Her şey mümkün şu hayatta

Her şey mümkün şu hayatta

Aslında her şey çok güzeldi. Müfit’in evinde koltukta uyuyakalmıştım. Üzerime örttüğü battaniye ile sabah yedi buçukta uyanmış, hazırladığı masaya oturmuş, şefkat dolu bakışları eşliğinde kahvaltı etmenin keyfini sürmüştüm. Evime dönüp duşumu aldıktan sonra kafeye gitmiştim. Müfit de ben de kahve makinasının başında denk gelmek için fırsat yaratıyor, manidar bakışlarla şakalaşıyorduk.

 

Ben günün böyle tatlı tatlı akacağını düşünürken, içeri o kadın girdi, eski sevgilisi. Durup bekledi biraz. Müfit onu fark edince güneş gözlüğünü çıkardı. Moda dergilerinde poz veren kadınları andırıyordu. Onlardan farkı bacaklarının çarpık, suratının botokslu olmasıydı. Müfit’in vereceği tepkiyi ölçer gibi bir hali vardı.

 

Müfit asılı duran montunu alıp kulağıma eğildi:

“Benim ufak bir işim var. Şu karşıdayım, on beş dakikaya kalmaz dönerim.”

Kadının yanına varınca durdu, çıkması için kapıyı açtı. Beraber caddenin karşısına geçtiler. Öğle üzeri, yemek yiyecekler herhalde diye düşündüm. Tezgâhın gerisinden ikisini izledim. Müfit kıraathaneye girdi. Eski sevgilisi biraz bekledi, sonra onu takip etti.

 

Bir dakika önce kremalı, bademli pasta atıştırma hayali kuruyordum. Oysa onları izlerken kendimi midemde tufan patlamış gibi hissediyordum. Yüksek tabureye oturdum. Sanki o an biri bir şey dese duymayacaktım.

 

Kendimi değersiz hissediyordum. Müfit'in, kendisiyle konuşmaya gelen o kadını kafesine kabul etmemesine, konuşmak için kıraathaneye götürmesine ve mecbur olmadığı halde bana hemen döneceğine dair açıklama yapmasına rağmen kendimi bir hiç gibi hissediyordum.

 

Bu değersizlik hissi üzerinde düşünmeye ihtiyacım var. Kimseyle değil, benimle ilgili olmalı. Çarpık bacaklı, botokslu diye alay ettiğim kadının varlığı karşısında, aslında kendimi eksik buluyordum. Asla benzemeye çalışmayacağım bir kadın, beni neden bu kadar rahatsız ediyor acaba? Bunun sebebini bulmam lazım, bulacağım.

 

On dakika sürmedi. Önce kadın çıktı, arkasından Müfit. Bir ayağını iki kere yere vurarak konuştuğuna göre, eski sevgilisi istediğini alamamıştı. Onun alt olmuş haline bakınca biraz yatıştığımı hissettim. Müfit ona ne dedi bilmiyorum ama o dükkâna dönerken kadın önüne bakıp elinde çantasıyla bir süre öylece durdu. Sonra yavaş yavaş, biraz ilerideki taksi durağına yürüdü. Bir taksiye binip gitti.

 

Müfit içeri ıslık çalarak girdi. Ben sanki hiç onu görmemişim gibi makinayla uğraşıyordum. Elini omzumda hissettim:

“Çalışmıyor mu?”

“Yoo, çalışıyor... Temizlemek için kapağını açıyordum.”

“Bırak, sonra temizlersin.”

Montunu yerine astı. Ellerini ısıtmak için ovuştururken keyfi yerindeydi.

“Sıcak kakao içelim mi? Yeliz ilgilenir iki masayla.”

 

İşler hafiflediğinde oturduğumuz masaya geçtik.

“Biraz önce gelen kişiyi daha önce görmüştün.”

“Evet.”

“Bir süre beraberdik, ayrıldık. O yeniden başlayabileceğimize inanıyordu, benim de onu bunun mümkün olmadığına ikna etmem gerekiyordu.”

“İkna edebildin mi?”

“Sanırım.”

“Kısa sürdü.”

Gülümseyip,

“Boş ver. Senin yerleşmek için yardıma ihtiyacın var mı?” dedi.

“Hafta sonu belki.”

“En yakın arkadaşın gelmeyecek herhalde yardıma?”

Yüzüne baktım.

“Gelmeyecek.”

 

Dün akşamdan beri daha yakın, daha samimi davranıyoruz birbirimize. İlişkimiz bir sonraki evreye geçti. "Bundan sonraki evre hangisi?" derken, o sordu:

“Siparişleri hazırlayacağım demiştin.”

“Evet. Bugün biraz hazırladım. Bu gece kolaylamam lazım. Çünkü yarın akşam teslim edeceğim.”

“Evde rahat çalışabilecek misin? Daha yerleşmedin.”

Dudak büktüm.

“Mecburen.”

“İstersen akşam bana gel, benim evde hazırla. Hem sana yardım ederim.

Bu makul ve zarif teklifi beklemiyordum.

“Olabilir.”

“Bence böyle yapalım.”

 

Biraz hızlı gitmiyor muyuz? Ya da bir erkek için biraz hızlı gitmiyor mu Müfit?

 

Geçen yıl bugünleri hatırladım. Atila, Hilmi ve ufukta yaklaşan Sedat... İşten ayrılma isteğim ile kahve fikrinin buluşması... Bir yıl sonra üç erkeği de geri bırakmış, yeni bir ilişkiye başlamak üzereyim. İşten ayrılmış, kendi işimi büyütmeye hazır haldeyim.

 

Müfit’e “Olur, gelirim” derken, aklımdan şöyle geçiriyorum:

Her şey mümkün şu hayatta.

 

 

69. bölüm 23 Kasım 2018 Cuma hthayat.haberturk.com’da...

 

Diğer bölümler

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Facebook Yorumları
Yorumlar
0
Onay Bekleyenler
0

İlginizi çekebilecek diğer haberler
  • Bebek nasıl uyutulur?
    Bebek nasıl uyutulur?

    Süresi : 07:29 İzlenme : 10734

  • 3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?
    3 malzemeli tatlı nasıl yapılır?

    Süresi : 01:00 İzlenme : 3549

  • Rahim ağrısına yoga pozları
    Rahim ağrısına yoga pozları

    Süresi : 07:00 İzlenme : 3995

  • Kabak tatlısı nasıl yapılır?
    Kabak tatlısı nasıl yapılır?

    Süresi : 00:52 İzlenme : 4721

  • Çocuğunuz teknoloji bağımlısı mı?
    Çocuğunuz teknoloji bağımlısı mı?

    Süresi : İzlenme : 1526

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön