"Bir bütüne ait olmak değil, bir bütün olduğunu hatırlamak…"
Pezzettino, herkesin kocaman olduğu ve cesaret isteyen harika işler yaptığı bir dünyada, küçücük bir ‘‘parçacık’’ tır yalnızca. Onun dışında herkes kocamandır ve cesaret isteyen, harika işler yapıyordur. Bu nedenle de Pezzettino, başkasının küçük bir parçası olduğunu düşünür ve kimin parçası olduğunu bulmak için bir yolculuğa çıkar.
Koşana, güçlüye, yüzene, dağa tırmanana, uçana, bilgeye sorar:
‘‘Sizin parçanız mıyım ben?’’
Ve sonunda çok önemli bir şeyi fark eder:
Bir başkasının parçası olmak zorunda değildir. O zaten kendi başına bir bütündür.
Pezzettino’nun kendini tanıma, anlama ve olduğu haliyle kabul etme yolculuğu çocukların olduğu kadar yetişkinlerin de kalbine dokunacak bir hikâye sunuyor.
Varoluşun bu kadar sade, temiz ve şiirsel bir dille anlatıldığı; renkli kolaj tekniğiyle okuyucusuna görsel bir şölen yaşatan bu kitap, aslında çağımızın en büyük arayışlarından birini de anlatıyor.
Bugün toplumun ve çoğunluğun kabul ettiği kalıplara göre yaşamaya çalışırken, çoğumuz Pezzettino gibi kendimizi eksik bir parçacık gibi hissedebiliyoruz. Bir yere ait olmaya, bir bütüne eklenmeye çalışıyoruz. Oysa en büyük yolculuk, kimseye ya da hiçbir şeye eklenmeden kendi yolunda yürüyebilmek; kimseye benzemek zorunda olmadığını fark edebilmek.
Ve belki de en kıymetli fark ediş şu: İnsan, olduğu haliyle zaten tamdır.
Leo Lionni’nin bu derin ve etkileyici hikayesi yıllar geçse de anlamını hiç kaybetmeyen bir içsel keşif anlatısıdır.
Elma Çocuk tarafından yayımlanan bu kıymetli eserin hem yazarı hem çizeri ise her zamanki gibi Leo Lionni’dir.
Yazı: Sinem Uslu