Gölge yanlarımız ve hediyelerimiz

Canım kardeşim merhaba,

Bugün sana kendini yakından tanımak için yapabileceğin çok önemli bir çalışma hakkında yazmaya çalışacağım. Çünkü en çok kendini tanımayı başarabilmiş ruhlar, bitmeyen bir azimle yolda kalmaya devam edebilirler. Geçen yazıda yazdım; yol hep kendimize… Hatırlayalım!


Aydınlık ve karanlığın savaşı üzerine kurulmuş bir düzen içinde milyonlarca yıldır yaşayan bir tür olarak kendi aydınlığını hiç düşündün mü kardeşim? Kendi içinde ışığa kavuşmanın nasıl mümkün olabileceğini? Ben bu konuları uzunca bir süredir düşünüyorum. İtiraf ettim sana, çalışıyorum gölgelerimle diye… Senin için de anlaşılır kılmak istiyorum sezdirdiklerimi.


BEN dediğinin ne olduğunu anlamakla başlamalı insan ilk olarak. Sonra BEN’in tüm parçalarıyla tanışmalı… Gölge yanlar ve yaratımımızdan gelen doğal hediyeler...


Evet, herkeste var. Ne muhteşem değil mi? Yaradan üç boyutlu dünyada dualite (ikilik düzeni) içinde anlayışımızı sınırlandırmışken, YOL’a ilk olarak kendinden çıkman gerektiğinin sinyallerini vermiş. Tüm tasavvuf erenleri, yogiler, Star Wars karakterleri önce kendi içlerindeki karanlığı keşfe çıkmışlar. Çünkü karanlığı tanımadan aydınlığa çıkmak mümkün değil. Onun ardı IŞIK… Onun ardı kendi krallığını kurabileceğin bir büyük cennet!



Kuran-Kerim Furkan suresi 62. Ayet der ki: “Ve hatırda tutmak isteyen, yani şükretmek isteyen kimseler için (varlığına, birliğine işaret olmak üzere) geceyle gündüzün birbiri ardınca gelmesini sağlayan da O'dur.”


Hayrın içindeki şerri, şerrin içindeki hayrı oraya koyan ve aslında ikisinin temelde aynı şey olduğunu, BİR olduğunu bize gösteren bu koskoca evren tasarımı, BİRLİK’i BİZ’e anlatmak için daha neler yapabilir bilmiyorum. Kendinden ayrıştırmaya çalıştığın, yargıladığın, hor ve kötü gördüğün her şeyin ama her şeyin aslında kendinde de var olduğunu bildiğinde (bilmek de yetmez idrak edebildiğinde) ne düşünürsün acaba kardeşim?[1]


Gelelim gölge yanlara… Onlardan hepimizde birkaç tane var. Kimimizde Mükemmeliyetçi kimliğiyle, kimimizde Tutucu, Aşırı Çabalayan kimliğiyle ya da Hırslı, Mesafeli, Yargılayıcı, Takdir Bekleyen alt kimlikler… Gölgeler…Her seferinde ÖZ’ümüzün sesini duymamıza engel olan, akışa bırakamamıza, güven ve kontrol sorunları yaşamamıza sebep olan karanlıklarımız… Bu yarattığımız karanlıklar yüzünden çoğu zaman ÖZ kimliğimizden davranamıyoruz. Fark edelim kardeşim!


Ben bu kadroyla daha yakından çalışıyorum son zamanlarda. Sesleri ayırt etmek istiyorum. Çünkü her birinin güçlenmesine etki eden çok güçlü birer motivatör var. O ya da onlar orada… Yaptığım bir seçimden, kalıplaşmış davranış modelimden ya da toplumsal kodlamalardan dolayı…


Anlaşılması için örnek verirsem şayet, benim sürekli çabalayan sevimli Tazmanya Canavarı’mı[2] anlatmam gerekecek.



O da kim?


O sevimli mi sevimli, son derece hızlı, aynı anda birçok işin sorumluluğunu alarak takdirleri toplamaya hazır, bir tatlı enerji topu. Reaktif bir eğilim; eforumun büyük bölümünü harcayan, öz kimliğim üzerinde çoğunlukla söz sahibi olan gölge yanlarımdan biri! Birkaç zamandır mesaideyiz onunla da. Ancak çok çalışırsa, her anı dolu dolu geçirirse yaşadığını ve bu çalışmalar sonucunda değerli olduğunu hissediyor. Ben onu fark ettiğimden beri daha da görünür olmaya başladı. Onu otantik ÖZ’ümden ayırmaya çalıştıkça da varlığının haklı! nedenlerini bana ispat peşinde. Ne yapmam gerektiğini, onun ne zaman ortaya çıktığını biliyorum artık sevgili kardeşim. Hatta ve hatta şu sıralar (çekim yasası gereği) Ursula K. Le Guin’den Yerdeniz Büyücüsü’nü okurken Ged’in Gölge ile savaşında kendimi yaşıyorum. Kitabı okumadıysan, bu bahsettiğim alanı çalışmaya karar verdiğinde bence muhakkak al oku! (Bu edebi çözümleme apayrı bir yazı gerektirir onu yeni başladığım roman atölyesine saklıyorum.) Ama kitaptan bir cümleyi alıntılamadan duramayacağım: “Söz sessizlikte, ışık karanlıkta, yaşam ölürken; bomboş gökyüzünde uçarken parlar atmaca.”


Mesele nerede düğümleniyor?


Tazmanya Canavarı’ma o kadar inanıyorum ki, ortaya çıkardığı sonuçlara o kadar çok bağımlıyım ki bırakmakta zorlanıyorum. Az zamanda çok iş yapıyor, her yere yetişiyor, her şeyden haberi var ve birçok insan için önemli! Ve bunların hepsi şimdilik bırakmakta zorlandığım şeyler ama sanırım bu konuyla ilgili dengeye gelmekte kararlıyım. Çünkü bunlara sahip olmak için feda ettiklerimi de fark ediyorum artık.


Kalbim sürekli ağzımda yaşıyorum, tansiyonum yükseliyor, nefesim daralıyor ve ben hiç durmuyorum. Çoğunlukla dengesiz enerji dağılımlarım oluyor. Beden yine hatırlatıyor bana, sistem ses veriyor. Dönüşüm de orada başlıyor işte. ÖZ’üm devreye giriyor ve zaten tasarımımda olan akışa ve hayata güveni, kontrolsüzlüğü ve evrenin mükemmel olan kaos içindeki uyumunu hatırlatıyor. ÖZ’üm, “Bırak Nihan, oluruna bırak. Her şey olması gerektiği ilahi zamanda olur” diyor. Nasıl rahatlatıyor bu ses beni, bir bilsen kardeşim. Ama işte her zaman kolaylıkla duyamıyorum sesini. Tazmanya Canavarı çok hızlı, sesi de gür, tatlı tatlı kandırıveriyor beni çoğunlukla.


Çözüm ne peki?


Onu veya onun gibi diğer gölge yanları yok sayarak aydınlığa çıkmak mümkün değil. Çünkü hediyelerini ancak ben onları görüp, kucakladığımda verecekler, öğrendim. Artık daha hızlı fark ediyorum Tazmanya Canavarı’mın gelişini. Duygularımı gözlemliyorum, içimdeki sesleri dinleyip günlük duygusal salınımımı not alıyorum. Ciddiyim. Meditasyonlarıma başladım tekrar. Derin nefeslerle kendi iç tempomu sakinleştirmeye, aynı anda sadece tek bir işe odaklanmaya çaba gösteriyorum. Başlarda gerçekten çaba gerektiriyor kardeşim. Bu seni sakın yıldırmasın, senin gölge yanın belki bambaşkadır ama hepimizin konusu aynı; dengede olan öz benliğimizden konulara bakıp, nötr duygularda demirleyemediğimiz sürece içimizden telaş da, endişe de, öfke de, kıskançlık da, ihtiras da, haset de çıkmaya devam eder. Negatif duyguları yaşayan bu alt benliklerimizdir. ÖZ’ümüzün duygusu her zaman NÖTR’dür. Tek amacı kendini gerçekleştirmektir.


Bu tarz negatif eğilimli duyguları tanımak dönüştürebilmek için çok kıymetlidir. Hepsi bir şeye hizmet ederler. Cesur ruhlar için ardında bolca IŞIK vardır. Tıpkı benim tatlı canavarımın hızlı koşular için sonuç odaklı davranışlarının faydasını, uzun vadede geniş etki alanı yaratmaya yeğlemem gibi… O tatlı şey aslında benim doğal hediyelerimden birini sürekli şekilde gölgede tutuyor, artık onu görüyorum ve ondan özgürleşmeyi seçiyorum kardeşim. Tabi ki bu seçimi yaparken ona bugüne kadar bana sunduğu hizmetlerden dolayı çok teşekkür ediyorum ama patron BEN’im. ÖZ Benliğim her zaman en doğal, en yaratıcı ve TAM, bunu hatırlıyorum. Bunu hatırladıkça koçluğun temel prensiplerinden olan ilk madde aklıma geliyor: “Herkes yaratıcı, kendi kaynaklarına sahip ve tamdır…”


Eğer sen de bu yazıyı okurken alt kimliklerinden birinde bu tarz bir reaktif eğilim sezersen onun ne zamanlar ortaya çıktığına, sana sıklıkla neler söylediğine dikkat kesil olur mu kardeşim? Hatta benim gibi günlük olarak not alabilirsin. Sende hangi duyguları tetiklediğine odaklanabilirsin. Sonra onun enerjisini, şeklini şemailini algılamaya çalış. Somut bir hale dökersen onu – belki resmini çizersin- barış yapmanız daha kolay olacaktır. Sonra hazırsan şayet benim gibi, onunla vedalaşır, hizmetleri için teşekkürlerini sunarak, ona patronun kim olduğunu hatırlatabilirsin. ÖZ Benliğinle hareket ettiğin her olayı da bir sonraki yazıya kadar daha çok fark et kardeşim, çünkü BİZ hepimiz orada BİR’iz.


Sevgimle

Kardeşin Nihan



[1] Mümkün Dergi’de BİRLİK kavramını kendi ruhsal deneyimimle bir kez daha nasıl idrak ettiğimi yazıyorum. 2019 Eylül’ündeki Peru seyahatinin, şamanik bitkisel şifalanma tekniklerinden birinin ayrıntıları var. Okumak isteyenler için başlangıç yazısı ve devamı: mumkundergi.com/her-sey-mumkun - mumkundergi.com/peru-seyahati-1

[2] Bugs Bunny ve Tazmanya Canavarı (Türkçe) - YouTube bu videoyu seyretmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Çünkü ancak beni tüketme pahasına hızlı olmaya zorlayan, birçok işi aynı anda yapmaya çalışarak, takdirleri toplayan tarafımı onun enerjisini gördüğünüzde anlayabilirsiniz.



Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.