecek, veda edeceksiniz, başka yolu yok. Sonrada telefon numaranızı değiştirin, sosyal medyadan çıkın, size ulaşamasın. Ondan tamamen uzaklaşıp geleceğe bakabilirsiniz artık. Geleceğinizin önünü siz açacaksınız. Bir başkası değil. O zaman hala ne duruyorsunuz? Açın artık o geleceğin tüm pencerelerini. O pencerelerin ardında aklınızı doğru kullanmayı başarırsanız hala umut var sizin için yavrum. Sevgiler sevgili okurlarıma...


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir Adilige mazeret çok, yapmışın etmişin bari yazıya dökme. Külkedisi bi balkabağı eksik, iyi insanlara bulaşmamaniz temennisiyle.
    CEVAPLA
  • Misafir yasadiklarini beyninden silemeyecek,bir baska gencin basina sorun olacak,hicbir zaman evlilik ve iliski yurutemez,inkar etsede maddi acidan hep yasli bunagi hatirlayip mukayese yapacak,aman bu kizcagizdan genclerimizi korusun sevemez mahfeder
    CEVAPLA
  • Misafir O kadar çok şey yazmak istedim ama düşene bir tekme de ben vurmayayım diye yazdım yazdım sildim. Sadece şunu demek istiyorum gidip masum saf temiz biriyle evlenme kendin gibilerle evlen
    CEVAPLA
  • Misafir Basit bir insan zavallı
    CEVAPLA
  • Misafir Kardeşim neden en yakın karakola gidip şikayet Co olmuyosun. Bas bas bağırıp kanal kanal gezip bı sapığı ifşa etmiyosun neden
    CEVAPLA
  • Misafir Para için yapmicaginiz sey yok ya
    CEVAPLA
  • Misafir Allah ıslah etsin seni
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.