Senden umutluyum 2020

Daha doğrusu umutlu olmak zorundayım.


Her seneye böyle başlıyoruz. Eskisini aratmasın, güzelliklerle gelsin istiyoruz. Ancak 2020 ciddi sorumluluklarla geliyor hepimiz için.


Kiminle konuşsam 2019 maddi manevi zor geçmiş. Kime sorsam çok ağlamış, mutsuz olmuş. Ben zaten aşağı yukarı paylaşıyorum yaşadıklarımızı.


Bir yıla anlam yüklemek aslında mantıksız gelse de insan “Oh be, zorlayıcı yıl bitti yenisi geliyor” diye düşünmeden edemiyor.


Kendime hedef koymadım. Her sene yaptığım liste bu kez yok. Çünkü yazılanları tek tek yapamamak da başka gerginlik nedeni. Hedef koymadan başlıyorum. Çaktırmadan…


Mesela ilk olarak Perihan Çıragöz’ün 6 haftalık mindfulness temelli yoga programına kayıt yaptırdım. Altı hafta perşembe akşamları benim. Bütün katılanlardan gördüğüm çok iyi hissettirdiği. Bu nedenle ben de başlıyorum.


Daha sonra şekeri azaltmakla ilgili bir girişimim olacak. Dışarıdan belli olmasa da doğum dönemi hariç hayatımın en yüksek kilosundayım. Bir toparlanmam lazım. Zayıflamaktan ziyade, sıkılaşmak, sağlıklı beslenmek istiyorum.


Bir girişimim de iş için olacak. Bir deneme yapacağım. Bugüne kadar kaçıyordum. Ancak şimdi “neden olmasın” dedim ve başladığımda zaten haber vereceğim.

Gerisi cidden iyilik, sağlık durumundayım. Sağlık yoksa hiçbir şey olmuyor. İlk ve en büyük dileğim o…

Kendime bir şeyler bulmam lazım uğraşmak için. Eğer hafta içi boş geçiyorsa, bir işim – toplantım yoksa inanılmaz “yetersiz” hissediyorum kendimi. Oysa ben sabah 9 akşam 6 çalışmıyorum ki. Bazen hafta sonları üst üste çalışıyorum. Bu duygu yanlış, çok net biliyorum da kurtulmam lazım. Bunun için çözüm bol spor yapmak… Kar soğuk demeden yürüyüşe çıkmam lazım.


Evden çalışınca insanın boş zamanı daha fazla oluyor. Her ne kadar ev işi de üstüne binse de yine de boş zaman oluyor. Bu süreyi kaliteli değerlendirmek gerekiyor. Sürekli birileriyle buluşmak, bir yerlere gitmek de maddi olarak zorladığı için yanıma 10 TL alıp yürüyüşe çıkmak istiyorum.


Irmak bebekken, doğumda aldığım 30 kiloyu öyle vermiştim. Nasıl olsa emziriyordum yanımda yedek kıyafet ve mama da alıp sokağa çıkıyordum 5 – 10 TL ile. O, bebek arabasında evdekinden daha deliksiz uyurken ben Göztepe’den Bostancı’ya, oradan Kızıltoprak’a, sonra yeniden eve yürüyordum. Hareket etmek harika geliyordu. Bırakın zayıflamaya yardımcı olmasını, enerji doluyordum.


Biraz daha büyüdükten sonra daha çok eşya alıp parka yürümeye ve bütün günü parkta geçirmeye başladık. Çorbayı da koyuyordum kavanoza, bir restoranda ısıtıp yediriyordum.


İşte şimdi tek başıma çıkmam lazım. Sonuçta Irmak okulda. Üşenmemem lazım, hava almam lazım. İnsan kendisini eve kapatınca mutlu uyansa bile günün sonunda çöküyor. Step tahtam var hulahop var sürekli çevirdiğim; fakat açık hava başka, çok başka…


Bunların dışında “şu olsun, bu olsun” diyemiyorum. Ben deyince olmayacağını biliyorum.

Belki de bu sene en çok yapmam gereken “her şeyi kafaya takmamaktır.” Oluruna bırakmayı öğrenmektir…

Şimdi heyecanım bu hafta sonu için. 5 Ocak’ta Eskişehir’de Cafe Joy’da imzam var. Hem gelenlere yeni kitabım hediye de olacak. Kalbim hızlı atmaya başlıyor düşündükçe…

Olmamışları değil, olan ve olacak güzel şeyleri düşünmem; kendimi motive etmeye devam etmem lazım.


Tabii yine de diyorum ki: “Hoş gel canım 2020. Güzelliklerle gel. Hepimiz için, herkes için. Güldür yüzümüzü. Söz biz de sana iyi davranacağız. Senden hep çok güzel bahsedeceğiz. Zaten 20-20 özel bir yıl gibi hissediyorum. Neden öyle olmasın?”

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir ????????????
    CEVAPLA

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.