İlk adım ayakkabısı işe yarar mı?

Geçen hafta Can’ın ne kadar hızlı büyüdüğünü, büyürken kaçırdığımız “ilk”leri yazmıştım. Hafta sonu bir ilk daha yaşadık, ne ilk ama…

 

Bebekler, yürümenin ilk adımı olarak, önce dengeli bir şekilde ayakta durmayı öğreniyor. Çoğunlukla da bu öğrenme sürecinde koltuk, sehpa ya da ebeveynler gibi evdeki herhangi bir sabit nesneye tutunup, ayağa kalkıyor, birkaç gülücüğün ardından popo üzerine düşüveriyorlar. Bu öğrenme sürecinde bir an fark ediyorsunuz ki, bebeğiniz ayakta durabiliyor, yönünü değiştirebiliyor ve nihayetinde “sıralıyor.”

 

Sıralama, ilk duyduğumda bana çok komik gelen bir terimdi. Hani birkaç nesil geride kalan ama hala ara sıra da olsa kullandığımız, güncellenmemiş yerel sözler vardır ya, sıralama da o sözlerin verdiği gibi bir tat bırakmıştı kulağımda. Sonra baktım herkes biliyor sıralamanın ne olduğunu, kendime şaştım, meğer oldukça güncel ama sadece ebeveynlerin bileceği bir terimmiş. Bundan sonra “ikinci dilin ne” diye sorduklarında “anne babaca” diyeceğim, çünkü sadece ebeveynlerin anlayacağı, kelime haznesi de o kadar geniş bir dilmiş ki, pes…

 

Neyse, sıralama dediğim şey, bebeğin tutunacağı ve destek alacağı bir nesne yardımıyla ilk adımlarını atmasına verdiğimiz isim aslında. Can, herhalde altı aylıktan beri sıralıyordu. Yani, salondaki koltukları birbirine yaklaştırarak oluşturduğumuz oyun alanı içinde, koltuklara tutunarak dört dönüyordu. Artık bildiğiniz yürüyor, o ayrı. Asıl bahsedeceğim şey, yürümeye başlayınca alınması gereken bir şey: İlk Adım Ayakkabısı…

 

Can’ın dolabında çokça ayakkabısı var, hemen hepsi de eş, dosttan gelen ayakkabılar. Malum bebeklerin büyüme hızı inanılmaz ve alınan bir bebek ürünü, özellikle de ayakkabı, neredeyse yepisyeniyken artık kullanılamaz oluyor, çünkü bebek büyüyor. Bizdeki ayakkabılar da büyüyen ve artık o ayakkabıları giyemeyecek olan “yeğenlerimizin” ikinci ele düşmüş “sıfır kilometre” ayakkabıları. Ama onların hiçbiri İlk Adım Ayakkabısı değil (miş).

 

Nedir İlk Adım Ayakkabısı? Uzun uzun anlatmayayım, ben çok baktım, okudum ama kafamda kalan şey şu oldu, “hafif, esnek ve sanki yalın ayak yürüyormuşçasına ayak tabanı kıvrımlarına uyum sağlayabilen ayakkabı.” Bebek büyütmekle ilgili bugüne kadar duyduğum çoğu şey gibi bu ilk adım ayakkabısı mefhumu da başta bana saçma geldi, sonra yine çoğu şey gibi bunu da kabul ettim ve savunur hale geldim.

 

Bir kere gerçekten, özellikle dış mekânlarda yürürken yarattığı fark hemen dikkat çekiyor. Can, denemek için ayağına giydiği ilk anda, sanki evde, halıda yürür gibi özgüvenle yürümeye başladı mağazanın içinde. Elbette daha geniş bir alan olduğu için kolları ile denge kurmaya çalışıyordu ama ellerini bıraktığımızda gayet rahat, taytaya yakın kıvamda olsa da etrafta özgürce dolaşabildi. Oysa evdeki ayakkabıları ile bu kadar özgüvenle yürüyemiyordu. Eh, bu farkı gözünüzle görünce, ilk adım ayakkabısının marifetine hayran kalıp, “cüzdanı boşaltan fiyat etiketini” de görmezden geliyorsunuz.

 

Ha, biz ilk adım ayakkabısı ile mi büyüdük? Hayır, tabii ki… Zaten bu meretin tarihi kaç yıllık olabilir ki? Peki, ilk adım ayakkabımız yoktu diye kaçımız yürümeyi geç öğrendi? Tahmin ediyorum sıfır… Amma velakin zaman değişti işte, artık bebek büyütmenin de adabı, kuralları değişiyor. Belki yanlış örnek ama teknoloji gibi, cep telefonsuz yaşayamaz mıyız, elbette yaşarız ama telefonla yaşamak daha cazip geliyor çünkü işe yarıyor.

 

Bu ayakkabı mevzusunda da böyle bir akıl yürütüyorum, ne yapayım. Yoksa uff, acayip masraflı, üç ayda yarım numara büyüyen ayaklara para mı dayanır. Ayrıca aman aman hayat kurtaran bir ürün de değil. Konfor ve denge sağlamasına ise sözüm yok. Zaten o nedenle de itirazım yok, hem Selin “alıyoruz” dediğinde ben daha ne diyebilirim ki?

 

Son olarak, Hulki Saner’in bestelediği ve Meral&Zuhal’in meşhur ettiği bir eser ile konuyu bağlamak istiyorum:

“Param yok, pulum yok / malım mülküm olmasın ziyanı yok / aşk dolu şu kalbim / işte budur benim servetim.”

 

Oğlum ve annesi, sizi çok seviyorum.

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

  • Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç kez denenmelidir?
    Prof. Dr. Bahçeci: Tüp bebek tedavisi kaç...

    Süresi : 05:14 İzlenme : 539

  • Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve Sevgili Nasıl Bulunur?
    Umur Bugay ve Zeynep Bugay'la Bizimkiler ve...

    Süresi : İzlenme : 377

  • Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey
    Süt kanalı iltihabı mastit hakkında her şey

    Süresi : 03:21 İzlenme : 8943

  • Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?
    Son kullanma tarihleri ne zaman bitiyor?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3518

  • Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...
    Nazlı Çevik Azazi'den kısa bir masal...

    Süresi : İzlenme : 2172

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön