Çocuk parkları masum değil

Çocuk parkları masum değil

Oğlumu çocuk parklarına, yani bildiğiniz mahalle parklarına götürmeyi sevmediğimi çevremdekiler de bilir. Bazen de “sen ne kadar şeysin…” diye eleştirirler.

 

Neyim?

 

Daha dün evimizin yakınındaki bir parka götürdük eşimle Yağız’ı. Manzarayı anlatayım da siz karar verin.

 

Parklar artık hiç masum yerler değil. Anne babaların harıl harıl mangal peşine düştükleri, kusura bakılmasın ama ipsiz sapsız, tipinden ne olduğu bile belli olmayan adamların gelip çocukları izlediği, ebeveynlerin, bir elinde sigara, diğer ellerinde telefon bir köşede oturdukları garip bir yere dönüşmüş.

 

Dün eşimle Yağız’ın peşinden bir oraya, bir buraya koştururken dedim ki eşime, “Biz mi fazla endişeliyiz, yani bizde bir gariplik mi var?” Çünkü park çok büyük, bir tarafında su kanalı var, diğer tarafında cadde. Yani, çocuğu bir dakika gözümden ayırmıyorum. Bir anda oyuna dalar ya da başka bir çocuğun peşinden gider, kaybolur diye.

 

Ama bazı ebeveynler beni hayrete düşürüyor. Parkın diğer ucunda, ağacın altında kadınlar dedikodu yaparken erkekler mangal yakıyor. Çocuk ise parkın öbür ucunda oyuncaklara biniyor. Yaşı kaç mı? 2, 3, 4. Yani, inanılır gibi değil. Çocuk düştü mü, kaçırıldı mı, caddeye mi fırladı? Hiç kimsenin umurunda değil.

 

Ellerine veriyorlar kızarttıkları bir kanat ya da köfte parçası, çocuk hem koşuyor hem o toz dumanla beraber  -arada da yere düşürüyor tabii– yemeğini yiyor. Bir baktım, 2 ya da 2,5 yaşında bir kız çocuğu tam önümüzde çıplak, yani belinden aşağısı bildiğiniz çıplak. Eşimle aynı anda şok geçirdik. Ailesi de parkın taaaaa öbür ucunda, yani baksalar çocuğu o kalabalıkta hayatta seçemezler. Sonra 5-6 yaşlarında bir kız geldi, onu kucakladı annesinin yanına götürmeye çalışıyor. Emanet ettikleri çocuk 5 ya da 6 yaşında. Ben de izliyorum annesi ne yapacak diye. Annesine teslim etti kardeşini (ben ablası olduğunu düşünüyorum), annesi vurmaya başladı çocuğa.

 

Ya giydirirken kaçtı ya da giyinmek istemiyor. Ama oturduğu yerden kalkmayan anne bir de çocuğa vuruyor. Şaşırmamak elde değil gerçekten. Pedofilinin, çocuk kaçırmalarının bu kadar çok olduğu günlerde çocukları bu kadar başı boş bırakmanın ben bir açıklaması olabileceğine inanmıyorum. Çocuklarımıza sahip çıkmazsak, maalesef sonra çok ağlarız. Madem bu pislikler var, o zaman çocuklarımızı gözümüzden ayırmayacağız. Elbette çocuklarımız oynayacak, koşacaklar. Ama göz mesafemizden ayırmamamız gerekiyor. Tepesinde nöbet tutmak değil ama hemen arkasında ya da yakınında bir bankta onu izlememiz gerekiyor.

 

Çocuklar parka biraz da ebeveynleri ile vakit geçirmek için gelirler. Annesi babası ile koşsun, salıncakta kendisini itsin isterler. Kafalarını telefona gömen ebeveynler, çocuklarınızla beraber mutlu olmak, gülmek, onun heyecanına katılmak en en öncelikli mutluluğunuz olmalı.

 

Yine bir örnek vereceğim: Yağız, babası onu sallarken arkadan babasının onu güldürmesini çok seviyor. Kahkalarla sallanıyor. Bende ön tarafta o sallanırken kaçma hareketleri yapıyorum. Yine çok mutlu oluyor.

 

Fark etmeden yan tarafta sallanan 7 yaşlarında bir kız dikkatimi çekti. Biz üçümüz böyle gülerken bizi izliyordu. Bir müddet sonra biraz mesafesi olan bir bankta oturan adama seslendiğini gördüm. Babasıydı büyük ihtimal. Adam telefona öyle gömülmüş ki kız 10 dakika bağırdı ama asla duymadı. Muhtemelen yanına çağıracaktı. Bizim gülüşmelerimizden etkilenmiş olacak, o da babasını yanında istedi.

 

Parklar, çocukların başı boş bırakılıp oynayacakları bir yer değil. Hatta, en açık tehlikelerin barındığı yerler artık. Belki itiraz eden olacak ama ben parklarda mangal yakılmasına da karşıyım. Yani o mangalın dumanı o kadar çok sarıyor ki her yeri… Ben nefes alırken zorlanıyorum. Bir de çocuk parkında olduğunu unutup o mangalın yanında içki şişelerini görüyorum, dehşete düşüyorum.

 

Çocuklar, ilgi ile özen ile büyür ve gelişirler. Esas olan parka ya da oyunlara, oyuncaklara götürmek değil, parkta da olsa birlikte koşmak birlikte gülmektir.

 

Sevgilerimle

 

Derya Dönmez

***

 

Siz de yazınızı gönderin, yayınlayalım

HTHayat.com Okur Blogu herkese açık!

Facebook Yorumları
Yorumlar
3
Onay Bekleyenler
0
HTHayat Okuru ne diyor?
  •  
    13 Temmuz 2019 Cumartesi 14:55

    Derya hanim çok haklısınız ben çocuk bakicisiyim ve bu vurdumduymazligi bakicilarda çok gözlemledim emanet hiyanet

    Cevapla
  •  
    01 Temmuz 2019 Pazartesi 19:31

    Çok haklısınız kesinlikle her kelimesine katılıyorum...

    Cevapla
  •  
    18 Haziran 2019 Salı 19:26

    Aynen öyle katılıyorum öyle yerlere park yapiyolarki bide büyük inşann bile endişe ile yürüdüğü yerler,oyuncaklardaki pas tutmuş demirler vs daha bir sürü şey en çok özen gösterilmesi gereken yer ama maalesef sıfır.cok uzucu

    Cevapla

  • Evlilik hazırlıkları - Söz ve nişan
    Evlilik hazırlıkları - Söz ve nişan

    Süresi : 23:19 İzlenme : 0

  • Evlilik hazırlıkları - Tanışma
    Evlilik hazırlıkları - Tanışma

    Süresi : 09:57 İzlenme : 0

  • Yumurta sarısını böyle ayırın!
    Yumurta sarısını böyle ayırın!

    Süresi : 01:46 İzlenme : 1084

  • 5 dakikada badem sütü yapımı!
    5 dakikada badem sütü yapımı!

    Süresi : 00:56 İzlenme : 2556

  • Akne neden olur ve tedavisi nedir?
    Akne neden olur ve tedavisi nedir?

    Süresi : 02:07 İzlenme : 1440

hthayat.haberturk.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü hakkı Haberturk Gazetecilik A.Ş.’ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Copyright © 2018 - Üretim ve Tasarım Bilgi Grubu
Yukarı Git
HTHayat Mobil Sürümüne Dön