Kötü annelik kotası

Yakınlarda bir arkadaşım benim sorunumum aşırı farkındalık olduğunu söyledi. Tam olarak katılmasam da çok hoşuma gitti. Öyle olunca bunun üzerinden bir geyik yürütmeye başladık. Beni farkındalığı azaltan kurslara, work/shoplara yollamaya karar verdik.

 

Arkadaşımın ne demek istediğini çok iyi anlıyorum ve katılıyorum aslında. Sadece tanımlamaya bir itirazım var. Benim ve birçok bu devrin annesinin başındaki bela çok farkındalık değil, başımızı belaya sokacak kadar farkındalık.  Biz bu farkındalığı hiç farkındalık alıp, çok şükür başımızı belaya yüreğimizi vicdan azabına sokacak kadar farkındalığa kadar taşıdık. Ama pek azımız anneliğin olağan akışı içinde olan ve olmayanlarla rahatça akıp gidecek kadar farkındalık bulabildik. Olmayanları, yanlışları, eksikleri, görüp altında ezilecek kadar farkındayız. Çocuğumuzun canını yaktığımızı görecek, zarar verdiğimiz anlayacak kadar farkındayız. Ve kuşkusuz buna da çok şükür!

 

Ama eşyanın tabiatını görüp akışı içinde verdiğimiz zararlarla akıp gidecek kadar farkında değiliz. İyi annelik hala orada bir yerlerde kaf dağının arkasında. Ya da daha kötüsü yan komşuda. Karşı dairede.

 

Hayat içinde akışın içinde rahat edecek bir farkındalığa ulaşılır mı Allah bilir.

Belki bir çoğumuz bayrağı buradan bir sonraki nesle haklı bir gururla uzatır.

Kim bilir belki de bir kısmımız denize akan nehirler gibi akıp gitmeyi, elinden gelenin en iyisi ile rahat etmeyi başarır.

 

Sonuç olarak bunun henüz başarılmadığı bu cenahta ben de kendime yeni bir formül buldum. Kötü annelik kotası! Sloganım da var: Kötü annelik hakkımız söke söke alırız!

 

Kendimi annelik adına abuk sabuk şeyler yaparken, sabrımın boyu kısa kalınca kötü annelik kotamı kullanıyorum. İyi giden bütün şeylerin arasında küçük bir kötülük molası gibi. Kötü anne olma hakkı... 

 

Dünyada herhangi bir an içinde olduğun insandan başka biri olman gerektiğini düşünmek kadar büyük bir içsel şiddet yok. Bir insanın kendine atacağı en büyük dayak, başka türlü olması gerektiğini düşünmek.

 

İçinde bulunduğumuz bu yarım, kırık farkındalıktan güçlükle bir adım ileriye atacaksak korkarım önce kendimizi sopalamayı bırakmamız gerekiyor. Ne yazık ki insanın kendine yönelik şiddeti durdurması, çocuğu organik beslemekten çok daha zor.

 

Şimdi izninizle yazıya burada son veriyor ve çocuğuma sürmem gerektiğini bildiğim bir güneş kremini sürmek ve kötü annelik kotamı kullanmak üzere aranızdan ayrılıyorum.   

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?

  • Çocuklar ne izlemeli?
    Çocuklar ne izlemeli?

    Süresi : 41:12 İzlenme : 1934

  • Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı yapıyoruz
    Merve Büyüksaraç'la sukulent tasarımı...

    Süresi : 17:20 İzlenme : 1848

  • Stresi nasıl yönetebiliriz?
    Stresi nasıl yönetebiliriz?

    Süresi : 02:04 İzlenme : 4121

  • Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk dizileri ve kitaplar hakkında konuşuyoruz
    Senarist, yazar Meriç Demiray'la Türk...

    Süresi : 30:30 İzlenme : 601

  • "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"
    "Otizimde erken tanı ve eğitim çok önemli"

    Süresi : 21:25 İzlenme : 937

BURCUN BUGÜN NE SÖYLÜYOR?

Bugün sizi neler bekliyor? Aşk hayatınızda hangi sürprizler var? Sağlık, iş ve para konularında nelere dikkat etmelisiniz?

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön