Mail trafiklerinin en efsane çifti

Sosyal medya henüz bu hale gelmemişken en büyük sosyalleşme alanlarımızdan biri maillerimizdi. Birbirimize sonsuz kere iletilen karikatürler, şakalar ve hikayeler... Evet, sizi taa 2000-2010 arasına götürdüm birden. O dönemde aktif olarak mail kullandıysanız mutlaka mailinize “her şeylerini satarak karavanda yaşamaya başlayan, sonu ise maymunlara bağlanan çiftin hikayesi” gelmiştir. Bir efsane gibi mailden maile dolaşan bu çift aslında gerçek ve şu anda hayatlarını Kaliforniya’daki karavan-evde sürdürüyorlar.

Bir zamanlar minimalizmin simgesi haline gelen hikayeyi kısaca hatırlayalım:

İki yatak odalı apartman dairesi. İki araba. İki düzine insana yemek servisi yapmaya yetecek kadar porselen eşya... Tüm bunlara rağmen Tammy Strobel mutlu değildi. Bir yatırım şirketinde proje idarecisi olarak çalışıyor ve yılda $40,000 kazanıyordu; kendi tabiriyle "kazan-harca koşma bandına" çıkmış ve orada kalakalmıştı. Ve bir gün o banttan aşağı indi.

Daha basit yaşamak hakkında okuduğu kitaplar ve blog yazılarından aldığı ilham ile ikisi de 31 yaşında olan Tammy Strobel ve kocası Logan Smith eşyalarını birer birer bir yardım vakfına bağışladılar. Her geçen ay sahip oldukları ayakkabılar, kazaklar, kitaplar, tabaklar, tencereler kapı dışarı edildi, bir sürelik deneme ayrılığından sonra, televizyonlarını bile bir dolaba koyup ortadan kaldırmaya karar verdiler. En sonunda arabalarından da kurtuldular. Sadece 100 tane eşya ile yaşamayı öneren bir web sitesinden daha da cesaret alan Tammy Strobel sahip olduğu tüm giyecek, makyaj, vs. aletlerinin toplam sayısını tamı tamına o rakama indirdi.





Avucunuzu açmayı denediniz mi?

Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır: Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.

Ne dersiniz, size bir şeyler çağrıştırdı mı bu hikaye? Yoksa ilk defa duyanlardan mısınız? Hikayedeki çift, “100 Eşyayla Yaşama” deneyime davet sunarak okuyucuları “küçülmeye” davet ediyor. Tammy Strobel ve eşi gibi birçok kişi 100 eşyaya inemese de aslında son 1-2 yıldır ülkemizde popüler olmazdan önce fazla eşyalarından kurtulma yönünde bunları atmaya başladı. 100 eşya deneyimine ek olarak farklı meydan okuma deneyimleri de var. Mesela 6-piece challenge yani sadece 6 parça kıyafetle 1 ay geçirmek. Bu meydan okuma çıktığı zaman o kadar popüler oldu ki bir çok kişi blog açarak ya da Facebook sayfalarında 6 parçadan oluşan gardroplarını ve bu parçalarla yaptıkları kombinasyonları çevresiyle paylaştı. Beni en çok etkileyen şey bu hareketin katılımcılarından bir çalışan kadının, ne iş yerinde ne de evde kimsenin onun 1 ay boyunca sürekli aynı şeyleri giydiğini fark etmediğini belirtmesi olmuştu. Belki de ne kadar “çeşitli” giyindiğimizle herkes bu kadar ilgilenmiyor olabilir mi?

Sheena Matheiken ise Uniform Project isimli projesinde bütün bir yılı tek bir elbiseyi çeşitli aksesuarlarla kombinleyerek giydi ve bir farkındalık yaratarak Bombay’daki çocuklar için bağış topladı. Proje o kadar tutuldu ki Sheena’ya her gün farklı bir aksesuarla devam edebilmesi için dört bir yandan şapka, fular, kemer gibi aksesuarlar yağdı. Sonra bunlar da açık arttırmayla satılarak projenin gelirine eklendi. Arkasından benzer meydan okumaları deneyecekler için bu elbisenin kalıbı online olarak paylaşıldı.

Son olaraksa sizlere 1 yıllık alışveriş orucundan bahsetmek istiyorum. Katılımcıların The Great American Apperal Diet ismiyle toplandığı bu meydan okumada 1 yıl boyunca hiç kıyafet alınmıyor, sadece iç çamaşırı, çorap gibi zorunlu ihtiyaçlara izin var. Bu akım da bilinçsizce tüketime karşı olan kesimde oldukça ses getirmişti.

Tüm bu akımlar bana çok ilgi çekici geliyor, belki ben 6 parçayla 1 ayı geçirmeyi tercih etmem ama birilerinin bunu başarması kapsül gardırobun kullanışlılığını aklıma getiriyor ya da eşyalarını azaltan hatta birçoğunu satan bir çift, evlerimizi bu kadar doldurmaya gerek olmadığını hatırlatıyor.


Sizin en çok ilginizi çeken meydan okuma hangisi oldu, çok merak ediyorum.

Size bir de önerim var. Daha önce sadeleşmeyi denemediyseniz sizi #turkisiminsgame ‘i denemeye davet ediyorum. Bu aslında The Minimalists olarak bilinen Joshua Fields Milburn ve Ryan Nicodemus’un bir oyunu: The Minsgame, onlar 2 kişinin birbirine karşı biri pes edene kadar oynacağı şekilde kurgulamışlar. Ben de beni okuyup deneyenleri görmek adına #turkisiminsgame etiketini oluşturdum. Ayın 1’nde başlayıp her gün ayın kaçıysa evden o kadar eşya elediğiniz bu oyunda bir ay sonunda 500 kadar eşya elemiş oluyorsunuz. 100 eşyayla yaşayanlara karşı evden 500 eşya çıkarmak... Biraz ironik, ama elemeye başlayınca ne kadar olası olduğunu görüyorsunuz. Eğer denemek isterseniz Instagram’da bu etiketle paylaşmayı ve beni de hikayede @turkisiminimalizm olarak etiketlemeyi unutmayın. Bakalım Temmuz ayında hangi evler ferahlayacak.


Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

İnternet sitemizde kullanılan çerezlerle ilgili bilgi almak ve tercihlerinizi yönetmek için Çerez Politikası, daha fazla bilgi için Aydınlatma Metni sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.