Ona ailem ve okulum ile ilgili yalan söyledim

35 yaşındayım ve eşcinselim. Sevgilim benden 50 gün önce ayrıldı çok kötü bir şekilde, ayrılmakta da haklıydı aslında. Ailemle ve iş hayatımla ilgili yalan söyledim daha ilk tanışmamızda. İlişkimizin son birkaç ayında da işsizdim, ona destek olamadım. 2,5 sene önce bir uygulama aracılığı ile tanıştık. Birkaç gün sonra da yüz yüze gelip tanıştık, ikimiz de heyecanlı, mutluyduk ama ben aşık oldum ona, zaten ilişkimiz o gün başladı. Aynı evde yaşamaya başladık. Ben de o da aslan burcuyuz. O, lüksü, alışveriş yapmayı, tatile gitmeyi çok seviyordu. Ama hayatında da saçma sapan arkadaşları vardı, sadece bir tanesi beni sevmiyordu, arkamdan sürekli konuşuyordu. Bu arkadaşı konusunda bayağı baskı yapmıştım sevgilime. Tartışmalarımız oldu çok, bu konuda birbirimizi yorduk. Bu konuda hata yaptığımı sonradan fark ettim, ilişkimize bakmalıydım, sevgilimin bana olan hislerini önemsemeliydim. Sevgilim bir sıkıntı olduğunda içine atardı. Bir şeyin konusunu açtığımda o, bu konunun üstünü ya kapatır ya da çözüme ulaştıramazdık. 2,5 yıllık ilişkimiz boyunca 2 defa kısa ayrılıklarımız oldu, benim arkadaşlarım aramızı yaparken, onun arkadaşları benimle iletişimi keserdi, sanki biz tamamen ayrılmışız gibi, hiç aramızı düzeltmekle uğraşmazlardı. İlişkimiz 27 şubat 2020'de bitti. Sebepleri ise; anne/babamın okuma yazma bilmemesinden utandığım için ailemin nereli ve nasıl insanlar olduğu konusunda ve ismi çok bilinmeyen bir üniversiteden mezun olduğum için ismi bilindik bir üniversiteden mezun olduğum yalanını ilk tanışmamızda o bana sormadan ben söyledim. Onun dışında ilişkimiz süresince yalan söylemedim hiç. Sevgilimin borçları da vardı, ben de ilişkimizin son birkaç ayında iş bulamadım, destek olamadım ona, iş ayrımı yaptım sorumsuzca davrandım. Yalanlarımı, zaten 2 yıl boyunca bilgisayarda sürekli açık olan e-devletten öğrendi. Zaten işsiz olduğum dönemde evin kirasını faturalarını o ödüyordu. Yalanlarımı öğrendiği gün, bana ayrılmak istediğini, evden gitmem gerektiğini söyleyip annesine gitti. Hiçbir şey söylemeden yüzleşmeden gitti. Şaka yaptığını düşündüm ilk önce, pesinden gittim, tekrar söyledi bitirdiğini. Ertesi gün, kendisine, bizim de tanışmamıza vesile olan uygulamadan hesap açtı. Beni telefon rehberinden, whatsapptan, tüm sosyal medya hesaplarından engelledi. Birkaç gün uğraştım, annesinin evine kadar gittim, olmadı. Arkadaşlarına yazdım, söyledim, hiç ilgilenmediler. Arkadaşlarım ve ablam konuştu, olmadı. Ben dışardayken evimize gelmişti, onu evde yakaladım, konuşmak istedim, özürler diledim, yalvardım, ağladı, nuh dedi peygamber demedi. 1 hafta sonra ayrı eve çıktım borç harç . O da o süre zarfında borcu olmasına rağmen sırf beni unutmak için alışverişler yapmış, arkadaşlarıyla tatile gitmiş, sosyal medya hesaplarına farklı insanları eklemiş. Şu an ayrılalı 50 gün oldu. Ara ara mesajlar attım farklı hesaplardan , özür diledim, hatalarımın farkında olduğumu, beni affetmesini, çok üzgün olduğumu yazdım . Ama o hesaplardan da engelledi beni. Tek bir şey yazmadı. Arkadaşları da beni her yerden engelledi. 50 gündür kalbim acıyor, çok özledim, elimden bir şey gelmiyor, ne yapacağımı bilmiyorum. Siz ne yapmamı tavsiye edersiniz?


Yeşim Tijen'in cevabı:

Merhaba sevgili okurum, yazdığınız maili okudum. Ne gerek vardı yalan söylemeye diye kendi kendime söylendim. Bakın sevdiğiniz insanı kaybetmişsiniz, sanırım ne kadar sevdiğinizin farkında bile değildiniz. İlişkiler iki şekilde yaşanır:


1) Dürüstçe; bu şekilde bir ilişki bitince elinizden geleni yapmanın huzuru içinde olursunuz. Ayrılsanız bile ben elimden geleni yaptım diyebilmek iyi gelir insana.

2) Kata külliyle yaşamaktır ki bugünlerde çokça bu şekilde yaşanan ilişkiler oluyor.


Sanırım siz ikincisini seçmiş gibisiniz. Kendinize bir keşke bırakmış olmalısınız. Şimdi uzun bir süre bu keşkeyi taşıyacaksınız. Yazdıklarınızda sadece yalan yok; baskı, umursamazlık, sorumsuzluk da var. Önce yalandan başlayalım. Bir yalan dört doğruyu götürür demiş Mevlana. Gerçekten öyle değil mi? Bir yalan yaşanan ilişkiden neler neler alır götürür; iyilik, güven, huzur, sadakat. Birinin yalanını yakaladığınız zaman ilk önce güveninizi kaybedersiniz, dolayısıyla ilişkide huzurlu olamazsınız. Her söylediğini içinizde dışınızda sorgularsınız. Aynı zamanda yalan söyleyen birine karşı artık sadakat içinde olmakta zorlanabilirsiniz. İçinizdeki tüm iyi, güzel duygular söylenen yalanlarla kaybolur gider. Kısacası yalan söyleyen biriyle yalana rağmen yaşanan ilişkiye devam etmek uzatmaları oynamaktan başka bir şey değildir. Uzatmalar da kısa sürer biliyorsunuz.


Varsın yaşansın, gittiği yere kadar diyerek başlanmış bir ilişki diye düşünüyorum. Yazdıklarınıza bakınca ilişkinizin bitmesini sadece söylediğiniz yalanlardan kaynaklandığını düşünmüyorum ve burada şunu da belirtmek istiyorum; iki buçuk yıl az bir zaman değil. Doğruları söyleyebilirdiniz, söylememişsiniz. Oysa dürüstlük ve samimiyet bunu gerektirir. Anne/babanız okuma yazmayı bilmeyebilir. Herkesin şartları aynı değil. Siz çok bilinen okulda okumamış olsanız da okuyabilmişsiniz. Yaşadıklarınıza buradan bakılırdı ve sizi güçlendirirdi. Siz bu yalanlarınızla gücünüzü yok etmişsiniz. Hatalarınız olsa bile tahammül etmek dürüstlükle daha kolaylaşırdı. Sizden kaynaklı başka sebepler olduğunu söylemiştim, onlara gelirsek; arkadaşlarının sizi tasvip etmemesi, sizin bir süre çalışmamanız, üzerinde baskı kurmaya çalışmanız, onun içine kapanık oluşu, yaşananlara suskunluğu dolayısıyla çözülmeyen sorunlar, bunların hepsinin etkisiyle en sonunda bu noktaya ulaşmışsınızdır. Bardak dolmuş, dolmuş ve taşmış. Sanırım çevresindekiler sizin varlığınızdan hoşnut olmadığından onlar da bu bardağa su eklemişler. Yetişkin bir insanın arkadaşlarıyla ilgili üzerinde baskılar kurmak dağdan gelip bağdakini kovmak gibi olmuş. Bütün bu eksilerinizle arkadaşına fırsat vermişsiniz. Yıllardır süren dostluklarını istemeyerek kendinizi, kendiniz bir nevi imha etmişsiniz diyebiliriz. Sizin bu ilişkiyi devam ettirmek için çabalarınız sonuç vermemiş. Sizi hayatında gerçekten istiyor olsaydı ailesine varana dek gitmeleriniz, aramalarınız, arkadaşlarına ulaşmanızla; içinde sevgi olsaydı o da dayanamaz sizin bu çabalarınıza kapılır geri dönerdi. Dönmemiş. Bir süre daha onun size dönüş yapmasını bekleyin. Yaşanan ilişkilerin hatırı olmalı değil mi? Sonra yapacak tek bir şey kalıyor; unutmak ..yaşadıklarınızdan alacağınız dersleri almak, kendinizi, ailenizi olduğundan faklı göstermemek, sevdiğiniz insanın üzerinde gereksiz baskı kurmamak, sorumluluklarınıza, ilişkinize gerektiği kadar sahip çıkarak güvenilen, inanılan, umut veren sevgili olmak.


Hayatta insanlar tecrübeleriyle yol alır sevgili okurum. Siz de bundan sonrasında kendinizi geliştirerek, eğiterek yol alacaksınız diye umuyorum. Otuz beş yaş ne ki? Ölene dek kendimizi geliştirmeliyiz. Öğrenmek yaşadıkça devam ediyor. Hem unutamazsınız diye bir şey yok, unutursunuz sevgili okurum. Günümüzde unutamamak diye bir şey yok, bu duyduğunuz acılar geçecek, hayat devam edecek, siz yeniden seveceksiniz. Bundan sonrasında her şeyin gönlünüzce olması dileğimdir.


Sevgiler sevgili okurlarıma...

Facebook Yorumları

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Yazılarınızı okurken öyle güzel şeyler buluyorum ki içinde kaleminize yüreğinize sağlık.
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Aşkta yalana yer yok. Güven olmayınca da aşka yer yok. Yaşadıklarınızı hakettiniz.
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.
  • Misafir Sizi okurken yeni bi yazinizin gelmesinin guzelligi...cok severek.okuyorum sizi.
    CEVAPLA
    Yorum yazmak için üyelik girişi yapmalısınız.

Sizlere daha iyi bir hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz.

Detaylı bilgi almak için 'Çerez Politikasını' ve 'Gizlilik Politikasını' inceleyebilirsiniz.