HTHAYAT
BİRKAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ
Dünyada kaç çeşit canlı var?
Giriş: 21 Mayıs 2026, Perşembe 14:35
Güncelleme: 21 Mayıs 2026, Perşembe 15:10

Sabah içtiğiniz o mis kokulu kahve, penceremizden süzülen temiz hava, baharda içimizi açan o rengarenk çiçekler... Farkında olmasak da her sabah uyandığımızda, dünyayı bizim için yaşanabilir kılan devasa ve kusursuz bir ağın içine doğuyoruz. İşte bu ağın adı: Biyolojik Çeşitlilik.

Her yıl 22 Mayıs’ta kutlanan Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü, bu yıl "Küresel Etki İçin Yerel Adımlar" (Acting Locally for Global Impact) temasıyla karşımıza çıkıyor. Yani diyor ki; dünyayı kurtarmak uzak bir hayal değil, kendi kapımızın önünden, mutfağımızdan, saksımızdaki çiçekten başlıyor. Gelin, bu özel günde gezegenimizin o büyüleyici kalabalığına yakından bakalım.

Dünyada kaç çeşit canlı var?

Bilim insanları yüzyıllardır bu sorunun peşinde ama doğa, sırlarını öyle kolayca açık etmiyor. Bugüne kadar insanlık olarak yaklaşık 1.2 milyon canlı türünü tek tek keşfettik, isimlendirdik ve kayda geçirdik. Kulağa çok geliyor değil mi? Oysa bu, buzdağının sadece görünen kısmı. Gelişmiş veri modelleri ve biyolojik tahminler, dünyamızda aslında yaklaşık 8.7 milyon karmaşık canlı türü (bitkiler, hayvanlar, mantarlar) olduğunu gösteriyor. Eğer gözle göremediğimiz bakterileri ve mikroorganizmaları da bu hesaba katarsak, bu sayı trilyonlara ulaşıyor!

İşin en heyecan verici ve büyüleyici tarafı ise şu; Karada yaşayan canlıların %86'sını, denizlerin derinliklerinde gizlenen canlıların ise %91'ini henüz hiç görmedik, keşfetmedik. Keşfedilmeyi bekleyen binlerce çiçek, rengarenk böcekler ve derin deniz canlıları şu an dünyanın bir yerlerinde kendi hayatlarını yaşıyor.

Bu çeşitlilik kutlanmalı!

Biyolojik çeşitliliği, milyonlarca rengarenk iplikten dokunmuş dev bir halıya benzetebiliriz. Bu halıdan tek bir ipliği bile çekseniz, desen bozulmaya ve halı sökülmeye başlar. Doğadaki her canlı, bir diğerinin yaşam biletidir.

Küçük Kahramanlar (Arılar ve Tozlaşma): Sabah yediğimiz çileğin, kokladığımız domatesin arkasında minik arıların ve kelebeklerin emeği var. Bitkilerin %80'inden fazlası bu küçük dostlarımızın tozlaşma faaliyeti sayesinde çoğalıyor. Onlar olmasa, manav reyonlarımız bomboş kalırdı.

Doğanın Eczanesi: Bugün eczanelerden aldığımız ilaçların neredeyse yarısının ham maddesi bitkilerden, mantarlardan veya deniz organizmalarından elde ediliyor. Henüz keşfetmediğimiz bir bitki, belki de gelecekte bir hastalığın şifası olacak.

Ruhumuza Şifa: Doğada vakit geçirmenin, yeşile ve maviye bakmanın kortizol (stres) hormonunu düşürdüğü bilimsel bir gerçek. Biyoçeşitlilik bize sadece gıda ve hava sağlamıyor; ruhumuzu besleyen o estetik ve huzurlu dünyayı da borçluyuz ona.

İlginizi çekebilir: Ağaçlar bize ne öğretir?

Sessizce aramızdan ayrılanlar: Nesli tehlikedeki canlılar

Maalesef bu muazzam çeşitlilik, insan faaliyetleri, iklim krizi ve yaşam alanlarının yok olması nedeniyle büyük bir tehdit altında. Şu an dünyada 40 binden fazla tür, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İşte o sessizce yardımı bekleyen güzelliklerden birkaçı:

Kutup Ayıları: Erimeyen buz kalmadı sözünün canlı şahitleri. Deniz buzlarının azalması, onların avlanma ve yaşam alanlarını ellerinden alıyor.

Deniz Kaplumbağaları (Caretta Caretta): Sahillerimizdeki ışık kirliliği ve plastik atıklar yüzünden denize ulaşmaya çalışan o minik yavrular ne yazık ki yollarını kaybediyor.

Vaşaklar ve Anadolu Parsı: Ülkemizin de biyolojik çeşitliliği çok zengin. Ancak gizemli ve asil vaşaklarımız ile izi sürülmeye çalışılan Anadolu parsı, habitat kayıpları nedeniyle çok hassas durumdalar.

Pangolinler: Dünyanın tek pullu memelisi olan bu sevimli canlılar, maalesef kaçak hayvan ticaretinin en büyük kurbanı.

Biyolojik çeşitliliği korumak için biz ne yapabiliriz?

Biyolojik Çeşitlilik Günü'nde bu yılın teması "yerel adımlarla küresel etki yaratmak". Evimizde, hayat tarzımızda yapacağımız küçücük değişimler bile bu büyük ağa can suyu olabilir:

Plastik Tüketimini Azaltın: Deniz kaplumbağalarının ve balıkların midesinden çıkan plastik poşetlere dur demek bizim elimizde. Bez çanta ve matara kullanmayı alışkanlık haline getirebiliriz.

Balkonunuzu Doğaya Açın: Balkonunuza veya bahçenize ekeceğiniz lavanta, fesleğen gibi arıların sevdiği bitkilerle şehrin göbeğinde minik bir vaha yaratabilirsiniz.

Gıda İsrafının Önüne Geçin: Çöpe giden her yiyecek, onun üretimi için harcanan suyun, toprağın ve emeğin de israfı demek. Doğal kaynakları korumak, biyoçeşitliliği korumaktır.

Dünya, üzerindeki her bir canlı rengiyle güzel. 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü'nde hem bu zenginliğe şükredelim hem de onu korumak için bugün kendimize küçük bir söz verelim. Unutmayalım; doğa insan olmadan da yaşar ama insan doğa olmadan yaşayamaz.

Paylaş:
brush-purple Yorumlar