Kendimi kullanılmış hissediyorum

“Merhaba Yeşim Hanım. Ben evliyim ve eşimle birbirimizi seviyoruz. İkimiz de çalışıyoruz. Ailem evliliğimi onaylamamıştı. Kendilerince haklılardı, denk değilsiniz ve bu problem olur diyorlardı. Ben yüksek lisans mezunuyum, eşim ise lise mezunu ve maaşlarımız arasında da ciddi fark var. Benim  kabullenemediğim bir sürü konu yüzünden eşimle sürekli tartışıyoruz. Ona haksızlık yaptığımı, biliyorum... Sorun şu ki; eşimin annesi yok, babası ikinci evliliğini yapmış. Eşim, babası, abisi ve eniştesi 4 kişi ortak bir iş yapıyor. Kayınbabam köyde yaşadığı için damızlık düve işi yapıyorlar. Biz evlenirken, eşimin ailesi hiç bir masrafa karışmadı. Hatta bize ‘tabii ki siz yapacaksınız, biz diğer erkek kardeşimize de hiç karışmadık’ dediler. Ama benim kaynım evlenebilmek için çalışmış ve para biriktirmiş. Kayınbabamlar eltime ne kadar takı taktılar bilmiyorum. Çünkü eşim bu konular hakkında bana sürekli yalanlar söylüyor. Düğünümü kendim yaptım. Yemin ettim, düğünü onlar yapıyor dedim ama yalandı, ben yapmıştım... Kendimi çok değersiz hissettim... Benim evime gelirken 2,5 litrelik içecek almışlar boş gitmeyelim diye. Eşimin yengeleri bana dedi sana bohça yaptık. Ben o bohçaya koydukları şeyi evimde toz bezi yapmam. Çok utandım. Ben de attım hepsini.

 

Annem beni teselli etti. Sen kocanla mutlu ol, gerisini boşver dedi. Eşim sürekli köye gitmek istiyor babasının yanına. Biz bir sürü borç ödüyoruz. Çok maddi sıkıntılarımız oldu. Ben bebek düşürdüm ve halen bize alışveriş listesi yapıp yolluyorlar. Gelirken yağ, çay bilmem ne alın diye. Ben o kadar kazanmama rağmen inanın hepsini borca yatırdım. Düğünde takı falan gelmedi eşimin tarafından, hepsini benim çekirdek ailem yaptı. Ama borcumuzu karşılayamadık tabii ki. Eşimin ortak olan işinden de hiç bir gelirimiz yok. Süt ve yağ satıyorlar. Eşimin diğer abisi hafta sonları gidip satıyor. Diyorlar ki onun eşi çalışmıyor sizin durumunuz iyi. Yani ben erkek rolüne girdim, bildiğiniz besliyorum herkesi.. Onlardan 2,5 litrelik içecek dışında bir şey görmedim. Ben de eşime ‘hiç bir şey alınmayacak onlara zoruma gidiyor’ diyorum. Eşim oysaki bana demişti; durumumuzu biliyorlar. Düğünde 1 değil 2 bilezik takarlar, o şekilde yardımcı olurlar, ben talepte bulunamam demişti. Ama yalan söyledi eşim, kredi kartıyla babasına taksın diye bilezik aldı. Ve ben ödedim kayınbabamın bana taktığı 1 bileziği.

 

Şimdi eşimle problemim benim bunları unutamamamdan kaynaklanıyor.. Kayınbabam bana diyor ki ben sizin hayvanlarınıza bakıyorum, siz de benim ihtiyaçlarımı alın diyor (alışveriş vb. gibi). Biz o ortaklıktan 1 kuruş kazanmadık. Kaynım ve kayınbabam kazanıyor. Eşime böyle söyleyince ben enayi miyim senin kazancını yedireyim, onlar uğraşıyor sütle yağ ile biz hafta sonları gezmek için gidiyoruz sadece, tabii ki onlar kazanacak diyor. Ben sadece sermaye kattım... Kayınbabam araba aldı kaynımın üzerine yaptı,  eşim yalan söylüyor kredi çekti diye, halbuki hayvanlar satıldı biliyorum. Ama bizim düğünümüz için kimse kuruş koymadı. Gelin kız kazanıyor o yapsın dediler. Ben buna nasıl izin verdim bilmiyorum ama şu an ağlama krizlerine giriyorum. Bir pisikoloğa gidip bunları unutmam için tedavi görmek istiyorum. Tek kurtuluş ya hepsinden uzak duracağım, ya da siz bana böyle böyle yaptınız ben bunu kabullenemedim diyeceğim. Tabii ki daha yazmadığım bir sürü saçmalıklar daha var. Mesela bir de kaynım eşimin kredi kartını alıp 5 milyarlık alışveriş yapmış, kına gecesi için aldım diyerek.. Dedim ki eşime, haram zıkkım olsun inşallah. 8 ayda bir kahvaltıya bile gidemedik eşimle para harcanacak diye her ay kredi kartının eksiğini bitirmeye çalışıyoruz. Eşimi seviyorum onunla mutluyum ama çok kullanıldım... Sizce ne yapmalıyım?”

 

Yeşim Tijen’in cevabı:

Bahçemde bir kuyu

Kuyu ağzına kadar pekilerle dolu

Söyleyemediklerimi hayır diyemediklerimi

Bir bir attım içine

Önce gülümseyerek attım pekileri

Sonrada sabır çekerek

Pekiler isyan dolu gözyaşı dolu

Bu benim yazdığım bir şiirden küçük bir bölüm sevgili okurum. Bu kadar ‘peki’yi siz nereye doldurdunuz? Yüreğiniz dolmuş, aklınız artık almamaya başlamış. ‘Peki’leriniz bile isyan etmiş, ne zaman  artık yeter diyeceksiniz... İnsan yaşadıklarına bakıp bazen gerçekten kendine ağlamak ister. Ağlar da ama gözyaşları insana sadece anlık rahatlamalar yaşatır, gerçek rahatlamalar ise akıllıca davranışlar ve cesaretle yaşanır. Siz de var olan aklınızı ve cesaretinizi kullanmalısınız. Bu suistimale bir son vermelisiniz. Evet eşinizin ve ailesinin her şeyi olmuşsunuz. Bir erkeğin yapması gereken tüm görevleri üstlenmiş, sesinizi çıkarmamışsınız. Siz kendinizin hiçbir şeyi olmamışsınız. Kendinizi nasıl bu kadar çaresiz, kimsesiz bıraktınız? Yazık olmuş o genç kıza.  Siz kendinize daha çok lazımsınız kendinizi hor kullanmış ve kullandırmışsınız.

 

Yaşam böyle bir şey işte insan yaşadıkça anlayabiliyor, öğreniyor ve aklını kullanmayı bilirse şekilleniyor. Şimdi siz de kendinizi şekillendireceksiniz. Yaşamınızda olan kişilere sınırlarınızı çizip bir ayar vereceksiniz. Size ne yapılıyor, nasıl davranılıyor, ne kadar değer veriliyorsa o kadarını vermek  zorundasınız. Aksi durumda bu şekilde acılar çekersiniz. İnsanlara fırsat verirsiniz. Herkes kendisine yakışanı yapar. Eşinizin ailesi de kendilerine yakışmayan davranışları yaptılarsa karakterleri müsaittir. Bir genç kız olarak siz tabii ki çok değerliydiniz, değer görmeliydiniz bunlar erkek tarafının gücü ve gönlü nispetinde yapılan davranışlardır. Bu insanlar paralarını sizin için kullanmaya kıyamamışlar. Gönülleri deseniz, o da boşmuş sizi de boş vermişler. Nasıl olsa gelin kız yapar demişler, her şeyi üzerinize yıkmışlar, yıkmaya da devam ediyorlar. Bütün bu yaşadıklarınızın dürtüsüyle düşünmeye, üzülmeye başladınız haliyle. Ben bu kadar mı değersizim dediniz. Siz değersiz değilsiniz de onlar değer bilmez kişilermiş. Niye ben bir kadınım ve yapacaklarımın da bir sınırı var demiyorsunuz? Bu sözleri sürekli aklınızda gezdirip bekletmekle bir yere varır mısınız, evet varısınız; sinir sahibi olursunuz, siz sizden uzaklaşırsınız. Söyleyin, onlar sizden uzaklaşsınlar. Varlıkları bir şey katmayanın yokluğu da hayatınızda eksiklik yaratmayacaktır. Sizin bu özverinizi, üzüntünüzü gören bilen bir kişi olarak eşinizin ailesine karşı sizin adınıza bir sınır çizgisi olmalıydı. Unut, üzülme artık demek kolay unutabilmeniz için sizi eşiniz korumalıydı.  

 

Bunlar denksiz bir beraberliğin alametleri sevgili okurum. Aranızdaki denksizlik tüm dengeleri bozmaya muktedir. Bu durumu güzelleştirmek adına eşiniz farkında olarak kişisel çabalar içinde olmak zorunda. İnsanların mutlaka bir potansiyeli vardır ve bu potansiyeli ortaya çıkarmak zorundadır. Bunu ille madden anlamayın, her anlamda, en çok da kişinin güçlü bir karakteri olması anlamında algılayın. Karakteri güçlü bir erkek saygıyı fazlasıyla hak eder diye düşünüyorum. Kişi önce kendisi için sonra birlikte olduğu kişi için 'ben buyum, bu kadarım'ın arkasına sığınmamalı. Şayet sığınırsa yetersizleşir, hem kendi kendisine yetmez hem karşısındakine yetmez. Bunları fark etmek için de bilinç gerekir. Siz bugün eşinizle mutlu olabilirsiniz, henüz yeni evlisiniz ama geçen zaman içinde bir çaba, emek görmez iseniz bu durumdan rahatsızlık duymaya hatta mutsuz olmaya başlayacaksınız. O nedenle eşiniz madden sizden güçlü olmayabilir manen güçlü olmalı. Siz karşınızda güven duyacağınız bir erkek görmek isteyeceksiniz bu da yalanlara sığınmakla, konu kapatmakla olmaz. Çözümlere ulaşmakla, ulaştırmakla olur. Birlikteliklerdeki eksiklikler bir şekilde kapatılmak zorunda, eğer kapatılmazlarsa büyür büyür ve kişileri yutar, ortada beraberlik kalmaz.

 

Mailinizi elimden geldiğince kırptım sorunuzu okurlar anlasın diyerek, bu kadarını yayınlıyorum. Son sözlerim şunlar; yazık ki bu evlenme şekliniz, size hiçbir şey yapılmaması hep içinizde bir ukte olarak kalacaktır. Zaman içinde eskisi kadar aklınıza gelmeyecek belki ama hatırladıkça hep  üzüleceksiniz ve bu duruma izin verdiğiniz için siz de onlar kadar hatalısınız, onları suçlamak hiçbir yaşadığınızı değiştirmeyecek ama kendiniz hatalarınıza sahip çıkar sorumluluğunu alırsanız yani noktayı koyarsanız bundan sonrası için değişim yaşayabilirsiniz. Size diyeceğim şu sevgili okurum; kendinizi ifade eden bir yaşamı yaşayın, size ait olmayan bir yaşamı, size dayatılan borçlarla yaşamayı asla kabul etmeyin. Sevgiler...

 

***

 

Çözemediğiniz sorunlarınızı rumuzunuzla yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.

 

Yeşim'le Hayat Bilgisi her zaman sizin yanınızda...

 

İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres: yesimilehayatbilgisi@gmail.com

 

Twitter: @yesimtijen

Facebook Yorumları
Yorumlar
2
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    15 Şubat 2018 Perşembe 17:18

    gerçekten çok doğru bir tespitte bulunmuşsunuz. bazen geçmişi geride bırakmak ama ders alarak.

    Cevapla
  •  
    04 Eylül 2017 Pazartesi 03:23

    Bende paylaşmak istıyorum

    Cevapla

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 7192

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 2344

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 1772

  • Neden limonlu su içmeliyiz?
    Neden limonlu su içmeliyiz?

    Süresi : İzlenme : 26044

  • Prematüre nedir?
    Prematüre nedir?

    Süresi : 01:30 İzlenme : 5944

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön