Tatilde ne değişti?

Önce kendi açımdan yazmak istiyorum. Sonra da kızımın gözüyle bakmaya çalışacağım. Onu ne kadar başarabilirim, bilmiyorum.

 

Benim için ruhsal açıdan faydalı bir tatil oldu. Hayatımda ilk kez mola vermeyi başarabildim. “Su akar yolunu bulur” diyerek düşünmemeyi başardım. Oturup kendimi kahretsem de iş olacağına vardığı için durdum. Düşünmedim. Anı yaşadım. Düşüne düşüne, kötü senaryolar yaza yaza, yaşananları kura kura kendimi uykusuz bırakmadım. Uyudum. Uyandım. Bir daha uyudum. Evet çalıştım ama kendimle yarışmadım. Boş kalmama izin verdim. Boş kalmak derken, benim için o, çalışmamak demek. Buna izin verdim. Eskiden işim olsa da olmasa da bilgisayar başında otururdum. Onu bıraktım. İşim yokken bilgisayarı açmadım.

 

Çok oyun oynadım kızımla. Oyun oynamak ona olduğu kadar bana da iyi geliyor. Yüzdüm. Daha da bayram tatili var. Devam edeceğim. Kocamlayken “o ne olacak, bu ne olacak” demedim. İçim içimi yese de. Desem de bir şeyin değişmeyeceğini anladım.

 

Ekonomi haberlerine bakıp bakıp karalar bağladım. “Ne yapacağız?” diye mide krampları yaşarken çözüm üretmeye de çalıştım kendimi rahatlatmak için. En çok da Arkın’ı rahatlatmak için. Göstermiyor fakat benden daha endişeli olduğunu biliyorum. Var mı zaten gelecek kaygısı yaşamayan?

 

Yazlıkta tatil yapmaktan şikayet etmiş, ayağım kırılınca yazlığı mumla aramıştım geçen sene. İşte bu yaz gıkımı çıkarmadım. Onun da tadına varmayı öğrendim. Hatta kendime kızdım geçen sene aklımdan geçenler yüzünden.

 

Kan bağı olan, olmayan -mış gibi yapan herkesten uzaklaştım. Her zaman fikirlerimi açık açık söylerdim de bu kez çok net davrandım. Üzerimden nasıl bir yük kalktı size anlatamam. Bazen gerçek olmadığını bilsen de o -mış gibi davrananlardan olumsuz etkiliyor. Uzak kalmak, en güzeli.

Arkın’la daha az tartıştık. Nedeni benim hafiflemem, biliyorum. Karşısında sürekli kurmayan, sürekli panik olmayan bir kadın olunca haliyle daha mutlu oluyor. Aslında içimdeki fırtınaları biliyordur fakat bu sakinlik ona da iyi geldi. Terapistim yıllar önce söylemişti. “Sen sakin olduğunda gör, bak, o panik olacak. Endişelenmesine bile izin vermiyorsun” demişti. Başlarda dinlemiştim sözünü, sonra bıraktım. Yeniden uygulamaya geçince bir kez daha gördüm ne kadar haklı olduğunu. Buna devam o zaman…

 

Irmak için nasıl geçti?

Sorduğumda “güzel” diyor. Çünkü daha az bilgisayar başına oturan bir anneyle tatil yaptı. Bir de daha çok serbest bıraktım onu yazlıkta, Ankara’da anneannemlerde. “Şu kadar saat şunu yap” demedim. Misal, her gün kitap okuması gerektiğini hatırlatmadım. Ben söylemedikçe o okudu zaten. Arkadaşına giderken bir şeyler tembih etmedim. Kendisi “merak etme dikkatli olacağım” dedi. Sık sık onu alıp bir yerlere gittiğim için babasını çok özledi ancak evde kaldığımızda sıkıldığı için bunu yönetmeyi başardı. Her gün birkaç kez görüntülü konuştuk. E, tabii ben de özledim sevgili kocayı ancak burada durmak da çözüm olmuyor her zaman.

 

Evde olduğumuzda da kendini oyalamayı başardı. Zaten artık yaşı 8 ve bunu çok daha iyi yapıyor. “Sıkıldım” kelimesini çok duymadım. Fakat “Ne yapacağız?”ı duydum. ???? Her ne kadar ikisi benzer olsa da aynı değil işte.

 

Irmak’tan daha çok yardım istedim. Evi toplamak olsun, sofra hazırlamak olsun, iş yaparken yanımda olması ve fikir vermesi olsun… Bu da ona çok iyi hissettirdi, biliyorum. Ve ona birkaç kez “Bence bu zamanların tadını çıkar. Biz çocukken en fazla 10 gün tatil yapardık. Hep evdeydik. Şimdi babaannenin yazlığı var ve gidebiliyoruz. Şanslısın. Hem belki seneye ben nasıl çalışırım, ne kadar tatile gidebilirim belli olmaz. (Tam zamanlı iş hayatına dönmeyi düşündüğümü yazmıştım yine burada.) Bu sene tadını çıkar. Beş dakika sonra ne yapacağını değil, anı düşün” dedim. Doğru mu söyledim, yanlış mı, bilemem ancak söyledim. Bunu da görmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü.

Daha önümüzde bayram var. Biz yine Çanakkale’de olacağız. Yine mümkün olduğu kadar anda kalmayı deneyeceğim. Ne kadar başaracağımı göreceğiz. Her zamanki gibi onu da tabii ki yazacağım…

 

Şimdiden iyi bayramlar. Kendinize dikkat edin, çok da iyi bakın. Aklınıza gelen kötü düşünceleri kovmaya çalışın. “Şimdi seni çözemiyorum, kenarda bekle, çözeceğim zaman düşüneceğim” deyip kaldırın bir rafa. En çok da çocuklarımızın geleceği için endişeliyiz, kaygılıyız ancak bu dönemi gerçekten sakin düşünerek atlatmamız gerekiyor. Başka şansımız yok.

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
1
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    15 Ağustos 2018 Çarşamba 14:59

    anı yasa cok guzel ınş yapabılırız kafada bırsuru cevap arayan sorular varken caba gosterecegım soz????

    Cevapla

  • Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?
    Kendin yap köşesi: Mumluk nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 5163

  • Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş yanıtlıyor
    Ketojenik diyet nedir? Prof.Dr. Murat Baş...

    Süresi : 18:58 İzlenme : 3157

  • Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av. Aybike Şatır Oskay anlatıyor.
    Şiddete maruz kalan kadın ne yapmalı? Av....

    Süresi : 33:33 İzlenme : 851

  • Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi
    Türkiye'de eğitim ve öğretmenlerin eğitimi

    Süresi : 35:31 İzlenme : 547

  • Anne Bebek Nefes Çalışması...
    Anne Bebek Nefes Çalışması...

    Süresi : 14:15 İzlenme : 2402

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön