Kedim olmadan asla

Merhaba Yeşim abla, 24 yasında hayat dolu, sürekli pozitif olan bir kızdım, eşimden önce. 2019'da 2 yıldır birlikte olduğum eşimle evlendim, ailem istemedi. O ve ailesi bize göre değil dediler, ben hep aksini savundum ve evlendim, ama ailemin dediği her şey doğru çıktı. Ailesi ve eşim konuşmayı, oturmayı, kalkmayı bilmiyor. Evlendikten sonra hep ailesine gitmek istedi. İlk başlarda üzülmesin ve yakınız diye gittim ama sonraları alıştı, hep gitmek istedi hayır diyince kavga çıkar oldu, soğumam başladı. Sonraki aylarda en sevdiğim şey olan kedi aldım, sonra ihtiyaç sahibi bir kedi daha. Şu an tüm kavgalarımızın sebebi kedi, çünkü sürekli kedilere vuruyor, sertçe seviyor korkutuyor. Yapma diye her gün kavga ediyorum. Onların da can olduğunu düzgün dille anlatmaya çalışıyorum ama anlamıyor. Boşanmak istiyorum ama kedilerim ne olacak diye bir şey yapamıyorum. Annemler eşimi çok iyi biliyor çünkü hep iyi anlattım ve gösterdim. Annemin kedisi olmasa giderdim ama onlarında var. Lütfen yardım edin her gün boşan o zaman diyip duruyor, kavgada ağıza alınmayacak küfürler ediyor, eşyaları fırlatıyor, intihar edeceğim diyip duruyor. Ben de çok istiyorum ama bir şey yapamıyorum. Ne yapacağım Yeşim abla?


Rumuz: kedikolik




Merhaba kedikolik kızım. Rumuzdaki kedi kolik beni gülümsetti. Sizi anlıyorum, hayvan sevgisi olağan üstü bir duygudur. Bir kedi sahiplenen insan bütün kedileri sahiplenmek, hepsine bakmak, onları yaşamın içinde başlarına gelebilecek her kötü şeyden korumak istiyor ama siz eşiniz hayvan sevgisi pek taşımıyorken bir kedi almış, o yetmemiş sanki eşinize inat yapıyor gibi ikinciyi almışsınız. Bu hiç olmamış ikinci sahiplendiğiniz kediye dışarda da bakabilirdiniz. Eşinizin duygularını, düşüncelerini bildiğiniz halde onu hiçe saymışsınız. Size bu konuyla ilgili yardımcı olacağını düşündüğüm kızımın kedi sahiplenme serüvenini anlatayım. Kızım benimleyken evimizde kedi sevgisiyle haşır neşirdi, kedimize bebeği gibi bakar, onu her şeyden sakınırdı sonra nişanlandı bizim de bir kedimiz olsun diyerek nişanlısını sıkıştırıp durdu. Damadım yok, bizim olmasın, sen annene geldikçe seversin, evde kedi olmaz dedi. Evde kediye alışkın değildi. Kızım ısrar etse de nuh dedi peygamber demedi. Sonunda evlendiler evlerine gittiler. Kızım içinde kedi sevgisi taşıyorken orada sokaklarındaki kedilere bakmaya başladı. Sonra sonra sokaklarında bir kedi dikkatini çekti. Ufak tefek yeşil gözlü, cin gibi çok güzel dişi bir kedi. Kızım ona bayıldı. Özel olarak ilgilenmeye başladı. Sabah işe giderken onu seviyor, besliyordu. Öyle ki kedi kızımı görünce miyav miyav diye onun yanına geliyor, kızım işe giderken kapıda onun çıkmasını bekliyor, işten döndüğünde yine onu kapıda bekler buluyordu. İkisinin arasında bir bağ oluşmuştu. Gel zaman git zaman kedi hamile kaldı, o ufacık cüssesine dört yavrusu oldu. Kızım onun bebeklerini kediler boğmasın diye korumaya aldı, ona kuytuda eşiyle birlikte kalacakları bir yer yaptı, yavrularını büyüttüler. Sabah akşam konuştuğum her fırsatta bir araya geldiğim kızım bana kediyi anlatır, kedicik yine hamile anne diyerek üzülürdü. Arada da eşine bu kedi bizim olsun mu diye sorarak nabzını yoklamayı ihmal etmiyordu. Damadım da yok dışarda böyle iyi, dışarda bakalım diyordu. Kedinin sanırım üçüncü hamileliğinde yavrulayınca bir müddet sonra kızım eşiyle konuşup kediyi kısırlaştırmak istediğini söyledi. Kediyi habire hamile kalmaktan kurtarmakta artık kesin kararlıydı. Tekrar hamile kalmasına fırsat vermeden eşiyle beraber bir hafta sonu kediyi veterinere götürdüler ve sonrasında kısırlaştırdılar. Kısırlaştırılan kedi kendinde olmuyor, baygın bir halde oluyor. İkisi de kedinin bu haline çok üzülüp kediye iyileşene kadar evde bakmaya karar verdiler. Kedi o gün girdiği kızımın evinde, şimdi o evin bir bebeği, o gün bugündür kızımın gerçekten kedisi oldu. Şimdilerde diğer kedilere ve büyümüş olan bir sürü yavrularına camdan bakarak pati atmaya çalışıyor, kuşları yakalamaya çalışıyor ama camdan tabi. Kızım onun yavrularına ve diğer kedilere yemek verdiği zaman versin istemiyor. Alem oluyor gerçekten kediler. Anlayacağınız kızım eşine ben yaptım oldu demedi. Kedisine aşama aşama kavuştu. Damadım farkında olmadan kediyi benimsedi, alıştı, arada mızırdansa da sanki bebekleri gibi beraberce ona bakıyorlar. Bazı şeyleri yaptım oldu diyerek yapmak yerine zamana bırakmak ve zamanın çok şeyi halledebileceğini bilmek gerek diye düşünüyorum yavrum.




Diğer konu eşinizin size uygun olmaması, küfürler etmesi... Sizin için için yaşadığınız mutsuzluğunuza gelirsek; sanıyorum siz düşünmeden karar veriyorsunuz. Aileniz size eşiniz ve ailesinin uygun olmadığını söylemiş. Siz onlara karşı çıkarak evlenmişsiniz. Oysa aileler yaş ve hayat tecrübeleriyle gerçekleri görebilme yeteneğine sahip olurlar. Kedi konusunda da tavrınız öyle, eşinizin hislerini önemsememişsiniz. Bu bana gösteriyor ki düşünmeden kararlar veriyorsunuz. Oysa düşünmek beynini geliştirmek demektir. Düşünüp önünü arkasını sorgulamak insanı doğruya ulaştırır yavrum, bunu öğrenmelisiniz. Gençken kadın ya da erkek bazen akılla değil hormonlarının etkisiyle de karar verebilirler ve bu da kişiyi maalesef yanlışa götürür. Artık evli olduğunuza göre ne yapacaksınıza bakmalıyız. Eşiniz ve siz yeni evlisiniz. Beraberce bir geçmişiniz olsa bile gerçekte evlilikle birbirinizi tanıyacaksınız. Maalesef bazı erkekler küfürü her an kullanabiliyorlar. Genelde bazı erkekler kendi aralarında da rahatça küfürle konuşabiliyorlar. Neden onunla sakince kavga etmeden güzel bir şekilde rahatsızlıklarınızı dile getirerek konuşmuyorsunuz? Bu iyi niyetle yaklaşım kişinin yaklaşımını değiştirmeye kadir olabilir. Çünkü bir-iki iyi, güzel yaklaşım yılanı olduğu gibi insanın da iyi yanını içinden çıkarabilir. Evliliklerin emekle, çabayla yürüdüğü gerçeğini unutmayın. İkinizde gençsiniz birbirinizi eğiterek birbirinize artılar katarak yaşamda beraberce yürümelisiniz. Şimdiden ayrılığı düşünmek için çok çok erken, önce evliliğinize, eşinize, kendinize hakkını vermelisiniz.Boşanmayı gündemden kaldırın habire ağzınızda olmasın evliliğinize emek verin yavrum hala olmazsa o zaman düşünürsünüz . Güzel günleri emekle, aklınızla yakalamanız mutlu olmanız mutlu edebilmeniz dileğiyle .


Sevgiler sevgili okurlarıma...

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.