Omuz omuza annelik

Bugünlerin gündemi anneler. Anneler Günü’nde açık olacak çiçekçilerle, özel indirimlerle, mutfak robotu klişeleriyle… Uzaktan eğitimde ekran karşısında yapılan el işi hediyelerle, Whatsapp tebrik mesajlarıyla, capslerle… Ziyaretine gidilemeyecek olan anneler için hüzünle, gitmenin artık imkânsız olduğu annelere ise özlemle…

Özlem demişken, anne olmaya özlem duyan ama olamayan kadınları unutmamak lazım. Anne olmamayı seçtiği için ömür boyu sorulara, imalara, yargılara maruz kalan kadınları da unutmamalı.


Annelik çok büyük bir konu. İnsana ömür boyu eşlik ediyor. Kadın-erkek fark etmeksizin, “anne” konusu yaşam boyunca çeşit çeşit hallerle insana kendini gösteriyor. Bazen baş rolde, bazen de adı bilinmeyen ama çok etkili olan yardımcı oyuncu rolünde sahne alıyor. “Anne” konusu bazen açık seçik, bazen de örtük şekilde yaşam dokusunu örüyor.

Annelik müessesesi, kendimizle ilgili keşifler yapma yolunda çok şey vadediyor. Anne olduysak, olamadıysak ya da olmayı istemediysek fark etmez; bu konuyu algılama ve yaşama şeklimiz bizim hayat içindeki duruşumuzu büyük ölçüde etkiliyor. Erkek isek, anneye dair her şeyle…

Annemizle veya hayatımızdaki anne figürleriyle olan ilişkimiz ise konunun belkemiği. Yaşamımızın ilk gününden itibaren maruz kaldığımız anneliğin izleri, hikâyenin büyük kısmını yazıyor. Neyse ki, bize her gün yeni sayfalar veriliyor.

Kendilik algısı, hayata olan bakış açısı, hayatı yaşayış şekli “anne” konusundan doğrudan etkileniyor. Ancak şunu hatırlamak gerekiyor ki, burada sorumluluk sadece annenin değil. Anne, çevresel koşulların içinde bir birey. Annenin geçmişi, kültürel kodları, aldığı duygusal destek ve evdeki iş bölümü gibi birçok bileşen annenin iyi oluş halini doğrudan etkiliyor. Annenin kendisi de geçmişteki çocuk halini halen içinde bir yerlerde taşıyor. O çocuğun geçmişte, yaşadığı zaman diliminde mi kaldığı ya da halen tepkilerin ve itkilerin arkasında, duygu dünyasına işlemiş halde mi olduğu gerçeği çok şey üzerinde belirleyici.

Anne tek başına her şeyden sorumlu değil. Bu, insan doğasına aykırı. Çocuk, toplumun parçası ise anne de öyle. Annenin hem çocuğunun, hem ev işlerinin, hem dışarı işlerinin, hem aile-akraba işlerinin, hem ülke ve yeryüzü işlerinin sorumlusu olması hem de kendi iyiliğinden sorumlu olması normal değil. Bir kadın, kendi iyilik halinin sorumluluğunu alsa ve buna sahip çıksa bile HTHayat “Durma Hakkı” çemberinde deneyimlediğimiz gibi kapsanmaya, anlaşılmaya, desteklenmeye ihtiyaç duyuyor. Pandemi denen bu dur-duraksız sürecin içinde kapılıp giden hiçbir insan evladının “hallediyorum” diyerek her şeye katlanması sürdürülebilir bir şey değil. Peki, nasıl yapacağız? Bu gidişatı neresinden tutacağız?

Birbirimize tutunacağız.

Her fırsatta.


***


Bugünlerdeki en temel duam; “Kolaylaştır”

“Şu olsun, bu olsun” değil.

“Kolaylaştır”

Hayatta yaşadığımız her türlü şeyi; zorlukları, geçişleri, duraksamaları, geriye gidişleri, aksamaları kolaylaştıran şeyler var. İnsan, zorlaştıranı olduğu kadar kolaylaştıranı da… İnsanların her biri, çeşitlilik, kainattaki yaratımın birer parçası. Her bir tezahür, kolaylaştırıcı olmaya aday. İki türlü de olabilen anne gibi…

HTHayat’ın her ay düzenlediği sanal çemberler, bir nebze olsun kolaylaştırmaya aracı… Bugüne kadar Zoom’da “camdan cama” bir araya gelen her bir suret, ekrandan da olsa çember alanının kendisine kattıklarını veya kendisinden sağalttıklarını paylaştı ve hayatı bir nebze olsun kolay hale getirmenin yollarından birinin karşındakini görmek, dinlemek, anlamak, ona omuz vermek olduğunu gösterdi. İnsan uzakta da olsa yakında da olsa, hiç değilse “omuz omuza” olma hissini vermek, insanın hücrelerine kadar işleyen bir yaşam kaynağı.

Tıpkı bir anne gibi…

Kendine anne, birbirine anne, insanlığa anne olmak için çocuk doğurmak şart değil. Annelik hepimizin içinde. Hepimiz içimizdeki çocukla, içimizdeki anne ile dengeye vardığımızda hayat daha kolay, keyifli ve umut verici.

9 Mayıs, Pazar, Saat 21:00’de Zoom’da buluşalım. “Omuz Omuza” çemberinde hep beraber olalım.



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.