Yeşim annem merhaba; 6-7 yıl sonra tekrar size yazıyorum. Ben size “annem” demiştim ve siz de “Bana annem diyen birini unutmam” demiştiniz… Şimdi dertler, problemler bitmiyor tabii ki de evlendim. Evet, evlendim o zamanında geçmez dediğim aşk acıları geçti, tekrar tanıdım, tekrar sevdim… Günümüze dönelim… 2025 yılında aynı iş yerinde tanıştık. Aslında çok fazla o iş yerinde çalışmadım ve birbirimiz ile çok fazla sohbet etme durumumuz da olmadı. Ancak daha sonra tanışmaya karar verdik ve açık açık söyledim hoşlandığımı… Görüşme teklifimi kabul etti, görüştük, kendisi olgunca davrandı ve gayet beni tanımaya istekli bir şekilde bitirdik ilk görüşmeyi. Kendine geçmişi sordum ve her zaman da sorarım bence sormak da lazım… “Kaç kişi hayatına girdi?”, “Eski sevgilin ile neden ayrıldın?” gibi sorular sordum. 2 yıl olmuş eski sevgilisiyle ayrılalı ama bu 2 yıl dolu dolu 2 yıl değil… 1 yılı diyelim… “Ben bıraktım onu. Evlenmek istiyordu ve ilgisizdi, cimriydi” dedi. İkinci buluşma 2-3 gün sonra oldu ve biz olmaya karar verdik. Her şey çok iyi gidiyordu; kriterlerim var içimde benim, bugüne kadar şıpsevdi olmadım asla hep mantığım ve kriterlerim doğrultusunda karar verdim. Eee tabii duygu da olmazsa olmazdı… Kriterlerime uygun birisi olduğu için ben de bir ilişkiye başladım, kendisi olgun ve anlayışlıydı… Aramızda 4 yaş var bu arada ben 27, o 23 yaşındaydı. Uzun uzun mesaj atmalar, karşılıklı güzel sözler… Her şey iyiydi ancak kendisi benim tam tersimdi. Ben dışa dönük birisiyim o içe dönük, ben çok özgüvenliyim onun her zaman özgüven problemi sorunu, kendini küçük görme durumu vardı. Yaşadığı hayattan memnun değildi gerçi bu durumda kim memnun ki neyse ama biz yine de iyi anlaşıyorduk… Hoşlandığımız şeyler şiir, müzik, istediklerimiz, sevdiklerimiz aynıydı… Sanki ruh eşimmiş gibi ben de farklı karakterde olup aynı şeyleri nasıl seviyoruz diye düşünmüştüm… Bana ilk 1 hafta sonra “Seni seviyorum” dedi ben üstünde durmadım ama şu an düşününce nasıl bu kadar kolay sevebiliyor? “Sevgi bu kadar basit bir şey mi?” diye düşünüyorum çünkü sevmem için saygı ve güven gerekiyor, zaman gerekiyor. Her neyse olabilir dedim; herkesin duyguları, hissettikleri farklıdır ama mantıklı bir insan olarak düşünmüştüm. Sonra benim maddi durumum ondan çok daha iyiydi; arabam vardı, param vardı, işletmem vardı. Bana kendisini küçük düşürecek şeyler söylüyordu, imreniyordu içten içe… “Keşke benim de arabam olsa ben de seni alabilsem”, “Ben şu an geçici, saçma işte çalışıyorum” vs şeyler söylüyordu ve ben olgunca karşılayıp bunların olabileceğini yeter ki istemesi gerektiğini ve vazgeçmemesi gerektiğini söyleyip destek oluyordum. Bir süre sonra eski sevgilim daha doğrusu ayrılmak istediğim ve peşimi bırakmayan bir kız mesaj attı ve eski fotoğraflar da vardı onları görmüş… Silmemiştim ben gerçekten eski geçmişimi temizleyip onun karşısına çıkmadım ve çıkmayı çok istedim; o kız yani eski sevgilim benim peşimi bırakmamışken tam olarak ben onu tanıdım ve birlikte olmaya başladık. Bir yandan o kızdan ayrılmaya çalışıyordum gerçekten de öyle ikisini idare etmek gibi bir amacım, isteğim, arzum olmadı hiçbir zaman. Daha sonra olay patladı. Ben onu sevdiğim için ve kaybetmemek için yalan söyledim “kuzenim” dedim…Daha sonra bu gerçeği öğrendi tabii… O güne kadar güvensizlik olmamıştı gerçeği öğrendikten sonra 20 gün kadar kaybetmemek için uğraştım. 20 gün sonunda her şey düzeldi. Sonra ben telefonuna baktım eski sevgilisiyle mesajlarını gördüm. Eski sevgilisine onunla evlenmek istediğini, onu çok özlediğini, ne yaptığını, nerede olduğunu, buluşmak istediğini ve işte bizim bu yaşadığımız sorunu, problemi anlatmış… İşte o eski sevgilisini unutamamış. Resmen çocuğa yalvarmış tekrar görüşelim diye… Ben bunları gördüm, öğrendim ve daha da ne öğreneyim? Eski sevgilisi güya demiş ki “Bu çocuk seninle evlenmez, bu çocuk seni kandırıyor, aldatıyor benim söylediklerim çıkınca bana yaz” demiş. İşte bunlar da olunca gitmiş benim şu anki eşim de eski sevgilisine yazmış. Sen haklıydın diye… Ben ayrılmak istedim daha sonra eşitlendiğimiz için benim kendisi de güvenimi kazanmaya çalıştı ve ben de onu tanıdığım için ve nasıl bir insan olduğunu bildiğim için anlık duygularla hareket ettiğini düşündüğüm için bir defaya mahsus kabul ettim böyle bir şeyi… Belki hiç kabul etmemem gerekiyordu belki o da eski sevgilimle bütün iletişim bağımı koparmadan beni kabul etmemesi gerekiyordu bilmiyorum. Bu kızın annesi çok baskın ve çok ön yargılı ve sülalesi de öyle… Biz ilişkinin ilk başlarında 3-4 saat görüştüğümüzde annesi 3-4 kez arıyordu hep “Ne zaman eve geleceksin?” diye… Annesinin baskıcı olduğunun o da farkındaydı aslında ama bu ona normal gelmeye başlamış çünkü hep annesiyle içli dışlı olmuş bugüne kadar… Kendi kararlarını verememiş hep annesi almış o kararları onun yerine ve annesini dinlemiş… Bazı kötü günler yaşamışlar babası ile ilgili… Her neyse bu eski sevgili konusu da patlayınca zaten annesi ön yargılı birisi olunca gidip annesine anlatmış ve annesi de “yalancı, dolandırıcı, seni sevmiyor, kandırıyor” gibi şeyler söylemiş. Ben sırf kızını merak etmesinler diye ilk 14 gün içinde gittim, hediyemi aldım, tanıştım ve güzel karşıladılar ancak ben şu anki eşimle çok sık görüşmem sorun oldu onlar için… Haftada 2 kez eve geç gitmesi ve 2-3 kez bende kalması sonra ailesi onaylamadı, istemedi. Ben de annemi aldım götürdüm tanıştırdım. Annem olduğuna bile inanmadılar benim. O gün ailevi problemim vardı ona bile inanmadılar. Her şey yalanlandı onlara göre, iftira atıldı, aile karakola gidip şikayet etti sonra kız arkadaşım beni sevdiği için kaçarak evlenmek zorunda kaldık. Her şey güzel gidiyor derken kavgalar, tartışmalar oldu. Bu normaldi aslında alışık olmadığımız bir şeydi… Bir gün protez saç kullandığım için İstanbul’a gittim ve söylemekten de çekindim. Eşim o gün işe gitmediğimi öğrenmiş halihazırda güvensizlik de olunca eşyalarını alıp annesinin evine gitti. Bu durumda annesini ailesine haklı çıkardı babası da annesi de halası da teyzesi de bana karşıydı zaten. Ben elimden gelen her şeyi yaptım tekrar geri döndürebilmek için anlattım, söyledim, olabildiğince uğraştım, çabaladım sonunda ortak bir noktada buluştuk kendisini ikna edip eve götürdüm ve kendisi de zaten beni çok özlediğini söyledi.
Benim bir yanlışım mı var? Evlilik sorumluluk demek bir şüphelenme veya bir problem sorun olduğunda eşyalarını toplayıp gitmek ne demek? O hep kaçmayı seçiyordu her zaman benden uzaklaşmayı seçiyordu bir ailesinin zoruyla aldı bugün evlerine gittiğimde babası polis çağırdı. Konuşmak istemiştim neyse daha sonra ailevi problemler, sorunlar devam ettiği için ve “Bak biz evlendik lütfen ailenle arana mesafe koy” dedim. Benim daha önce geçmiş ilişkilerimde ailesi ile görüşmelerine asla karışmadım müdahale etmedim ancak ailesi onu koruyup kollamaya çalışıyor olsa da bize zarar veriyor. Bu durumu ona anlattım ve ailesiyle mesafe koymasını istedim.Daha sonra da bizim aramızda tartışmalar, problemler olmaya devam etti sanki benim sevdiğim kız gitmişti başkası gelmişti yerine tabii bu süreçte ben de iflasın eşiğindeydim arabama kadar her şeyi sattım. Kendisinin de maddi durumu yoktu benim de maddi durumum yoktu ancak yine bir yola girmiştim ve söylediklerimi her zaman yaptım. Bir ev tuttum, hiçbir istediğinden mahrum bırakmadım. Param yokken bile elimden gelen her şeyi yaptım ben bekar olduğum için 1+0 evim vardı kendisi orayı sevmediği için ben 2+1 ev tuttum. Nikah elbisesinden alyansına kadar hepsini aldım kavgalar tartışmalar devam etti. Ocağın 10'unda bana yalan söyleyip yine gitti. Annesi hep aklını karıştırıyordu çünkü ve kendisi de beni çok sevdiğini söylüyordu ama kavgalar tartışmalardan dolayı gittiğini söyledi ve bu defa ortada hiçbir sebep yoktu. Bana çok kötü davrandı, çok acımasız, vicdansız davrandı. Ben hasta oldum benim ne yaptığıma dair hiçbir şey sormadı. Telefon numarasına kadar her şeyi değiştirdi ben yine bir şekilde ulaştım kendisine ve konuşmaya başladık yine bir şekilde yumuşatmaya çalıştım, her zaman doğruyu anlattım, annesinin yaptığının yanlış olduğunu anlattım, evlendiğimizde evi terk edip gitmemesi gerektiğini anlattım ve ne kadar çok üzdüğünü, kırdığını anlattım. En sonunda 24 Ocak'ta ben artık kolundan tutup tekrar götürdüm. Kısa bir tatil için farklı bir şehre gittik yine her şeyi düzelttim ve kendisi de beni seviyordu belliydi gözlerinden ve beni ne kadar çok özlediğini de söylüyordu ama ayrıyken bana çok vicdansızca ve gerçekten duymamı istemeyeceğim şeyler söylüyordu, kendisini uzaklaştırmaya çalışıyordu. Mart ayına geldiğimizde artık sevdiğim kadın gitmişti bir başkası olmuştu… Bana şiddet uygulaması, bana küfür etmesi hakaret etmesi başlamıştı… Ben her zaman olgunca onun yanında oldum, şiddet uygulamaması gerektiğini, sinirlerine hakim olması gerektiğini, öfke problemi yaşamaması gerektiğini, saygısızlık yapılmaması gerektiğini, kavga tartışmanın her ilişkide olabileceğini ancak saygısızlığın kabul edilemeyeceğini söylememe rağmen bunlar artık bizim gündemimizdeydi. Aile konusu yavaş yavaş oturmaya başlamıştı kabul etmeye başlamışlardı ancak tamam demesine ragmen, iki haftayı kabul etmesine rağmen ailesini özlediğini ve onu uzaklaştırmaya çalıştığımı, annesiyle görüştürmemeye çalıştığımı söylüyordu. Güvendiği halde güven gitmişti sanki yine bana güvenmiyordu. İyiyken iyiydi ancak kavga, tartışma olunca her şey sarpa sarıyordu. Kendisi beni anlamıyordu artık problemlerimizi ailesine yansıtmaya başladı. Annesi ile konuşmaya başladı annesi de zaten bizim ilişkimize hiçbir zaman sıcak bakmadığı için “Ayrılın, boşanın” gibi şeyler söyledi en sonunda yine annesini dinleyip üçüncü kez eşyalarını toplayıp gitti. Giderken benim kazağımı almış şimdi soruyorum size anneciğim bu kız beni hiç sevmedi mi? Bu kızın gelgitleri çok fazla oldu ve bu kızdan dolayı ben bu konularda gerçekten paranoyak oldum. “Acaba gidecek mi? Beni bırakacak mı?” gibi şeylerden dolayı onu biraz sıktım, aile konusunda baskı yaptım. İlgi konusunda da fazla ilgi verdim, üstüne düştüm çünkü ben bu kıza hayatımda ikinci kez aşık olmuştum yani… 19 yaşımda aşık olmuştum ikinci aşkım da 27 yaşında oldu ve benden küçük olduğu için her zaman ona doğru yolu göstermeye çalıştım, onu olgunlaştırmaya çalıştım, bir şeyler katmaya çalıştım Eşyalarını toplayıp giderken çok tepkiliydi yüzüme dahi bakmadı sorduğumda benim çalışmamam ve aynı şekilde ailesiyle görüştürmemem bahane edildi oysa ki ondan önceki gün hiçbir problem hiçbir sorun yoktu yani bir insan bu kadar nasıl değişebilir? Nasıl böyle tepkiler verebilir? Bu kızın psikolojik olarak bir sorunu mu var yoksa gerçekten kim karakterli mi? Beni şu an bu kız sevmiyor mu? Zamanında ailesini karşısına aldı ama şu an beni terk etti gitti. Beni arayıp sormuyor ve bu süreçte bir hafta sonra gelip yine eski sevgilisine yazdı. Bunu da ekleyeyim şimdi tekrar geri döner mi? Ben elimden gelen her şeyi yaptım iyi insanlar iyi adamlar neden hep kaybediyor? Ben ona kötü davransaydım benim köpeğim olurdu ona sevgilisi bir gül dahi almamasına rağmen neden gidip tekrar ona yazdı? Bir de annesinin yanında beni aşağıladı, bütün eksilerimi söyledi, artılarımı söylemedi, yanlarında bana hakaret etti ve o gece beni evden kovdu. Bana vurmaması için ben onun kollarını tutmuştum, sıkmıştım morarmış gidip darp raporu almış bir insan bunu nasıl yapabilir? Kadınların psikolojisini anlamıyorum kadınların psikolojisini anlamak istiyorum. Bir insan nasıl bu kadar çift karakterlice davranır? Lütfen bana bu konuda yardımcı olun.
Yeşim Tijen'in cevabı:
Merhaba sevgili okurlar, size de merhaba sevgili oğlum; tabii ki sizi hatırlıyorum. Nasıl unuturum? Aradan yıllar geçmiş olsa da bana annecim diye yazan bir iki okurumdan biri olduğunuz için sizi hemen hatırladım. Bugüne dönersek... Yıllardır yazmayı bırakmıştınız. Bir süre sizi merak ettim sonra haliyle unuttum. Bir iki gün önce mailinizle karşılaştım evlenmişsiniz ama mutsuz bir evlilik yaşamışsınız. Çok da kısa sürmüş. Üzüldüm ve hayal kırıklığına uğradığımı ifade etmeliyim. 2026 yılında kaçarak evlenilir mi? Apar topar neyin nesi olduğunu bilmeden yeterince tanımadan güven duymadan nasıl evlenmek gibi hayatınızın en önemli kararını alabildiniz? Düşünmeden ölçmeden biçmeden bir karar alırsanız sonra böyle ortada kalakalırsınız. Üzüldüm gerçekten ama hatalısınız. Evlendiğiniz kız ailesinin bile güvenini kazanamamış biriyken siz üç dört ayda kendinize eş yapmışsınız ve sizinle beraberken eski sevgilisiyle yazıştığını, onu özlediğini yazdığını görmüşken böyle bir hataya nasıl düşersiniz? En son sizin yazdıklarınızda ilk aşkınız vardı. Birlikteliklerde kişilerin birbirinin hayatına güzel dokunuşları olması gerektiğini çok seneler önce o ilk aşkınızda öğrenmiştiniz. O kız arkadaşınız sizin yaşamınıza dokunmuş, size doğruyu yanlışı göstermiş biriydi. Evlendiğiniz kız belliki aile baskısından kaçmaya çalışan biriydi. Aile de muhakkak kızının güven vermeyen davranışlarından kızını korumak için baskı uyguluyordu. Kendini yetiştirememiş, karakteri oturmamış, ne istediğini tam bilmeyen ailesinden kurtulmak isteyen bir kızın tuzağına düşmüşsünüz. Bazen erkekler kızları kandırırlar bazen de kızlar erkekleri tuzaklarına düşürürler. Siz de tuzağa düşmüşsünüz. Kız kendisiyle ilgili ipuçlarını vermiş ama siz gördüklerinize değil duyduklarınıza yani inanmak istediklerinize inanmışsınız. Siz de kıza yalan söylemişsiniz. Sizinki masum bir yalan olsa da yalan mı evet yalan? Beraberliklerde en önemli duygulardan biri güvenken birbirinize açık olmamış, birbirinizin güvenini kazanamamışsınız. Böyle bir evlilikten çok fazla şey beklemişsiniz; sizin düşünceleriniz hep sanmak ve ummak olmuş. Umarak, sanarak hiçbir yere varılmaz. Siz de varamamışsınız, hayatta birçok şey kişinin karakteriyle, davranışlarıyla bağlantılı olarak netlik gösterir yavrum. Siz net olmayan birine aşık olmuşsunuz. Onun iki de bir evi terk etmesi, sizin gidip tekrar eşinizi geri almalarınız, polisler, aile kavgaları, kafasının karışıklığıyla ortalığı karıştırmış olmasından ama sonunda kararını vermiş sizden ayrılmak istemiş. Bence ikiniz için de hayırlı olan bu olacaktır. Bu beraberlik size kiminle evlenilmeyeceğini öğretmiştir diye umuyorum yavrum. Siz elinizden geleni yapmışsınız bir ilişkide inanın bana en önemli olan budur: Elinden geleni yapmak. Ondan sonrası ne olursa olsun nasıl biterse bitsin bugün değil belki ama yakında gönül rahatlığı olacaktır. "Beni sevdi mi?" demişsiniz... Kendince sevmiş olmalı ama size yetecek, mutlu edecek kadar sevseydi sizden ayrılmaz ve bu noktada olmazdınız. Çaba gösterirdi. Sevgi emektir siz nasıl emek verdiniz, çabaladınız; o, kaç kez gitti siz getirdiniz... İşte sevmek böyle bir şey kolay vazgeçmemektir ama o sevgi hak edilmiyorsa arkana bir daha bakmamayı da bilecek kadar cesaretli ve gururlu olmaktır.
"İyi adamlar neden kaybediyor?" demişsiniz... İyi adamlar sınırlarını çizemedikleri için kaybediyorlardır yavrum. Kimseye pas pas olmayacaksınız. Sevgi de hak edene verilmeli. Şimdi o iyi adamlardan biri olarak kendinizi toplamalısınız, olmaması gereken bir evlilik bitti diye yıkılmamalısınız. Kimse unutulmaz değildir; siz çok genç bir adamsınız oğlum yine seveceksiniz daha çok seveceksiniz bundan hiç kuşkunuz olmasın. Çağ buna çok müsait, insanlara şans tanıyor mühim olan sizino şansı doğru kişide acele etmeden kullanmanız içiniz rahat güvenerek inanarak gözünüz arkada kalmadan kullanmanız. Kendini hayatın sorumluluğunu taşıyan, ne istediğini bilen, dürüst biri olmalı. Sosyal denklik de önemli. Bunları da göz ardı etmemelisiniz ve bence biraz daha kendinizi geliştirmelisiniz. Öz güveninizin içini, aklınızı, yeteneklerinizi daha çok geliştirerek doldurmalısınız. Depresif olmayın, gerçeğinizin farkında olun, acıklı şarkılardan uzak durun, kendinizi işinizle meşgul edin, kendinize yeni hedefler koyun yavrum. Şimdi ayağa kalkıp hayata yeniden sarılmanızı istiyorum çünkü yarınlar sizin için umutlarla dolu oğlum. Benim size olan inancımı güvenimi boşa çıkartmayacağınızı biliyorum.
Sevgiler sevgili okurlarıma...
Çözemediğiniz sorunlarınızı yazın, Yeşim Tijen size önerilerde bulunsun.
İşte sorularınızı gönderebileceğiniz adres:yesimilehayatbilgisi@gmail.com