Merhaba size bu ay toplumumuzun maalesef görmezden geldiği veya gereken önemi gösteremediğimiz otizmli bireylerden bahsedeceğim. Bugün, 2 Nisan. Dünya Otizm Farkındalık Günü. Ama aslında bu gün, sadece fark etmek için değil; anlamak, kabul etmek ve birlikte yaşamayı öğrenmek için var. Otizm bir eksiklik değildir. Bir hastalık hiç değildir. Otizm, dünyayı farklı bir pencereden görmektir. Belki bizim karmaşık bulduğumuz şeyleri sadeleştiren, belki de bizim sıradan saydıklarımızın içinde kaybolan bir bakış açısıdır.
Toplum olarak en büyük hatamız, “farklı olanı” düzeltmeye çalışmak. Oysa yapılması gereken şey çok daha basit: Anlamak. Bir otizmli birey, kalabalık bir ortamda kendini kaybedebilir ama yalnızlığın içinde bir evren kurabilir. Bir bakış, bir ses, bir dokunuş onlar için bizim düşündüğümüzden çok daha derin anlamlar taşıyabilir. Bizler çoğu zaman konuşarak anlaşmaya çalışırız. Onlar ise bazen sessizlikle anlatır her şeyi.
Farkındalık, sadece bir gün hatırlamak değildir. Farkındalık; sabır göstermektir, yargılamamaktır, yanında olmaktır. En önemlisi de “sen de bizimlesin” diyebilmektir. Bugün bir günlüğüne değil, her gün biraz daha anlayarak yaklaşalım. Çünkü gerçek farkındalık, kalıcı olandır.
Unutmayalım: Farklılıklar bizi ayırmaz, insan yapan şey tam da onlardır.
Herkese engelsiz bir ay diliyorum…